Helal olsun Mısırlılara. Enfes bir tören gerçekleştirdiler. Sonuçta firavun mumyalarını eski müzeden yenisine nakil gibi bir olayı, krallara layık biçimde yaptılar. Tören görseliyle müziğiyle kareografisiyle Mısır’ın egzotik atmosferiyle kusursuzdu. Çok etkileyiciydi. Dünya çapında bir olaya dönüştürdüler.
Mısır’da turizm taa Romalılar döneminden beri var ve de adamların ikinci ekonomik kalemi. Sürekli de darbe yiyip durdular, böyle böyle zaten gezegenin en ilgi çeken bölgesini yeniden gündemde tutuyorlar ki helal olsun dedirttiler.
Tabii bu mumyaların nakledildiği müzenin yeri sıkıntılı aslında. Şimdi normalde Mısır Müzesi, taa Mariett Paşa döneminden yani Osmanlı döneminden kalma bir binaydı. 100 senedir o eserler olabilecek en kötü şekilde sergilendi. Hatta ben turlarda 2.5 saat verince benle kavga ederlerdi neden daha uzun süre vermiyorsun diye. İkinci saatte herkesi kafeden toplardım. Çünkü yorucu bir müzeydi. Eserler binlerce yılın enerjisini taşıyor ve bir süre sonra uykunuz gelirdi. Mutlaka yeni bir müze lazımdı. Mısırlılar birden fazla müze yaptılar.
Piramitler bölgesine Grand Egyptian Museum yapıldı ki 9 senedir sürüyor inşası. Dünyanın en büyük arkeoloji müzesi. Ama bir de gidip Fustat bölgesine Ulusal Müze açtılar. Mumyaları da buraya naklettiler. Tabii tek bir sebeple başka türlü kimseyi Ulusal Müzeye yönlendiremezsin. Canlı yayında bakanları söyledi: Tahrir’e adam gelsin diye mumyaları Grand Museum’a koymadık dedi. Haklı da kimseler bu sefer merkeze o karmaşaya girmez ki. Piramitler bölgesinde takılır ve gider. Bu sebeple iki büyük müze yaptılar Kahire’ye.
Gerçi bana sorarsanız mumyaları görmeye gidilir mi oraya? Vaktiniz bolsa gidin, ama sınırlı vaktiniz varsa zaten Gize’deki Grand Museum bile yeterli gelecektir eminim. Cidden muazzam büyük bir müze.
Ama özet şu ki seni çok özledik be Mısır. Burnumuzda tütüyorsun… En kısa vakitte kavuşmak üzere…

****

Sizlerle biraz da bu mumyaların hikayelerini paylaşmak istedim.

Dar-el Bahri mumyaları olarak geçerler. Normalde her biri kendi kabrine yerleştirilmiştir. Fakat mezar hırsızlığı ta Mısır devrinde bile o kadar yaygınmış ki rahipler bari krallarımızın mumyaları kurtulsun diyerek hepsini toplayıp Kraliçe Hapshetshut’un tapınağının orada bir mağaraya hepsini saklıyorlar. Zaten ilk bulunduklarında ki 1881’de keşfediliyorlar, tam kimlerin olduğu anlaşılamıyor. Ama tabii sonra anlaşılınca da müthiş bir şey oluyor.

Nasıl olmasın ki? Mısır tarihinin en bilinen firavunlarının hemen hepsi oradaydı dün. 2. Ramses, 3. Ramses, 1. Seti, Kraliçe Hapshetsut, 3. Tutmosis ve daha nicesi. Hepsi Yeni Krallık firavunları… 🙂


Benim en sevdiğim hikaye de Hatshepsut ile 3. Tutmosis ile ilgili. Ömür boyu birbirleriyle çekiştiler. 3. Tutmosis üvey annesini tarihten silmeye bile çalıştı, ama Kahire Müzesinde yanyana yatıyorlardı. Dün de araçları ardarda geçti. Ama ne hikaye…
Böyle tek tek girince ne hikayeler var. Mesela 3. Ramses var. Mısır’ın büyük fatihi. Bir Tapınağı var muazzam. Ama karıları başını yiyor adamın, hareminde öldürülüyor.1. Seti ise Mısır’ın en bilge hükümdarı. Hz. Musa’yı yetiştiren firavun o. Oğlu 2. Ramses ise en meşhur firavun.Ne hikayeler ne hikayeler… 🙂

(Törenin videosunu Youtube’da “Pharaoh’s Golden Parade” başlığı ile aratıp izleyebilirsiniz.)