|
Bütün
dünyayı dehşete düşüren Asya kıyılarının bir bölümünü ve ötesini vuran tsunami
felaketi sonrası insanlık yeni bir doğal felaket kavramıyla daha tanıştı ve
dudaklarında aynı soruyla kalakaldı;
- Bu
tür bir felaket bir daha olur mu? Ve olursa nerede olur?
Maalesef, bilimsel araştırmalar bu sorunun muhtemel cevabını şüpheye yer
bırakmayacak bir biçimde çoktan vermiş durumda;
-
Evet, bu felaket yine olur! Muhtemel hedef yeri ise Amerikanın batı kıyıları
ve Bostonun önemli bir bölümü...
Bu
cevabın en kötü yanı ise hedef bölgede 50 metreye varacak dev dalgaların
yaratacağı bir mega-tsunami sonucunda en çok hasar görecek yerin, Boston gibi
kalabalık bir şehir oluşu. Ama felaket sadece bu bölgeyle kalacak sanıyorsanız
büyük bir yanılgıya düşüyorsunuz. Çünkü tahminler maalesef bunun daha ötesinde
bir felaketi haber veriyor...
KIYAMET SENARYOSU MU?
Daha
birkaç ay önce bazı jeologlar, Kanarya Adaları'nda bulunan bir volkanın
patlaması durumunda, Atlantik Okyanusu'nda büyük sarsıntılar gerçekleşeceğini
ve bu sarsıntıların oluşturacağı dev dalgaların, jet hızına ulaşarak bir
çırpıda okyanusu aşıp, ABD kıyılarını vurabileceğine dair endişelerini dile
getirmişlerdi. Ama henüz Aralık ayı içinde meydana gelen felaketin yarattığı
yıkım gözler önüne serilmemişti ve bu da kıyamet senaryolarından her hangi
birisi gibi algılandı.
2004
yılının Aralık ayının 26. günü geldiğinde dünyanın dehşetle izlediği asrın
felaketi gerçekleşti. Hint Okyanusunda deniz dibinde meydana gelen şiddetli
deprem, akıllara durgunluk verecek bir biçimde önüne gelen canlı, cansız ne
varsa silip süpürdü. Azgın dalgalar geri çekildiğinde ardında milyarlarca
dolarlık maddi kayıp ve kimlikleri bile belirlenemeyen sayısı yüz bini geçen
cesetler bırakmıştı.
Yarattığı yıkım bir yana insanoğlunun doğa karşısındaki çaresizliğinin altını
kırmızı renklerle çizen hatta çerçeveler içine alan bu felaket, dikkatleri
bilim adamları tarafından kısa bir süre önce ortaya atılan senaryonun üzerine
çekti.
TSUNAMİ FELAKETLERİ ÇOK CAN ALDI
Uzmanların iddiası boş değil. Depremlerin tsunami yaratma etkileri ve
tsunamilerin çok sayıda can kaybına sebep olduğu zaten biliniyor. Dünya
aslında tsunami tehlikesiyle bir çok kez yüz yüze kalmış durumda;
*27
Ağustos 1883
Endonezya-Krakatao Yanardağı patladı. Boyları 30 metreye ulaşan dalgalar
sonucu Java ile Sumatra kıyılarını süpüren tsunami, 36 bin insanı ölümüne
sebep oldu.
*15 Haziran 1896
Sankriku Tsunamisi Japonyayı vurdu ve 26 bin insanı öldü.
*31 Ocak 1906
Büyük Okyanusun deprem dalgası yüzünden oluşan tsunami sonucunda 1500 kişi
öldü.
*Alaskada
Lituya Körfezinde, 9 Haziran 1958deki heyelanlar tsunamiye neden oldu. 90
milyon ton kaya 915 metreden körfeze aktı ve 530 metrelik dalgalar oluşturdu.
Dalgalar geri çekildiğinde 10 kilometre karelik bir alanın çıplak kayalardan
ibaret kaldığı görüldü.
*22 Mayıs 1960
11 metre yüksekliğindeki tsunami, Şilide bin, Hawaiide 61 kişinin ölümüne
sebep oldu.
*6 Ağustos 1976
Pasifikde oluşan tsunami sonucunda Moro Körfezinde 5 bin kişi hayatını
kaybetti.
