Hani böyle ilgisiz bir yerde, bambaşka bir iş yaparken belki yıllardır düşünerek bulmaya çalıştığınız o şey birden anlaşılır olur ya!  Sanki biri zihninizdeki perdeyi kısacık bir zaman için kaldırıverir de bilinmeyen bilinir, anlaşılmayan idrak edilir olur. İşte buna ‘Aymak’ deniyor!

Türk Dil Kurumu sözlüğüne baktığımda ‘Aymak’ kelimesinin anlamını ‘gerçeği anlamak’ olarak vermiş. Evet öyle ama asla yeterli değil bence açıklamak için.

Aymak zihnin boyut değiştirmesi gibi bir şey. Aslında kuvvetli bir idrak anı. Nereden nasıl geldiği bilinmeyen bir etki. Şimşek çakar gibi. Çok güçlü ve aydınlatıcı! Uyandırıcı! Bir anlığına çıkarıverir kişiyi bu rüyadan! Sonra yine uykuya geri dönersin. Ama tadı kalır ruhunda. Çarpmıştır bir kere seni. Sonra tüm hayatın boyunca o  ‘ayma halini’ arar da arar durursun.

Arşimet’i banyodan sokağa fırlatıp ‘ Buldum’ diye koşturan da budur, Newton’un başına düşen elmayla yer çekimini anlamasını sağlayan da! Buda’yı ihtişamlı sarayından çıkartıp tek başına ormanın içine doğru yol aldıran da!

İşte bugün kesinleşecek olan Uranüs ve Merkür arasındaki karşıt açı tam da bu hali anlatıyor. Ani kavrayışlar!

Ayrıca radikal  ve yıkıcı düşünceler, özgür  ve özgün fikirler, tartışmalar, sert ve kırıcı konuşmalar, gerçeklerin ortaya çıkması, rüzgarlı ve fırtınalı havalar, elektronik eşyalar ve uçaklar da beklenmedik sorunlar olarak da ifade edebileceğimiz bu temas bu akşam 23:37’de kesinleşiyor.

Hepimizin ‘ayabildiği’ bir gün olsun…