11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşecek Tam Güneş tutulması Pasifik okyanusunun güneyini, Cook ve Paskalya adalarını kat eden tutulma hattından tam tutulma olarak, Pasifik okyanusu ve Güney Amerikanın güney kıyısından parçalı tutulma olarak izlenebilecek. Ay’ın gölgesinin Türkiye saati ile 21:15’de Tonga’nın 700 km güney-doğusuna düşmesiyle başlayacak tam tutulma, saat 23:52’de Arjantin ve Şili kıyılarına ulaştığında sona erecek. Tutulmanın hiç bir evresi Türkiye’den izlenemeyecek.22:33’de En uzun tutulma süresi Ay’ın gölgesi  güney Pasifik okyanusu üzerindeyken gerçekleşecek. Burada  tam tutulma 5 dakika 20 saniye sürecek. Tutulma hakkında bilgi için aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz…

 

http://www.kandilli.boun.edu.tr/astronomy/buay/GT_110710.html

 

 

 

Astrolojik Değerlendirmeler

 

19 derece Yengeç burcunda gerçekleşecek bu tam güneş tutulması, içinde bulunduğumuz kritik değişim sürecinin önemli bir kademesi olarak algılanabilir. Tutulma Güney Ay Düğümü ile birleşiyor olduğundan, geçmiş hatalarımızla yüzleşeceğimiz, alışkanlık kalıplarımız ve duygusal türbülanslarımızla başa çıkmamız gereken bir süreçte olduğumuz söylenebilir.

 

Astrolojik olarak Güneş tutulmaları güçlü otorite figürlerinin zorlanacaklarını, güçten düşme riski ile karşı karşıya geleceklerini işaret eder. Tutulmanın düştüğü Zodyak burcunun ana temalarında stres yaşanacağı düşünülür. Yengeç burcu eve ve aileye ait şeyleri gösterdiği gibi, ulusal konuları ve halkla ilgili durumları da temsil eder. Milli meseleler, yönetici pozisyonu tutan kişilerle ilgili spekülasyonlar, skandallar oluşabilir, geçmişte yapılmış büyük hatalar ayyuka çıkabilir.

 

 

Tutulma 12 Güney Serisinden

 

Her Güneş tutulması bir tutulma serisine aittir. Her tutulma farklı zamanlarda başlar ve kendi periyotları vardır. Her tutulmanın getirdiği etkiler farklıdır.Astrolog Bernadette Brady 12 Güney serisinden olan bu tutulma için şöyle demiş “Uzun vadeli endişe ve hastalıklara olumlu sonuçlar getirecektir. Kişiyi uzun süre güçsüz düşüren bir konu temizlenebilir.” Kaynak: The Eagle and the Lark

 

Tutulma esnasında Jüpiter ve Uranüs’ün Koç burcunda birleşiyor olmaları, tıbbi konularda hızlı gelişmelere, yeni keşiflere işaret ediyor gerçekten de. Kanser benzeri hastalıkların tedavisi ile ilgili önemli gelişmeler kaydedilebilir. Tutulma esnasında Jüpiter ve Uranüs Koç burcunda kavuşumda olacaklar. Koç burcu, vücutta beyni temsil eder. Jüpiter ve Uranüs’ün bu burçtaki kavuşumu, tıp alanında en çok beyin fonksiyonları üzerine odaklanılacağını düşündürüyor. Uranüs’ün 28 Mayıs 2010’da başlayan ve kısa bir müddet Balık burcuna geri döndükten sonra 2018 yılına kadar Koç burcunda hareket edeceği süreçte muhtemelen tedavilerde ilaç kullanımı yerine, başı cerrahi bir müdahale ile açmaya gerek olmaksızın beynin birtakım özel alanlarının uyarılarak kolay ve acısız yöntemler tercih edilmesi muhtemeldir.

 

 

Yengeç Burcunun ikinci Dekanı

 

Tutulma 19 derece Yengeç’te, Yengeç burcunun ikinci dekanında meydana gelecek. Raphael’e göre ikinci dekandaki güneş tutulması nehirleri, su kaynaklarını kurutur. Kadınlar ve erkekler arasında patlamalar ve tutkulara neden olur.

Kaynak: Mundane Astroloji, Astrology Classics Publishing, sayfa 186

 

Küresel ısınmanın etkilerini çok güçlü bir şekilde hissedeceğimiz bir süreçteyiz. Tutulmadan sonra bu durum kendini daha da belli edecektir. Bunu gezegensel irtibatlardan da anlıyoruz. Ayrıca bu tutulma sonrasında gökyüzünde oluşacak T-kare açı kalıbı, özellikle de Temmuz sonu ve Ağustos ayı başlarında Koç/Terazi ekseninde karşıtlık yapacak olan gezegen toplaşmaları, ilişkilerde zorlanmalara, kopma riskinin artacağına işaret etmekte. Eğer dikkatli olunmaz ise, bu yaz ve sonbahar aylarında boşanmaların, özel ilişkilerde ve iş ilişkilerinde ayrılıkların sayısında önemli ölçüde artış olabilir.

