26 Aralık’ta yılı Oğlak burcunun 4 derecesinde gerçekleşecek Güneş Tutulması ile kapatıyoruz. Güneş tutulmaları yeni ay enerjisinde olup, yaklaşık 15, 2 yıllık süreçleri kapsar. Oğlak burcunun ilk dekanatındaki tutulma Jüpiteryen etkileri barındırıyor. Ülke üzerinde, politikada büyük liderlerde güç mücadeleleri halk isyanları ve devrimler gündeme gelebilir.
Yeni aylar hep dediğim gibi başlangıçlarla ilişkilendirilir. Ancak bu tutulma “ başlamak için bitirmek gerek “ sözünün altını çizecek nitelikte.
Tutulma bizi 20 yıl önceye götürüyor. 20 yıl önce yaşamınızda neyi kaybetmişseniz ne yaşamışsanız ya o duyguyla ya da o olayla yeniden yüzleşmeniz gereken bir dönem. Ancak artık o kişi değilsiniz. Gerek bakış açınız gerek fiziki yapınız gerek duygularınız değişti. Yaşananlar sizi olgunlaştırdı. Şimdi aynı olaylarla ve değişen kimliğinizle bu 20 yıllık dönemin kapanışının sancısını hissedebilirsiniz. Tutulma yöneticisi Satürn Plüton ve Güney düğümle kavuşum enerjisinde adeta yaşamımızda bir sıfırlanma etkisi yaratıyor. Plüton yıkımsa, Satürn yapılanmadır. Kemikleşmiş ve geleneksel olan her konu; yıkımın ardından yaşamlarımızda yeniden yapılanma sürecine girecektir. Ve bu süreç en az 1 yıllık bir dönemi kapsıyor.
Yanı sıra, uzun süredir gerçekten başarıya susamış ve hak eden kişiler için ilahi adalet muhteşem işleyecek. Şansın nasıl ve nereden geleceği sürpriz. Bir çoklarımız ise uzun bekleyişlerin ardından aradığını bulacaklar.
Aile, ev, gayrimenkul, emlak konularında ani olan gelişmelerle rotamızı değiştirmek zorunda kalabiliriz. Bu değişiklik bizim kişiliğimiz belki de çevresel koşullarımıza yansıyabilir.
Tutulma yılın son günlerine gelerek aslında önümüzdeki bir yıl boyunca uğrayacağımız büyük dönüşümlerin başlangıcı yaptırıyor bizlere. Tutulma yöneticisi Satürn; hepinizin bildiği Zamanın Efendisi olarak “ artık geçmiş defterleri kapat ve önüne bak “ diyor. Bu dönüşümler her birimiz için farklı bir konuda tezahür edebilir. Anlamamız gereken şu ki; hiçbir şey eskisi gibi değil, biz de değiliz. Geride bıraktıklarımız veya bizi bırakanlardan ne çok şey öğrendik. Kayıplarımız bizi büyüttü ve olgunlaştırdı. Farkındalık kazandık. Bakış açımız değişti. İşte şimdi bizden ne gidiyorsa veya gidecekse “ kabul “ etmeli ve sevgiyle uğurlamalıyız. Tıpkı biten bir yılı uğurladığımız gibi. Kuşkusuz gelen en mükemmel haliyle ve en yüksek hayrımıza gelecektir.