Seninle başladı her şey ve şu an yeryüzünde kalan son kişisin.

Sen geldin bu Dünya’ya. Senin seçimlerindi. Ne kadar başkalarını suçlayacak bir ton sebebin de olsa, sen seçmiştin. Bu hayatı, o kişiyi, o işi, o çevreyi, bu geleceği. İçinden bir ses her zaman yapma diyordu, yaptın. Bu yola girme diyordu, girdin. Zorluklarını da biliyordun, zaferleri de. Hüznü de biliyordun, gülümsemeleri de. Seninle başladı her şey ve hala buradasın. Demek ki, devam etmek için gücün var, ne olursa olsun. Neden ben? diye sorduğun her an, gelen cevaplarla yüzleşeceğin bir süreçtesin. Çünkü diye başlayan her cevapta kendini bulacağın, kendinle yüzleşeceğin ve kendine hak vereceğin bir süreçtesin.

Çünkü diyeceksin, kendini olduğun haliyle kabul edemedin. Etmediler aslında. Onlar etmedikçe kendini değiştirmeye çalıştın, seçim yapıyorum sandın. Onların seçimlerini yaptın. Kendini geliştirmek yerine, onlar için değiştin. Kendinden ödün verdin ve şimdi büyük bir boşluk var. Çünkü onlar için iyi bir insan olurken, kendine yabancılaştın. İsteklerine, hayallerine, anına uzaklaştın. Neden sen? Kimin hayatını yaşıyorsun? Kimin için yaşıyorsun? Bu boşluğun sebebi, içini kendin için dolduramadığından olabilir mi? Şimdi kendin için bir seçim yapar mısın?

Ay Tutulması bir özgüven meselesi. Kendine inanmadığın her ne varsa, kendine inan diye yüklenecektir. Sorunlar sorun değil, çöz ve kendi başına da çözebildiğini gör diye olacaktır. Kendi ayaklarının üzerinde durabileceğini ve artık başkaları için susmayacağını anla diye olacaktır. Kendini ifade şeklinin çok önemli olacağı bu süreci, bağırarak değil kendini doğru cümlelerle ifade ederek geçirmen sana katkı olacaktır. Yürümeyen ilişkilerin sona yaklaştığı bu süreçte, artık bazı şeylerin bitmesi gerektiği yüzüne vurabilir. Her türlü ikili ilişkinde iletişimi bir şekilde geliştirmeli, aradaki bağın değil, iletişimin ayakta tutabileceği görmelisin. Özgüvenini yerle bir eden bu ilişkiler olduğunu görebilir ve buna bir son verebilirsin.

Ay Tutulması bir seçim aşaması. Uzun süre etki edecek hedeflerin, seçimlerin başlangıcı. Bu yüzden yazının başını tekrar okumanı ve seçimlerini kendin için yapmanı tavsiye ediyorum. Kaç kişilik bir hayat yaşıyorsun tek bir bedende? Kaç kişiyi sığdırdın içine de sığamıyorsun. Kaç kişiyi taşıyorsun sırtında da ilerleyemiyorsun? Kaç kişi tutuyor paçalarından. Bu durumlara iyi bakman gereken bir döneme giriş yapıyorsun. Kaygılarına iyi bakmalısın, bu kaygıların kendinden çok başkaları için kaygı olduğunu göreceksin. Korkularına iyi bakmalısın, bunların senin olmadığını göreceksin. Dünyada kalan son kişi gibi düşünmeli ve diğer herkesi bir anlığına sildiğinde kim olduğuna bakmalısın. Kimsen yokken sen kimsin? Kimse için bir şeyler düşünmüyorken, kendin için ne düşünüyorsun? Herkesi sil ve kendini gör. Seçimini yap. Kafanı boşaltmadan, bir şeylere karar vermemen gereken bir dönem.

Ay Tutulması Venüs karşıtlığında. Bu durumda maddi yönden her şeyi tersine çevirebileceğin bir dönem olduğu görülmekte. Alma-verme dengesinin tam olarak yerine oturacağı bu dönemde istemeyi öğrenmen gerekiyor. Sen hak ediyorsun. Sen utanmamalısın. Sen onu almayı hak ediyorsun. Bunu kendine defalarca söylemelisin, eğer bir kerede duyamayacaksan. Sen hak ediyorsun. Bir şeyi verirken bu kadar açıkken, neden bir şey istemeye geldiğinde susuyorsun? Sadece evrenden bir şeyler isterken, dilerken, dua ederken cömertsin. Ancak bir başkasından bir şey isterken susuyorsun. Hak ettiğini düşündüğün için dua ediyorsun, ancak birilerinden hak ettiğini isterken susuyorsun? Bunun sebebi kendine değer vermediğin için olabilir mi? Bir bakar mısın? Sen bugünlere kolay mı geldin? Neler yaşadığını biliyorsun, ne kadar çabaladığını biliyorsun. Geceleri ağlarken kimse yoktu, dibi gördüğünde kimse yoktu ancak şimdi bir şey istediğinde hak etmediğini mi söyleyecekler? Hak ediyorsun. Çalıştın, çabaladın, bugünlere geldin. Artık almayı da öğreneceğin bu süreçte, istiyorum demelisin. YARGILASINLAR. Korkma. Bu tutulma insanların yargıladıklarını yaşayacakları bir tutulma.