 

 

Su Elementinde Tutulma

 

Tutulma su elementi burçlarından biri olan Yengeç burcunda gerçekleşiyor. Astrolog Raphael, su elementinde tutulmalar için şu ifadeleri kullanmış:

 

  • Sularla ve denizlerle ilgili sorunlar,deprem ve sonrasında gelecek tsunami
  • Aşırı yağışlar, nehir veya suların taşması, deniz kazaları, boğulma olaylarının artması, sular veya likit şeylerden gelen sorunlar, hastalıklar, salgınlar
  • Tanınmış kişilerin ölümü

 

Celeste Teal’in Eclipses (Tutulmalar) kitabının 20. sayfasında su elementinde tutulmaların ortak özellikleriyle ilgili verdiği bilgiler şöyle:

 

  • Halk arasında ölümlerin sıklaşması
  • Geniş çaplı huzursuzluklar
  • Vatana ihanet
  • Uyuşturucu sorunlarının ve kullanımının artması
  • Aşırı yağış
  • Tsunamiler
  • Deniz kazaları
  • Suda yaşayan canlıların zarar görmesi

 

Öncü Burçta Tutulma

 

Tutulmanın gerçekleşeceği Yengeç öncü burçlardan biridir. Astrolog Sepherial öncü burçlarda olan tutulmalar için şu ifadeleri kullanmış:

 

  • Politik konularla, hükümet veya yönetim değişiklikleriyle, devlet işlerindeki değişikliklerle ve insanlar arasındaki devrimlerle ilişkilidir
  • Dış menşeli rahatsız edici olaylar, hükümetlerin, yöneticilerin zarar görmesi, politik olarak büyük değişimler, dünya ticaretinin olumsuz etkilenmesi
  • Devlet ve Hükümet yöneticileri zorlanacak

Yengeç Burcu Arketipi

 

Yengeç burcu, ailevi ve yerleşimle ilgili temaları içerir. Bu şartlarda tutulmadan en çok bu faktörler etkilenecektir. Milli güvenlik konusunun yanı sıra, aile içi ilişkilerin de çok önem taşıyacağı bu günlerde, dünya uluslarının birbirleriyle ilişkileri de önemli bir test sürecine giriyor. Ulusça birlik ve beraberlik mesajları vermemiz, gereksiz kışkırtmalara kapılmamamız çok önem taşıyor.

 

Astrolog Celeste Teal’in Eclipses adlı kitabında su elementinde tutulmalarla ilgili verdiği bilgiler, özellikle de Yengeç burcunda tutulma ile örtüşüyor. Genel olarak ülkelerin halklarının huzursuzluğunun artması ve halktan insanların ölümlerinin artması, vatana ihanet temasının ve aşırı milliyetçiliğin vurgu kazanması gibi konular ön plana çıkacak. Aşırı yağışlar ve depremler sonrasında gelecek tsunamiler, en çok da deniz kazaları ya da denizde yaşanacak başka benzer sorunlar çok dikkat çekecek bu tutulma tarihi civarında ve tutulmanın tetikleneceği tarihler civarında (Temmuz, Ağustos, Aralık 2010, Ocak 2011)

 

 

Tutulma Kavuşum Wasat

 

Tutulma esnasında ay ve Güneş, kötücül karakterde tanımlanan Wasat yıldızıyla kavuşum yapacak. Bu yıldız Satürn ve Mars karakterindedir ve etkileri yıkıcıdır. Şiddeti uyandıran, insanları depresifleştiren özellik taşır. Kimyevi maddelerle, zehir ve gazlarla ilişkilendirilir. Tutulmanın bu yıldızla birleşiyor olması, terör ve şiddetin artması, kimyevi silahların bir koz olarak kullanılması gibi risklerin yanı sıra, zehirli gazlarla ilgili kayıp ve zarar getiren durumların oluşmasına da işaret edebilir.

 

 

Tutulma Kavuşum Castor

 

Tutulma 19 derece 24 dakika Yengeç burcunda gerçekleşiyor. Bu dereceye en yakın önemli yıldız 20 derece 23 dakikada bulunan Castor, Pollux’un ikiz yıldızıdır. Bu her iki yıldız da yaratıcı enerjinin kutupsallığıyla mücadele eder. Bernadette Brady’e göre yazarlarla yakından ilişkili olan Castor, acı ve travma olmaksızın kolayca ortaya çıkan başarı ya da yaratıcılıktır. Olaylara daha neşeli bakabilmeyi ve hafife alabilmeyi sağlar. Sadece yazma değil, anlatma kabiliyeti ile de ilişkilidir. Cladius Ptolemy’e göre bu yıldız Merkür karakterindedir. Farklılık, parlak bir zeka, adli konularda ve birçok seyahatte başarı, atları sevme, aniden gelen şöhret ve itibar, fakat bunu takiben genellikle servet kaybı ve utanç, hastalık, bela ve çok fena zarar görmeye yol açar. Robson’a göre bu yıldızla ilişkili harita sahiplerinin yaramaz ve şiddet düşkünü oldukları söylenir. Anthony Louis’e göre bu yıldız zihinsel huzursuzluklar, birden ün kazanma veya kaybetme, cinayetler, yaratıcı fikirler ve yazma yeteneği ile bağdaştırılır.

