Evim Evim Güzel Evim…

3.335 views

“Bekleme; “doğru zaman” asla gelmeyecektir. Bulunduğun yerde başla ve senin emrinde olabilecek her türlü araçla çalış! Gideceğiniz yol üzerinde daha iyi aletler bulunacaktır.” – Napoleon Hill

Kendinizi en fazla neredeyken çok iyi hissediyorsunuz? Bu sorunun cevabı benim için kesi̇nli̇kle “EVİM”:) Yaşadığımız ya da en çok zaman geçirdiğimiz yer ile aramızdaki enerjisel uyum, inanın sandığımızdan çok daha önemli. Dolayısıyla, bizim enerjimize uygun olmayan bir yerde uzun süreler geçiriyorsak, kendimizi yükseltmemiz şurada dursun, iyilik halimizi korumamız bile oldukça zor olacaktır.

Hemen hepimiz için evlerimiz, en çok zaman geçirdiğimiz yerlerin başında geliyor. Sonrasında ise işyerlerimiz bunu takip ediyor. Ancak ben bu yazının odağını, evlerimizin enerjisini yükseltmek üzerinde tutacağım. Elbetteki burada önereceğim yöntemlerin bazıları işyerlerinde de uygulanabilir. Dolayısıyla, uygulama konusundaki çeşitliliği sizlerin hayal gücüne bırakıyorum.

Öncelikle evin enerjisi deyince ne anlıyoruz? Şuna inanıyorum ki, “RUH” dediğimiz şey, sadece “canlı” olarak tabir ettiğimiz varlıklar için geçerli değildir. Ruh, bu evrende var olan herşeyin içinde ve dışındadır. Dolayısıyla, tıpkı bizler gibi evlerimizin de birer ruhu vardır. İşte bu ruhu onurlandırmak, evimizin enerjisel titreşimini artırır. Aksi takdirde, aşağıda bahsedilen yöntemleri uygulamak tek başına bir anlam ifade etmez. Onlara anlam katan, eylemlerimizin arkasındaki samimi niyetimizdir. Evi̇n ruhunu onurlandırma niyetiyle yaptığımız herşey bize istediğimiz sonucu verecektir.

Evimizin enerji seviyesini ölçme konusunda referans alacağımız yegane kıstas içimizdeki “yuvada olma” duygusudur. Bu duygu herkes için farklı anlama gelebilir. Örneğin benim için bu duygu kendini çok özgür hissetmek gibi bir şey. Tarifi biraz zor ancak sonsuz sınırsız bir oyun alanında olma duygusu denebilir. Bir başkası için ise bu duygu huzur olabilir. Dolayısıyla, yuvada olma hissinin bizdeki karşılığı her ne ise, bunu içimizde gözlemleyerek evlerimizin enerjisini farkedebiliriz.

Evimizin enerjisi üzerinde yaptığmız çalışmaları üç ana başlık altında inceleyebiliriz.

  • TEMİZLİK: Düşük frekanslı enerjileri temizleme
  • YÜKLEME: Yüksek frekanslı enerjileri davet etme
  • KORUMA: Yükseltilen enerjiyi koruma

Şimdi her biri için yapabileceklerimize bir göz atalım…

DÜŞÜK FREKANSLI ENERJİLERİ TEMİZLEME

Fiziksel Temizlik: Evlerimiz fiziksel olarak temiz değilse, enerjisel olarak da temiz değildir. Ayrıca evin dağınıklığı da enerjileri olumsuz yönde etkiler. Herkes için geçerli midir bilemiyorum ancak benim zihnim dağınıksa, evim de otomatik olarak dağınıktır. Eğer zihnim rahat ve dinginse, evim de gayet düzenli ve derli topludur. Önceleri bu ilişkiyi farkedemediğim için, evi bazen nasıl da çabuk dağıttığımı anlayamıyor ve kendi kendime kızıyordum. Şimdi ise hemen şunu soruyorum “Esra, kafanda neyi döndürüp duruyorsun?” Bunu hallettikten sonra evdeki dağınıklık da kolaylıkla toparlanıyor.

