Ay tutuldu. Karanlığa, bir karanlık daha eklendi ve bu karanlığın karanlığında esir olduğun her şey fark edildi.

Boşuna değildi yaşadıkların, yaşattıkların, içinde öldürdüklerin, verdiğin emekler, umutların ve belki de ölen hayallerin. Hiç mi yoktu amacı bu yaşadıklarımın? Hiç mi düzelmez bu engebeli yollar, hep mi kara bulutlar? Hani bir mesaj alsan, evet yaşadın ama bunların bir amacı vardı deseler rahatlayacaksın. Vardı. Sen duymaya hazır mısın? Kabule geçmeye? Aldığın yaraları artık kapatmaya, ama o yaraları da göstermekten hiç utanmamaya. Evet çok şey yaşadın, belki sana söylenecek hiçbir söz, hiçbir şarkı, hiçbir yazı geriye döndüremeyecek yaşadıklarını. Peki ya zaten zamanın geri dönmesini değil de, seni görmesini istiyorsan? Yaşadıkların seni görüyor, seni izliyor ve vazgeçmediğin her an seninle gülümsüyor. Geçmişin ve ‘o’nların esiri olmaktan kendini özgürleştirir misin?

Yarım geldin, tamamlanmaya çalışıyorsun. Her şeyi deniyorsun. Nasıl tam hissederim diye çırpınıyorsun ve bir Tutulma geliyor. Ay Tutulması.. Yıl 2020. Ocak ayı. Seni tamamlamak adına hayatına insanlar sokuyor, yanından geçen insanlar sana mesaj taşıyor, okuduğun yazıdaki bir cümle sana sesleniyor, dinlediğin bir şarkı, ettiğin bir kavga, bir ağaç eğiliyor, rüzgarın sesi bir farklı, duyuyor musun? Her yerden bir sesleniş başlıyor. Bu gece.

Her şey kontrolün altında olsun istiyorsun, olmadıkça korkuyorsun. Kontrolün altında olunca ise karar vermekten korkuyorsun. Bu sorumluluğu istediğine gerçekten emin misin? Yokluğundan korkuyor musun? Yalnız kalmak ile yokluğu yaşamak başka duygular. Yalnız kalmaktan değil, yok olmaktan korkuyor olabilir misin? Başkası için. Hangi duyguların esirisin, iyi bakmalısın. Bu duyguların esiri olmayı bırakır mısın?

Ay Tutulması. Ay kendi burcunda, Yengeç burcunda tutuluyor. Bunu diğer tutulmalardan daha fazla hissetmek normaldir. Duygusal gitgeller, ani ruh hali değişimleri, ağlama isteği, geçmişi fazla düşünmek, korku ve kaygıların artması, kaybetme korkusu gibi haller olasıdır. Duygusallığa kapılmak, sevilme ihtiyacı, değersizlik hissi ve ‘ben nereye aitim’ sorusu sıkça gelebilir. Hayatına dair kontrolü yitirdiğini hissedebilirsin, uzun bir yolculukta bir anda elinde direksiyon olmadığını fark edebilirsin, bu başta bir korku yaratsa da, sonrasında bir rahatlamaya dönecektir. Kararları ben mi veriyorum? Seçimleri ben mi yapıyorum? sorularının cevabının geldiği bir dönemdesin. Duymaya hazır olduğun kadarını duyacaksın. Sana ‘şunu yap, bunu yap’ demiyorum, ne yapacağını bildiğini hatırlatmaya çalışıyorum. Alışkanlıklarının dışına çıktığın bu süreçte biraz cesaret, seni istediğin noktaya ulaştırabilir. Alışkanlıklarının esiri olmaktan özgürleşir misin?