 

Tutulma esnasında Koç burcunda kavuşum yapan Jüpiter-Uranüs ikilisinin ortaya çıkaracağı güçlü enerji, bizleri zihinsel olarak çok etkileyecek. Medikal Astroloji’de, Uranüs sinir sisteminin çevresel uyarıcılara nasıl tepki verdiğiyle ilgilidir ve Koç burcu da beyin fonksiyonlarıyla alakalıdır ve aynı zamanda bilinci yönetir. Jüpiter’in de bu burçta bulunacak olması ve Koç burcundaki Uranüs’ün etkisini arttıracak olması, sinir sistemimizin ve beyin fonksiyonlarımızın uç noktada uyarılacağını düşündürüyor ister istemez. İnsanoğlunun beyin ve sinir sisteminde binlerce yıldır uyumakta olan devrenin aktive olmasının zamanı gelmiştir. Bu bizi, hem çok yaratıcı kılacak, hem yeni düşünce ve değişimlere açık kılacak, fikirsel devrimler yaratacak kadar güçlü bir enerjidir. Öte yandan, herkes bu güçlü enerjiyle başa çıkamayabilir. Tutulmanın Castor ile kavuşum yapacak olması, zihinsel rahatsızlıkların çok yoğun biçimde tetikleneceği bir süreçte olduğumuzu gösteriyor. Castor yıldızı cinayetlerle de ilişkilendirildiğinden, tutulma civarındaki tarihlerde cinnet geçirme gibi haller yüzünden işlenen cinayetlerin sayısında artışlar görülme riski de fazla gözükmektedir. Castor yıldızı, yüksek oranda yaratıcılık potansiyeli ile, yaratıcı fikirler ve yazma yeteneğiyle ilişkilidir.Astrolojik etkiler bizlere aktif durumdaki olasılıkları göstermekte, birer potansiyel olarak ortaya çıkmaktadırlar. Nasıl sonuçlar elde edeceğimiz, bu etkileri nasıl kullanacağımızla, bilincimizi neye odaklandığımızla çok ilgili.

 

Öte yandan, bu güneş tutulması sonrasında, yaz ayları ve sonbahara giriş sürecinde, güneş fırtınaları ve bundan doğan jeomanyetik fırtınaların oluşabileceğinden Güneş aktiviteleri ve Biz başlıklı yazımda söz etmiştim. Güneş fırtınaları ve jeomanyetik dalgalanmalarla birlikte, endişe ve irritasyon da yükselmektedir. Yoğun güneş aktiviteleri daha fazla kaza, hastalık, cinayetler, suç oranlarında artış anlamına da geliyor. Rus bilim insanı Chizhevsky, güneş ve yerkürenin radyasyonu ile yayılan enerji miktarı en fazla olduğu zaman, insanın sinir sistemindeki etkisinin en fazla olduğu gerçeği ile bu konuda yapılan gözlemlere katkıda bulunmuştur. Yükselen güneş aktiviteleri, psikolojik rahatsızlıkların artmasına sebep oluyor. Biz bu davranışları dolunaya atfetsek de, Dr. Robert Becker ve Dr. Freedman güneşteki değişimlerin psikopatik aktivitede artışa sebep olduğunu öne sürüyorlar. Jeomanyetik fırtınalar etkin olduklarında, sık ruh hali değişikliği, endişe ve depresyona sebep oluyor ve intiharlar artıyor. Güneş jeomanyetik aktivitesindeki değişimler kan basıncı, üreme, bağışıklık sistemi, kalp-damar sorunları ve nörolojik problemlere sebep oluyor.

 

 

4 Ağustos 1972’deki Tam Tutulmayla Benziyor

 

Tarihten bir örnek bize güneş tutulmalarının benzerliğinin ne denli önemli olduğunu göstermek için kullanılabilir. 4 Ağustos 1972’de güneş aktivitelerinden doğan jeomanyetik fırtınalar, dünyevi iletişim üzerinde etkin olmuş ve Illionis’te iletişim kesilmişti. Bu etkin jeomanyetik fırtınanın yaklaşık bir ay öncesinde, 10 Temmuz 1972’de tam güneş tutulması olmuştu. Bu yıl 11 Temmuz 2010’da gerçekleşecek tutulmaya benziyor. da Üstelik de 1972 10 Temmuz’undaki güneş tutulmasının gerçekleştiği Zodyak derecesine çok yakın bir derecede. Bu benzerlik ister istemez insana, 11 Temmuz civarındaki tutulmayı takip eden kısa süre içerisinde benzeri jeomanyetik fırtınaların etkin olacağını ve bunun önemli iletişim aksamaları yaratabileceğini düşündürüyor.