Havalandırma: Kapı ve pencereyi açıp, özellikle sabah saatlerindeki o taze havanın içeri girmesi bile başlı başına bir yenilenmedir. Enerjiler her zaman çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru hareket ederler. Dolayısıyla, evlerimizdeki ağırlaşmış yoğun frekanslı enerjiler, kapı ve pencerelerden dışarı çıkacak ve dışarıdan gelen yüksek frekanslı enerjiler ise içeriye dolacaktır.

 Adaçayı Yakma: Beni̇m en favori̇ temizlik yöntemlerimden bi̇ri̇di̇r. Adaçayını yakıp, oluşan duman ile tüm evi köşe bucak dolaşırım. Adaçayının kokusuna ise bayılırım. Bu yöntem, kızılderililer tarafından kutsal ritüeller öncesi kötü enerjileri kovmak için kullanılırmış. Dolayısıyla evinizi belli aralıklarla adaçayı dumanı ile temizlemenizi çok tavsiye ediyorum. İçinde adaçayını yakmak ve sapından kolayca tutup, külleri savurmadan evi dolaşmak için ise cezve gibi bir şey kullanabilirsiniz. Adaçayı denince akla ilk olarak içimlik çay geldiğinden, aktarlarda daha çok yaprakları satılıyor. Halbuki sapıyla beraber olması, adaçayını yakmanızı kolaylaştıracaktır.

Tuzlu Su Kapları: Tuzun, düşük frekanslı enerjileri emme özelliği vardır. Bir kap suya, bir avuç kadar tuz koyup özellikle evinizin köşelerine koyabilirsiniz. Tuzlu su, evinizdeki düşük frekanslı enerjileri mıknatıs gibi çekecek ve onları hapsedecektir. Ancak bu suyu 1-2 günde bir değiştirmeniz gerekir. Düşük frekansla aşırı derecede doymuş olan tuzlu su, bir süre sonra evinizi temizlemek yerine kirletmeye başlayabilir.

Kurşun Döktürme: Baştan söyleyeyim, ben evime yada kendime hiç kurşun döktürmedim. Batıl olduğunu düşündüğüm i̇çi̇n deği̇l. Aksi̇ne, bu tür yöntemlerin bizlerin Şaman geçmişinden geldiğini düşünüyor ve saygı duyuyorum. Atalarımız yüzyıllardır bunu uyguluyorsa bir bildikleri vardır değil mi ama:)

YÜKSEK FREKANSLI ENERJIYI DAVET ETME

Mumlar: Özellikle beyaz mumlar melek enerjilerini evimize davet eder. Ben her akşam yatmadan önce, evimin belli köşelerine, çeşitli niyetler tutarak tealight mumlardan yakmayı çok seviyorum. Hem çok güzel bir ortam oluyor hem de yüksek frekanslar evime doluyor.

Tütsü/Aromatik Yağ Yakma: Vazgeçilmezlerimdendir. Hemen hergün evimde tütsü yakarım. O kadar çok tütsü ve aromatik yağ çeşidi var ki, eminim aralarından bir tanesi size de hitap edecektir. Kimyasal malzemeler kullanılarak yapılan sprey kokuları kullanmaktansa, bu tür doğal tütsü yada yağları tercih etmek, hem enerjisel hem de sağlık bakımından çok daha iyi değil mi?

Taze çiçekler: Evimizde yetiştirdiğiniz çiçekler yada vazoya koyduğumuz bir buket taze çiçeğin, evimizin enerjisinde yarattığı mucizeye hepimiz tanık olmuşuzdur. Çok sık olmasa da evime özellikle bol kokulu çiçekleri almayı seviyorum. Onların sularını hergün değiştirerek, daha kalıcı olmalarını sağlıyorum. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, kurumuş yaprakları hergün temizlemek ve ölü bitkileri evde barındırmamak. Çünkü bunlar evimizin enerjsini yükseltmek yerine düşüreceklerdir.