Ay Tutulması. Kaçırdığın bir şeyin olmadığını söylüyor. Kaçan zaman değil, yaşının bir alakası yok, hatta aklın da bir yere kaçmıyor. Bu bir şeyleri kaçırdığın hissi seni harekete geçirmek için yollanan bir mesaj, kaygı duy diye değil. Yolunda gitmeyen bir şey var hayatında, bu iş olabilir, ilişki olabilir, kendinle ilgilenmemen olabilir ve değiştirmen gerekenlerle ilgili olabilir, ancak erteliyorsun. Erteledikçe daha fazla erteliyorsun, vazgeçene kadar. İçten içe çok fazla istediğin o şeye ulaşmamak için. Kendini cezalandırıyorsun, farkında değil misin? Kimsenin veya evrenin seninle uğraştığı yok, sen kendini cezalandırıyorsun. Annelik içgüdüsü ile kendini korumak isterken bütün dünyadan, kendini hapsediyorsun. Görmüyor musun? Ay tutulması artık o güven duyduğun yerden çıkarmak için seni itekliyor. Güvenlik alanın esiri olmaktan vazgeçer misin?

Tutulma sadece Ayı değil, yaklaşık İki yılı aşkın bir süreci kapatıyor. Bu iki yıl kimlerin sana destek olduğunu, kimlerin katkı olduğunu, kimlerin sana zarar verdiğini, kullandığını, kimlerin samimi olduğunu, kimlerin yalan olduğunu gösterdi. Neyi yaparken mutlu olduğunu, nerelerde saklandığını, bahanelerini, gerçek senin neleri sevdiğini, hangi işe yönelmen gerektiğini, hangi yola girmen gerektiğini gösterdi. Şimdi seçim zamanı. Seçimlerine sen mi karar veriyorsun? Bunun cevabını görmek adına bir seçim yapabilirsin bu dönem. Kararsızlığın esiri olmayı sırtından atar mısın?

Ay Tutulması. Duygularının üstünü örtmek istiyor, duyguların ise dışavurulmayı. Ağlamak bir ihtiyaç gibi gelebilir bu dönem, ağlamalısın belki de. İçinde birikenler, bastırdıkların, huzurum kaçmasın diye derinlere attığın her şey geri gelmekte, ağlamalısın belki de, sonunda rahatlamanın verdiği hazla gülmek için. Öyle ya, herkesi kurtaramadın. O kadar insana dokundun da, sevdiklerine dokunamadın. Yaa öyle işte. Onu mutlu edeyim, bunu mutlu edeyim derken, bir baktın eskiden seni mutlu eden şeyler artık mutlu etmiyor. Çünkü mutlu olduğun şeyler değişirken, sen başkaları ile uğraşıyordun. İnsan kendi değişimini kaçırır mı? İnsan kendi gelişimini kaçırır mı? Nerelerden geldiğini görmüyor musun? Ne kadar güçlü olduğunu? Ne kadar sabrettiğini ve ne kadar şükrettiğini? Kendini görmezden gelme artık. Sen başardın. Ateşlere bile bassan, ayaklarına cam bile batsa kendi yolunda, bildiğin şekilde ve karanlık yanına yenilmeden geldin buraya. Sen başardın. Başarısızlık korkusunun esiri olmamayı başarır mısın?

Artık beni kandırma, olmayan umutlar verme, bırak umutsuzluğumda yaşayayım isteğin var. Acıya tutunma isteğin. Savaş heyecanın var mesela. Kaos olduğunda niye böyle heyecanlandığını düşündün mü? Yalnız hissetmiyorsun değil mi o zaman? İçindeki kaosla tek başına başa çıkmak ne kadar zor, bu kaos dünyada olduğunda ise belki de kendini yargıladığın bir heyecan oluyor. Yanlış mı geliyor? O zaman kendinle olan savaşını bitirmelisin belki de. Mikro senin, makro Dünya’ya hediye ettiğin bir döneme girdik. Bütün dünyayı etkileyecek bir süreç, senin sorumluluğunda, benim sorumluluğumda ve herkesin sorumluluğunda. Bu gece başlıyor. Kendini seviyor musun? Yeryüzünü? Yeryüzünde olmayı? Kendini kabul ediyor musun? Burada olmayı hak ettiğini düşünüyor musun?

Hak ediyorsun. Bunu kendine ne kadar çok hatırlatırsan, niye burada olduğunu, ne görevin olduğunu, yaşadıklarının amacının ne olduğu merak ediyorsan, Dünya’ya tekrar hoş geldin. Artık esir değilsin. Bu gece senin doğum günün.

İyi ki doğdun. İyi varsın.. Var mısın?

Esirliğini sona erdirmeye..