 

Tetikleyici Tarihler

 

Her tutulmanın gökyüzünde adeta bir çentik bıraktığı söylenir. Bu çentik derecesine (bu tutulma için 19 derece Yengeç) açı yapan gezegenler, tutulmayı tetiklerler, yani aktive ederler. Ay bunu 28 günlük döngüsü içerisinde dört kez yapar (bir kavuşum, bir karşıt ve iki kare açıyla). Diğer gezegenler ise, bu tetik derecelerine daha uzun sürelerde gelirler. En çok kavuşum ve karşıtlıklar aktive edicidir (bu tutulma için 19 derece Yengeç ve 19 derece Oğlak). Öte yandan, tutulma anı astrolojik haritasının gezegen yerleşimlerinin de transit gezegenler tarafından aktive edildiği zamanlara bakılmalıdır. Özellikle de haritada herhangi bir açının ya da açı kalıbının aktif olması, tutulmadan beklenen etkilerin ne zaman ortaya çıkacağı konusunda bilgi verir. Önümüzdeki altı aylık süre için 11 Temmuz tam güneş tutulması derecesinin ve gezegenlerinin tetikleneceği en önemli tarihler şunlardır:

 

TEMMUZ: 28, 31

 

AĞUSTOS: 5, 18, 23, 29

 

EYLÜL: 4, 14, 21

 

EKİM: 23, 25, 28, 30, 31,

 

KASIM: 5, 13, 23

 

ARALIK: 7, 8, 12, 23

 

OCAK: 2, 18, 21, 25

 

Peki bu tarihlerde hangi alanlarda stresler ortaya çıkması muhtemeldir? Bu muhtemel etkileri aşağıya konu başlıkları halinde değerlendireceğim.

 

 

Ekonomik Türbülanslar

 

11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşecek tam güneş tutulmasını takip eden günlerde dünya ekonomisinde, siyasi arenada önemli değişimler ortaya çıkabilir. Bu konuda Yunanistan başta olmak üzere Avrupa ülkeleri dikkat çekmektedir. Yunanistan astroloji haritasından ay tutulmasına yönelik yazımda bahsetmiştim. Ama bu güneş tutulması ve ardından Temmuz ayı sonlarında öncü burçlarda oluşacak T-kare açı kalıbı, Avrupa’nın güçlü ekonomisine sahip ülkelerinin de önümüzdeki yakın süreçten itibaren, önemli ölçüde zorlanacağını göstermektedir. Özellikle İngiltere astroloji haritası, güneş tutulmasından dikkat çekici bir biçimde etkilenmektedir. Tutulma, İngiltere astroloji haritasının tam olarak Ay derecesi üzerine düşmektedir. Astroloji’de Ay önemli kadın figürlerinin (örneğin Kraliçe’nin) ve genel olarak halkın göstergesidir. Tutulmayı takip eden yakın süreç içerisinde İngiltere’de ekonomik, siyasal çalkantılar patlayabilir. Kraliçe bu tutulmadan majör bir biçimde etkilenebilir (sağlık, siyasi etkinlik ve güç). Tutulma haritasının Kuzey Ay Düğümü derecesi, İngiltere astroloji haritasının Güneş derecesi üzerine düşmekte, kadersel bir noktada olunacağını göstermektedir.

 

 

 

Tutulma anına yönelik Londra’ya göre çıkartılmış astroloji haritasında oğlak burcunun yükselmekte olduğunu görüyoruz. Oğlak burcu hiyerarşik düzenler, toplumsal prestij, devlet işleri ve ekonomiyle alakalıdır. Demektir ki bu süreçte İngiltere için bu konular ön plana çıkacaktır.

 

 

Haritanın krediler, borçlar, vergilerle ilişkilendirilen 8. evine iki kötücül karakterde gezegen düşüyor olması (Satürn ve Mars) ekonomik anlamda mücadeleli bir süreçte olunacağını düşündürmektedir. 8. evde Venüs de yer almaktadır. Bu yerleşim ekonomik zorlukların üstesinden gelinmesinde bir nebze destek üretse de, Başak burcunda düşüşte bulunan bu gezegenin, Satürn ve Mars gibi iki ağır topun ortaya çıkartacağı güçlüğü ekarte etmesi pek de imkan dahilinde gözükmemektedir. Bütçe açığı, dış borçlar gibi etkenler yüzünden Temmuz ve Ağustos aylarında İngiltere ekonomisi dar boğaza girebilir.