Himalaya Tuzu Lambası: Artık hemen her yerde kolaylıkla bulunan himalaya tuzu lambalarına bayılıyorum. Himalaya tuzu lambaları, bulundukları odaya negatif iyon verirler ve böylece hava kalitesini yükseltirler. Odanızın büyüklüğüne göre çeşitli ebatlarda bu lambaları temin edebilirsiniz. Himalaya tuzunun aktif olarak çalışması için ısınması gerekiyor. Uzun süre ışığı yakılmayan himalaya tuzunun nemi bir süre sonra akıyor. Dolayısıyla, içindeki lambayı açık tutarak, bu ısıyı yaratabiliriz. Benim yatak odamda, başucumda gün boyu açık duran bir lambam var. Elbette ki, bir süre sonra bu kadar uzun süre aralıksız açık kalmaktan dolayı içindeki ampülün teli kopuyor. O yüzden, elektrikçiden almışken en az 5-10 tane ampül alın ki, sizi yıl boyunca götürsün:)

Kristaller: Kristaller çok özel bilinçli varlıklardır. Bilgiyi enerjisel seviyede hafızalarında tutabilirler. Dolayısıyla da programlanabilirler. Örneğin, evimize koşulsuz sevgi ve ışık enerjisi yaymak üzere bir kristali programlayabiliriz. Ancak unutmamalıyız ki, kristaller etraftaki enerjileri de kaydederler. Bu sebeple kristallerin sık sık temizlenmesi gerekir. Pekçok yerde kristalleri temizlemek için, ılık su ile yıkanması ya da toprağa gömülmesi gibi yöntemler önerilir. Bunlar elbette ki doğru. Ancak katıldığım bir eğitimde,  bu temizliği kendi niyetimizin gücüyle de yapabileceğimiz söylendi. Nasıl ki, niyetimizle bir kristali programlayabiliyorsak yine aynı şekilde “şimdi senin üzerindeki tüm programları siliyorum” diyerek onu temizleyebiliriz. Ve bu temizlemeden sonra yine istediğimiz bir şekilde yeniden programlayabiliriz. Bu işlem yalnızca evimizdeki kristaller için değil, üzerimizde taşıdığımız, pırlanta yüzük dahil diğer tüm kristal takı ve aksesuarlar için de yapılmalıdır.

Dekoratif objeler: Evimize hangi enerjiyi çekmek istiyorsanız, metaforik olarak onu simgeleyen dekoratif malzemeleri (tablo, biblo, vs) evimizde kullanabiliriz. Örneğin, Mevlana’nın enerjisini davet etmek için, sembolik olarak, semazen yada mevlevi figürlerini çeşitli yerlerde kullanabiliriz. Yada melek figürleri ile evimize melek enerjisini çekmeye niyet edebiliriz. Buradaki̇ amaç asla bu objeleri putlaştırmak deği̇ldi̇r. Çünkü bu dekorasyon malzemelerinin esasen hiçbir gücü yoktur. Ancak onlara baktıkça simgeledikleri güzel enerjileri de hatırlarız. Örneğin geçenlerde evime Tchibo’dan Buda çeşmesi aldım ve bolluk bereket köşeme koydum. Sürekli devir daim olan su şırıltısının yarattığı enerji ve led ışığın yarattığı ambians o kadar güzel ki… Eğer hala daha satıştaysa kaçırmadan hemen alın!!!

Müzik: Müzik, her ortamı en hızlı şekilde değiştiren en keyifli araçlardan biridir. Evinizde müzik eksik olmasın. Benim evimde radyo, 7/24 hep açıktır. En çok Joy FM çalar. Evde olmasam bile radyoyu açık bırakırım ki, müzik evimin enerjisini hep yüksek tutsun. Ayrıca, eve döndüğümde, güzel bir melodinin beni karşılamasının keyfi de bambaşka:) Bir de giriş kapımın hemen yanıbaşında asılı bir rüzgar gülüm var. Her eve girdiğimde ona şöyle bir el atıp çalarım ki, evimin ruhu benim geldiğimi anlasın:)