Ay Tutulması Mars karesinde. Bu durumda öfkemizin tuzağına düşmememiz gereken bir süreç olduğunu söylemeliyim. Gerekli, gereksiz her şeye sinirlenebileceğimiz ve tahammül seviyemizin düşeceği bir süreç. Bu yüzden ani tepkilerden kaçınmalı ve herhangi bir tepkiden önce derin bir nefes alıp konuşmaya devam etmemiz gereken bir süreç. Öfkeyle kalkan, zararla oturur atasözü bu günler için söylenmiş olabilir. Sakin kalmalıyız ancak hareketsiz kalmamalıyız. Zihinsel olarak hareketli olan bu dönemi, fiziksel olarak hareket halinde olarak geçirebiliriz. Spor yapmak iyi gelecektir. Fiziksel olarak kendimizi yormamız, zihinsel olarak rahatlamamızı sağlayacaktır. Hayatında gitgeller ve kaos olabilir. Ancak oluşan sorunu kaos anında dönüştürmek çok önemli, çünkü bir kere o kaos anında dönüştürsen, bir daha karşına o sorun çıkmayacaktır ve aslında her sorun, dönüştür ve bir daha karşına çıkmasın diyedir bu dönem.

Ay Tutulması deneyim sahası. Deneyimlemekten korktuğun, ancak deneyimlediğinde sana yakın gelen, iyi gelen ne varsa hayatına getirebilir. Kaygıyla değil, hevesle yürüyebileceğin bu yolu en iyi şekilde değerlendirmek adına yeniliğe açık olman katkı olacaktır. Hayal kırıkların olacak, ancak bu başkalarının hayallerine tutundukların kırılacak. Geriye kalan senin hayallerin olacak. Yanlış bir yolda mısın? Hayır. Doğru yolda olduğunu hissettiğin ve mutlu olduğun o günleri düşün ve hayal kırıklıklarını. Ne kadar ortak noktada buluştuklarını gör. Şu an sana iyi gelmediğini düşünebilirsin yürüdüğün yolun, ancak yanlış olduğuna karar verme, çünkü geçmişte sana iyi gelen yollar en büyük hayal kırıklıklarının sebebi olduğunu biliyorsun. Şimdi biraz zorlu, biraz engel dolu, biraz taşlı bir yol olsa da, eğer sana ait olduğunu düşünüyorsan, yürümeye devam et. Çünkü insan kendisi için yaptığı hiçbir şeyden pişman olmaz. Ancak başkaları uğruna döndüğü yollardan pişman olur.

‘Ya düştüm yerlere, kanattım dizlerimi, ağladım da biraz ama kendim için yaptım bu sefer, deneyimlemek için yaptım, hissetmek için yaptım. Pişman değilim.’

Kendin hariç herkes için koşturan biri ve tam kendin için koşmaya başlayacağın anda yorgun hisseden. Acaba neden? Neden sen? Neden senin başına geliyor hep bunlar? Kendin için koş diye olabilir mi? Bir kere de kendini düşün diye. Sevginden bir şey eksilmeyecek kimseye, eğer kendi yolun için yaptığın seçimlere kırılacaklarsa, zaten sevmesinler de. Kalabalıkların oldu, yalnız kaldığın geceler oldu, anlaşılamadığın, kaos içinde kaldığın, bir türlü değiştiremediğin kısır döngüler oldu, bu sefer çıkamayacağım dediğin kara deliklerden de çıktın, yeni yıldızlar da keşfettin hayatında. Sonunda buraya kadar geldin. Yürümeye mecalin yoksa otur, gülmeye inancın yoksa dinle. Başkaları için yürüyebilen, başkalarına gülebilen sen, kendine neden bu kadar cimrisin. Bir kere de kendin için yürü. O zaman göreceksin ki, senden başka kimse yok. Kendinden feda ettiğin her şeyi toplama zamanı.

Dünya KAOS diyorsun, ben de diyorum ki, senden başka kimse yok.

Neden ben? diyorsun.

Çünkü, Dünya’da kalan son kişisin ve artık kendi yolunu çizmelisin.