 

 

ABD Saldırı Alabilir

 

Satürn ve Plüton 2001 yılındaki karşıtlıklarının ardından, 2009 yılı sonlarından itibaren karelerinin kesinleşmeye başlamış olması, 2001 yılına benzer olayların tekrar yaşanabileceğine de işaret ediyor. Terör tekrar çirkin yüzünü gösterebilir. Amerika, tekrar saldırıya maruz kalabilir. 2010 yılı Ocak ayında Oğlak burcunda gerçekleşen halkalı Güneş tutulması ve 11 Temmuz 2010’da Yengeç burcunda gerçekleşecek tam Güneş tutulması haritaları, Pentagon astrolojik haritasını çok sert bir biçimde etkiliyor ve bu ihtimalin çok güçlü olduğunu gösteriyor. Transit Jüpiter ve Uranüs’ün Pentagon astroloji haritasının Tepe Noktası’nı tetikliyor olması, geleceğe yönelik önemli konularda strateji değişikliklerine, yönetimsel kadroda da bazı muhtemel değişikliklere işaret edebilir. Aşağıda tutulma haritasını, Pentagon astroloji haritası üzerinde görmektesiniz.

 

 

Tutulma anı haritası, ABD astrolojik haritasını da sert bir biçimde etkilemektedir. Tutulma anında çıkartılmış astroloji haritasının Mars derecesi, ABD astroloji haritasının Mars derecesine sert açı yapmaktadır ki bu terör, saldırı ve suikast gibi riskleri gösteren bir transittir. Ayrıca ABD astrolojik haritasının Tepe Noktası yöneticisi ve barışın genel göstergesi Venüs de transit Plüton’dan tam karşıt açı almaktadır. 2010 yaz aylarını etkin bir biçimde etkileyecek olan bu tutulma, ABD ekonomisini de olumsuz etkileyeceğe benziyor. Öte yandan, doğal afetlere maruz kalma riski de çok yüksek gözüküyor. Aşağıda tutulma haritasını, ABD astroloji haritası üzerinde görmektesiniz.

Türkiye-İsrail İlişkileri

 

Tutulma Türkiye-İsrail bileşik haritasının Ay derecesine yakın düşmektedir. Ayrıca haritanın Mars derecesi üzerine transit Mars denk gelmektedir. Transit Satürn de, bileşik haritanın Satürn derecesi üzerinden geçişini tamamlamaktadır. Bu şartlarda Türkiye-İsrail ilişkilerinde önemli yeni bir sürece geçileceğini, bunun uluslararası platformda da yankı bulacağını (bileşik haritanın 11. evde yerleşmiş Ay’ı üzerinde tutulma) söyleyebiliriz.

 

 

Doğal Felaketlerde Artış Yaşanabilir

 

Bu tutulma sonrasında, tutulmanın tetikleneceği tarihlerde büyük çaplı doğal felaketler de oluşabilir. Bu bağlamda da Japonya dikkat çekmektedir. Çünkü 11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşecek tam güneş tutulması anına yönelik Ay-Güneş kavuşum derecesinin izdüşümü dünya atlasında tam Tokyo üzerine düşmektedir. Yani Tokyo’ya göre çıkarttığım astroloji haritasında Ay-Güneş kavuşumu tam da Yükselen (ASC) derecesine oturmaktadır.

 

 

Tutulma ayrıca Japonya astrolojik haritasının (3 Mayıs 1947, saat 12:00, Tokyo, Japonya) Ay-Mars karşıtlığını tetiklemektedir ki bu da, tutulmanın ASC derecesi üzerine düşmesine benzer bir şekilde, milli sorunlara, hükümetin ve yönetimi endişelendirecek durumlara, halkın sağlığını tehdit edecek hastalıkların ve üzecek durumların oluşmasına sebep olabilir; okyanus tabanlı volkan patlamaları, depremler, seller gibi doğal afetler ortaya çıkabilir. Bu etkin güneş tutulması bir öncü burçta gerçekleşeceğinden ve ASC derecesine düşeceğinden, tutulmanın görünür etkilerinin ortaya çıkmasının çok kısa bir süre alacağını düşündürmektedir.

 

 

Bu Ay’ın tutulma derecesini ve Japonya haritasının Ay-Mars karşıtlığını tetikleyeceği tarihler olan 16- 18 Temmuz 2010, 24-25 Temmuz 2010,31 Temmuz-2 Ağustos 2010, 7-9 Ağustos 2010 tarihleri kadar kısa bir sürede bile gerçekleşebilir. Tutulma derecesini aktive edecek bir sonraki tetikçiler Venüs ve Mars olabilir ki, onların tutulmayı ve Ay-Mars karşıtlığını tetikleyeceği zamanlar 23-31 Ağustos tarihleri arasındadır. Tutulma derecesini Mars’ın karşıt burçtan etkileyeceği ileri tarihli etkin zamanlar ise 2010 yılı Aralık ayı sonları 2011 yılı Ocak ayı başlarındadır.

 

Tam güneş tutulması Güney Pasifik, Şili ve Arjantin’den gözlemleneceğinden, bu bölgelerde de büyük çaplı doğal felaketlerle karşılaşılabilir. 26 Haziran’da Plüton ile birleşen Ay tutulması da en uzun süreli olarak Güney Pasifik’ten izlenmiştir. Bu şartlarda Pasifik kıyılarındaki ülkeler için risk oldukça fazla gözükmektedir. Ayrıca Haiti astroloji haritası da, gerek Ay tutulması, gerekse Güneş tutulması haritası transit gezegenlerinden sert bir şekilde tetiklenmektedir. Arjantin için Astrolog Liz Green tarafından verilen astroloji haritasındaki Güneş-Ay karşıtlığı üzerine düşmekte (9 Temmuz 1816, 12:00, Tucuman, Arjantin).