YÜKSELTILEN ENERJIYI KORUMA

Düzenli olarak enerjisel temizlik ve yükleme yapma: Evimizin enerjisini korumak için, enerjisel temizlik ve yüklemeyi belli bir rutinde yapmak önemlidir. Evimizde hasta biri varsa, sıklığını artırmak gerekebilir. Diğer yandan, çok düşük frekanslı insanlar (çok yoğun öfke taşıyan, hasta, vs) ziyaretimize geldiyse yada evde bir tartışma yaşandıysa bunun akabinde de hemen bir enerjisel temizlik ve yükleme yapsak iyi olur. Böylece bu düşük frekanslı enerjileri, evimizde uzun süre barındırmadan uzaklaştırmış oluruz.

Tuvalet ve Banyo Kapılarını Kapalı Tutma: Tuvalet ve banyolardaki giderler, evin enerjisini yutan yerlerdir. Dolayısıyla, tuvalet ve banyo kapılarının her daim kapalı olması evimizdeki yüksek enerjiyi koruyacaktır. Bunun dışında diğer tüm oda kapılarının açık olması, evdeki enerjinin serbestçe dolaşabilmesi bakımında oldukça faydalıdır.

Çöpleri sık sık evden çıkarma: Evimizdeki çöpü çok biriktirmeden sık sık atmalıyız. Biriktirmek zorundaysak da, mutfak balkonu gibi, evin dışında bir yerde biriktirelim ki, en azından yaşam alanımızı etkilemesin.

Kilima-hava temizleyici filtrelerini değiştirme: Evimizde kullandığımız klima yada hava temizleyicisi gibi ürünlerin filtrelerini zamanı geldiğinde değiştirmeliyiz. Hem sağlık açısından hem de enerjisel açıdan bu çok önemlidir.

Ev Hayvanlarını mutlu etme: Evimizde evcil hayvanımız varsa, onların ihtiyaçlarını zamanında karşılamalıyız. Unutmayalım ki onlardan biz sorumluyuz. Evde yaşayan mutsuz bir hayvan etrafına düşük frekanslı enerji yayacaktır. Hem bu sevimli dostlarımızın mutluluğu, hem de evimizin enerjisi için bu konuda hassas olmalıyız.

Nasıl ki hayatta, bazı kişilerle ilişkilerimiz doyum noktasına ulaşır ve yollarımız ayrılır, aynı şekilde, o zamana kadar gayet rahat yaşadığımız evimizin de bize verdiği hizmet bir gün gelir ve tamamlanır. Ne yazık ki, bunu anlamamız bazen vakit alabilir. Çünkü taşınmayı gözümüzde büyütür ve sürekli ertelemeye çalışırız. Ne var ki evin ruhu çok daha kararlı bir şekilde harekete geçer ve o güne kadar yaşatmadığı sorunları yaşatmaya başlar. Esasen, amacı bize zorluk çıkartmak değil, ilerlememiz gereken kendi sürecimizde bizi desteklemektir. Burada yapılması gereken tek şey haberi almak ve haberciyi serbest bırakmak. Unutmayalım ki yeni evimiz bir yerlerde bizi sabırsızlıkla bekliyor:)

Gördüğünüz gibi bu yöntemler oldukça basit ve günlük hayatta kolaylıkla uygulayabileceğimiz şeyler. Tek yapmamız gereken yeni bir farkındalık ve samimi bir niyetle, evlerimizin ruhu ile temasa geçip bu bağı kuvvetlendirmek. Nasıl ki bu ruhumuzun mabedi bedenimiz ise, bedenimizin mabedi de evlerimizdir. Bu dünyaya insan deneyimi yaşamak için gelen özgür ruhlar olarak, özlemini çektiğimiz gerçek yuvamızı, evlerimizden başlayarak burada da  yaratabilir, koşulsuz sevgi ile tüm dünyayı kuşatabiliriz.

“Siz, ruhsal deneyim yaşayan bir insan değil; insani deneyim yaşayan bir ruhsunuz” – Telihard de Chardin

Yorum Yapın