Dolunay, 2 Ekim Cuma gece yarısı koç burcunda gerçekleşiyor.
Bu burç, başlatan hareket geçiren tek başınalığı anlatan çocuksu enerjisi ile işbirliği yanlısı uyumlu teraziye zıt hareket eder. Biri “kalk gidelim sıkıldım” derken diğeri, “herkes kalkmadan gidemeyiz” der. İçerdeki ben ile ötekilerin öncelik çelişkisini anlatan koç burcu dolunayı, oldukça kuvvetli bir çatışmayı beraberinde getiriyor. Gökyüzüne eşlik eden birden fazla gerilimin yaratmak istediği yeni bir düzen var gibi. Durduğumuz noktayı, arzularımızı ve diğerlerinin yerini yeniden belirleyeceğiz.
Olumlu açıdan koç burcu dolunayında yaramıza merhem olacak ilacın yanı başımızda (kendimizde) olduğunu görebiliriz. Özellikle bu yara; harekete geçememek, istediğini gidip alamamak, bir türlü başlayamamak, cesaret edememek, yalnız kalamamak, tek başına yol alamamak ile ilgiliyse. Ötekilerin desteğine, ilhamına, yolumuza ışık tutmasına her birimizin ihtiyacı var fakat yol bizim yolumuz olduğuna göre ilk adımı atacak ve yeri geldiğinde duracak, adımları gözden geçirecek, duracak, başkasına fırsat tanıyacak, olmuyorsa vazgeçecek olan da biziz!
Tek başına yapmak, kendine yetmek, korkmak, otoriteye boyun eğmemek, düzene karşı çıkmak, işbirliğini, dayanışmayı reddetmek… Şeklinde kendini gösteren konu başlıkları hayatınızın hangi alanında sizi yakalıyorsa dikkatli olun. Hiç birimiz “Süperman” değiliz. Gücümüzün yettikleri ve yetmedikleri var. Yel değirmenlerine karşı savaşan kafası karışık Donkişot’u hatırlayın. Özellikle Mars’ın geri gittiği koç burcunda gerçekleşen dolunay; sabırsız saldırgan öfke dolu girişimleri artırabilir. Hakkınızı ararken veya kendiniz için iyi olduğunu düşündüğünüz bir risk alırken yeni bir soruna zemin yaratabilirsiniz.
Biraz daha öteye bakacak olursak; oğlak-koç-terazi burçlarında yer alan gezegenlerin doğurduğu bu manyetizması güçlü “girdap” 30 Kasım’daki ay tutulmasına kadar devam ediyor diyebilirim. Kişisel dünyamızda ve dışarıda ilişkilerimizde dengeyi yeniden kurmak, önceliklerimizi belirlemek, sahip olduklarımızı paylaşmak, hakkımız olanı almak konusu 2 ay boyunca etrafımızda dönüp duruyor.
Böyle bir gökyüzü altında zor işlere girişmek, yüksek risk almak, daha önce yapılmamış işlere başlamak, hız ve aksiyon içeren tehlikeli sporlar yapmak sakıncalıdır. Dürtülerimizi kontrol etmeli, önceliklerimizi sağlıklı şekilde belirlemeye bakmalıyız. Ayrılıklar, kopuşlar, uzak kalmayı istemek, ara vermek, bırakmak gibi seçimlerin artacağını da söyleyebilirim. İyi dileklerimle,