 

 

Tutulmanın İrtibat Kurduğu Astroloji Haritaları

 

Tutulmanın TC, Beyaz Saray, İngiltere, Vatikan, Los Angeles, Manhattan, New York, Roswell haritaları üzerinde etkili olduğu görülüyor. Bazılarına değindik, ama tüm bu haritaları burada değerlendirmeye kalkarsak, bu yazı bitmez. Bu yüzden genel bir bilgi vermekle yetiniyorum.

 

EKLEME: 8 Temmuz 2010

 

7 Temmuz 2010 tarihinde ABD’nin Kaliforniya eyaletinin güneyinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem Los Angeles’tan San Diego’ya kadar hissedildi.

http://www.dikkathaber.com/haber/20100708/kaliforniya-da-5-4-buyuklugunde-deprem-los-angeles.html

 

Bu gelişme üzerine, yukarıda tutulmanın irtibat kurduğu yerler arasında saydığım Los Angeles astroloji haritasını yayınlıyorum. Tutulma esnasında etkin olacak jüpiter-Plüton karesi, LA astroloji haritasının Ay-Uranüs karesini tetiklemektedir. Şu anda da aktif olan bu tetikleme, 21 Temmuz’da Satürn’ün Terazi burcuna transiti edişinden sonra daha da etkin hale gelecektir. Bu şartlarda güneş tutulmasını takip eden günlerde, özellikle de Temmuz ayı sonlarında ve Ağustos ayı başlarında LA civarında etkin depremsel aktiviteler veya benzeri doğal felaketler yaşanabilir. Aşağıda LA astrolojik haritası üzerinde güneş tutulmasına yönelik astroloji haritasını görmektesiniz.

 

 

Tutulma Almanya astroloji haritasının Mars derecesi üzerine, Pakistan astroloji haritasının Ay derecesi üzerine, Güney Afrika astroloji haritasının Mars derecesi üzerine ve İtalya astroloji haritasının Venüs derecesi üzerine düşmektedir. 

 

 

Yengeç Burcu Kapsamındaki Yerler

 

Cezayir, Tunus, İskoçya, Yeni Zellanda, Amsterdam (Hollanda), İstanbul (ve genel olarak Anadolu), Bern (Almanya), Cadiz, Saint Lucas (İspanya), Cenova, Milano, Venedik (İtalya), Newyork, Lubec (ABD), Stockholm (İsveç), Magdeburg, Wittenberg (Almanya), York (Doğu İngiltere)

 

Hem Yengeç burcu kapsamına giren, hem de astroloji haritasının etki aldığı yerler arasında bulunan New York özellikle dikkat çekmektedir. Ayrıca yukarıda görüldüğü üzere, 11 Temmuz’da gerçekleşecek güneş tutulması haritası hem TC astrolojik haritasını etkilemekte, hem de yurdumuzun bazı bölgeleri Yengeç burcu kapsamına girmektedir (İstanbul ve genel olarak Anadolu). Bu şartlarda bu yaz ve sonbahar aylarında, geçen yıl olduğu gibi, sel felaketi gibi risklerin ve sularla, denizlerle ilgili risklerin göz ardı edilmemesi, önlem alınması önem taşımaktadır. Geçen yıl da Yengeç burcunda tam güneş tutulması gerçekleşmişti ve bu konuyla ilgili uyarılarda bulunmuştum. http://www.astrolojiokulu.com/yazi-detay.asp?makaleID=269

Bu tutulma Türkiye astrolojik haritasının yükselen derecesine ve burada bulunun Plüton gezegenine yakın gerçekleştiğinden, önlemci olunmasında fayda var. 11 Temmuz 2010 tam güneş tutulmasına yönelik Ankara merkez alınarak çıkartılmış astroloji haritasında Balık burcu yükselmekte, tutulma haritanın 5. evine düşmektedir.

 

Dünya astrolojisi’nde 5. ev çocuklar ve genç nesil, doğum oranı, risk ve spekülasyon, borsa, kumar, tatil ve turizm merkezleri, sanatsal ve sportif faaliyetler, tüm eğlence ve gösteri merkezleri ile ilişkilendirilir. Bu şartlarda bu yaz aylarında bu konular ön plana çıkacaktır. Güney ay Düğümü’nün tutulmayla birleşiyor olması, bu saydığımız alanlarda kayıplar, spekülasyonlar, yozlaşmalar yaşanması riskini ortaya çıkartıyor.

 

Öte yandan, haritanın 7. evine düşen Mars-Satürn gezegenleri, uluslararası çekişme ve rekabete çok açık olacağımız bir sürfece giriş yaptığımızı gösteriyor. Mars gezegeni savaşla özdeşleştirildiği için, bölgemizde savaş rüzgarlarının eseceğini de düşündürüyor. Yükselen ve Tepe Noktası yöneticisi Jüpiter’in Koç burcundaki güçlü yerleşimi elimizi güçlendirirken, Jüpiter’in Plüton ile aynı dereceden kare açısı halk içerisinde kutuplaşma ve kavga riskinin yüksek olduğunu, şiddete yönelik eylemlerin artması olasılığının fazla olduğunu, mevcut hükümetin işinin giderek zorlaşacağını ve kendini yeniden yapılandırması gerekebileceğini gösteriyor. Kuzey Ay Düğümü 11. eve düşüyor ve bize müttefik durumda olan ülkelerden güç desteği alacağımıza işaret ediyor.

 

Tutulma haritasının TC astroloji haritası üzerinde değerlendirdiğimizde, haritamızın 1. evi üzerine ve 12 derece Yengeç burcunda yerleşmiş olan Plüton derecemiz üzerine düştüğünü görüyoruz ki bu yerleşimler tutulmanın bizim açımızdan ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

 

 

Dünya Astrolojisi’nde 1. ev üzerine denk gelen tutulmalar halkla ilgili durumların, özellikle de halkın sağlığı ve durumu ile ilgili durumların öne çıkacağını gösterir. Astrolojik haritamızda bu alanda yerleşmiş plüton, bizim kendini yeniden yapılandıran, mücadeleci ve dayanıklı yapıda olduğumuzu gösterir ki Plüton derecesine yakın denk gelen bu tutulma, bu niteliklerimizin testten geçeceği, zorlu ve mücadeleli bir süreçte olacağımızı göstermektedir. Bu ayrıca halkın daha öne çıkacağı, kararlarını açıkça göstereceği, aksiyon alacağı bir sürecin de işaretçisidir. İşin içinde Plüton’un olması, tehlikeli ve travmatik durumların da bir göstergesidir aynı zamanda. Ama bu tutulma, haritamızda Plüton-Venüs+Jüpiter-Uranüs arasındaki büyük üçgen açı kalıbını çalıştırarak, hedeflerimize ilerlememizde ve uluslararası platformda adeta “artık ben de varım, duruşum ve kararlarım büyük önem taşımaktadır” mesajını sembolize etmektedir. Kriz ve travma yaşamadan gelişim olmuyor. Ülkemiz, halkımız, bunun mükemmel örneklerini yakın tarihinde ortaya koymuştur. Gerek yükselen derecemize yakın yerleşmiş olan Plüton, gerekse Akrep burcunda yerleşmiş olan Güneş, Venüs, Jüpiter ve Şans Nokta’mız, kriz durumlarında güç ve başarı kazanan bir özelliğe sahip olduğumuzu göstermektedir.

 

Zorlayıcı, kritik, travmatik bir süreçten geçeceğimiz aşikar; ama üstesinden gelebilecek güce de sahip olacağız. 23 Eylül 2010’da devreye girecek olan sonbahar giriş haritasında gezegen yerleşimlerimiz çok güçlü. Belli ki sonbahardan itibaren uluslararası platformda çok dikkat çekeceğimiz, çevresel faktörleri belirleyici rol oynayacağımız bir sürece girmiş olacağız. Dünyanın geçmekte olduğu bu önemli değişim sürecinde, ülkemizin hangi noktada bulunacağı, bizlerin bireysel olarak ama daha da çok milletçe bu sürece nasıl tepki vereceğimiz ile alakalıdır. Bunu asla unutmayalım. Yengeç burcu gibi aşina olduğumuz (astroloji haritamızın yükselen burcu) bir enerjiyi milli dayanışma içerisinde kullanabilirsek, birbirimize ve ülkemize sahip çıkar, Yengeç burcunun kapsamına giren ve bizim milli karakteristiğimiz olan yardımlaşma ve çevreye duyarlı olma eğilimimizi sergilersek, ülkemiz hak ettiği noktaya daha güçlü adımlarla ilerleyeceğinin farkında olalım.

 

Neler Yapabiliriz?

 

Temmuz ayı itibariyle zorlayıcı etkenlerin artacağı bir gerçektir. Bunu bilelim ve buna göre hem zihinsel, hem duygusal, hem manevi ve hem de maddi olarak hazırlık yapalım. Ama korku ve endişeye kapılmayalım. Daha doğrusu, korku ve endişenin bizi yönetmesine izin vermeyelim. Duygularımızı kontrol ederek, duruma hakim olalım. Bu gergin astrolojik etkilerin bizi yönlendirmesine müsaade etmeyelim. Onların üstesinden gelebileceğimiz şeyler olduğunun, hatta bunların etkilerini nasıl kullanabileceğimizi keşfedersek, bunu itici bir güç olarak kullanabileceğimizin, etkilerinden verimli bir şekilde yararlanabileceğimizin farkında olalım. Gezegenlerin dizilimleriyle oluşacak güçlü enerji akımlarına vereceğimiz tepkileri değiştirebilirsek, zorlu etkilerin üstesinden gelebilir, hatta bu güçlü enerjiyi global bilinç kaymasına yönlendirebiliriz.

 

 

Psişik kahin Edgar Cayce, irade gücüyle astrolojik güdülerin üstesinden gelinebileceğini sık sık tekrarlamıştır. Cayce’ye göre bunlar (gezegenler) yalnızca birer öngörüdür, bize bir şeyler anlatan işaretlerdir. Alın yazısı değildir. Bu göstergelere karşı verilen yanıtlarla, kaderimize katkıda bulunuruz. Bu bağlamda alın yazısı ve özgür irade eş anlamlıdır. Yıldız ve gezegenlerin konumundan kaynaklanan etkiler, varlığın evrensel bilinçle ilgili konular üzerindeki etkisinden daha güçlü olamaz. Evrendeki değişiklikler ve gezegenler, yıldızlar ve Zodyak’ın konumları, insanoğlunun iyi ya da kötü şeyler yapmasını etkiler. Ama insan da bunları etkiler. Çünkü aslında yıldızlar bizi yönetmez, biz yıldızları yönetiriz. Bu etkiler, varlığın iradesinden daha büyük değildir. Yıldızların yaşamı yönetmesi yerine yaşam yıldızları yönetir, çünkü insan evrendeki tüm varlıklardan üstün yaratılmıştır ve evrenin kanunlarını değiştirebilme gücüne sahiptir. İnsanoğlu olarak irademiz tüm bunların bizi etkilemesinin üzerindedir ve aslında gerçekliği inşa eden zihnimizdir.

 

İnsan, iradesini güçlendirdikçe düşüncelerine egemen olur ve bu sayede geleceğini oluştururken, adımlarını daha bilinçli atar. Düşüncelerimize ve duygularımıza egemen olamadığımızda ise, tekamül sürecimizde ilerlememiz gereken asıl yoldan uzaklaşmaya, ana planla örtüşmeyen bir yola doğru yönelmeye başlarız. Böylelikle, birbiriyle çelişen isteklerimiz, planlarımız yüzünden iyice yönümüzü kaybeder, gereksiz korku ve endişelere düşeriz ve yaşamımız denetimsiz bir akış içerisine girer. Sonuç olarak, dünyaya geliş misyonumuzu başarıyla sürdürmekten uzaklaşmaya başlarız. İşte böyle bir aşamada, zorlu gezegensel etkiler devreye girerek, aslında bizi gerçek yolumuza döndürmek için itici güç olurlar. Aslında bize negatif gözüken şeylerin altında, ancak daha ince bir bakışla fark edebileceğimiz, bizim gelişimimiz için hazırlanmış testler vardır. Sevgi ile kuşatılmış evrende, her şey aslında pozitiftir. Bu zorlu süreçlerden geçerken bunları mutlaka farkında olalım…

 

 

Yengeç burcundaki tutulmayı biraz kendi içimize dönerek, duygularımızı ve gerçekte ne istediğimizi gözden geçirerek, meditasyon, tefekkür, namaz, zikir, dua gibi aktivitelerle uğraşarak değerlendirebiliriz. Sezgilerimizi izlememiz, dışarıdan fikir almaktan ziyade, kendi içimizden bilgi almamız, daha başarılı sonuçlar elde etmemizi sağlayacaktır. Suyla daha fazla temasta olmamızın çok faydası var. Zaten deniz mevsimindeyiz ve deniz suyunun vücuda faydalarını bilim insanları sayarak bitiremiyorlar. Bütün şifalı sular için de bunu söyleyebiliriz. Yurdumuzda şifalı sularıyla meşhur birçok belde var. Bu konuda çok şanslı olduğumuz bir gerçek. Suyla temas, bu gergin süreçte elektriğimizi alacak, vücudumuzu rahatlatacaktır. Doğada daha fazla vakit geçirmeye özen göstermeli, bitkilerle, hayvanlarla temasımızı arttırmalıyız. Uhdesinde kollayıcılık ve şefkat duygularını barındıran Yengeç burcu, beslenmeye ve korunmaya ihtiyacı olan insan, hayvan, bitki, hatta cansız görülen eşyalara bile sevgi duymakla, onları korumak ve beslemekle ilgilidir. Bu bağlamda yapılacak bütün girişimler için 11 Temmuz tarihinde gerçekleşecek güneş tutulmasını kerteriz alabiliriz. Unutmayalım, güneş tutulması neticede bir yeniaydır. Yeni atılacak adımlar için uygun zamandır.

 

Bu tutulma ve sonrasındaki tarihler civarından itibaren, ailevi bağlarımıza her zamankinden fazla özen göstermemiz de yerinde olacaktır. Önce kendi küçük ailemizin, sonra bir ulus olarak büyük ailemizin ve nihayet global ailemiz olarak nitelendirdiğimiz insanlık ailesinin çok önemli bir parçası olduğumuzu unutmamalı, düşünce ve eylemlerimizin sorumluluğunun farkına varmalıyız.

 

Öner Döşer