*17 Temmuz 1998
Papua-Yeni Ginenin kuzeyinde yer sarsıntısı dalgası sonucu oluşan azgın
dalgalar, 2313 insanın ölümüne sebep oldu.
DEV DALGALAR BU KEZ NERELERİ VURACAK
Bir
İngiliz ve ABDli iki araştırmacının iddiasına kaynak olan yer, Kanarya
Adalarından La Palmada bulunan Cumbre Vieja yanardağı. Kaliforniya
Üniversitesinden Stewen Wards ve Londra Üniversitesinden Dr. Simon Dayin
teorilerine göre bu yanardağ yaklaşık 200 yılda bir patlıyor ve güçlü bir
patlamanın yaşanması durumunda bakın neler olması bekleniyor;
*Atlantik Okyanusunda bir anda veya zaman vermek gerekirse yaklaşık on dakika
sonra, 900 metreye varan dev bir su kütlesi oluşuyor.
*Bu
kütlenin oluşmasının ardından 100 metrelik akıl almaz büyüklükteki dev
dalgalar oluşuyor ve bu dalgalar büyük bir hızla, ABD ve Batı Afrika
kıyılarına ulaşıyor.
*Aynı
dalgalar, yaklaşık olarak üç saat sonra bu kez boyları 20 metreye düşmüş halde
Portekiz ve İspanya kıyılarına ulaşıyor.
*Hemen
ardından yüksekliği yaklaşık olarak 15 metre civarına inen dev dalgalar, altı
saat içinde Fransa ve İngiltere kıyılarına ulaşarak yaklaşık üç kilometre
kadar karadan içeri giriyor.
*Bu
felaketin üzerinden dokuz saat geçtikten sonra ise, dev dalgaların ABD'nin
Florida ve Karayip kıyılarını vurması bekleniyor.
*New
York ve Boston'a ulaşacak 'mega-tsunami', Brezilya'dan Kanada'ya tüm kıyı
şeridini silip süpürüyor.
*Kanadaya 50 metreye ulaşmış bir biçimde varması beklenen dalgalar,
kilometrelerce içeri giriyor. Bu doğal felaketten en çok payını alanlarsa
liman şehirleri ve nehirlerin denizlerle buluştuğu bölgeler. Bunun nedeni ise
nehir ağızlarından içeri girecek dalgaların büyük bir hızla iç bölgelere
ulaşarak, öldürücü etkisini buralara kadar taşıyacak oluşu.
Böylece kıyı kentleri yok olup, bölge bataklığa dönüşüyor.
ELVEDA BOSTON
Bilim
adamları tarafından bir tür kıyamet uyarısı gibi algılanan bu senaryonun asıl
dayanağı; Kanarya Adalarında ki patlamanın ardından La Palma Adasında
bulunan ve adanın yarısını oluşturan ağırlığı 5 milyon ton olarak tahmin
edilen, yaklaşık 542 kilometrelik dev kaya kütlesinin yerinden oynaması
ihtimali. Yerinden oynayıp Atlantik Okyanusunun ortasına düşecek olan bu
kaya, yarattığı etki sonucunda 900 metreye varan dev bir su kütlesi oluşmasına
sebep olacak. Uzmanlar, bu düşmenin yaratacağı dev dalgaların etkisiyle mega-tsunami
olayının meydana geleceğini tahmin ediyorlar. Zaten son kez 1949da harekete
geçen Cumbre Viejanın, adanın batı kıyılarını sular altında bıraktığı da
gözlemlenmiş durumda.
İngilterede Londra Üniversitesine ait Tehlike Araştırma Merkezi Müdürü
Benfield Grieg ve Dr. Simon Dayin ifadesine göre bu olayın sonucunda
İngiltere, ABD, Kanada ve Afrikanın önemli bir bölümü sular altında kalacak.
Boston, New York ve Miami şehirleri ise tarihe karışacak.
Laboratuar ortamında gerçekleştirilen deneyler dev dalgaların Boston şehrini
ve ABDnin batı kıyılarını 50 ila 100 metreye varan dalga yüksekliği ile nasıl
vuracağını açık bir biçimde gözler önüne sermiş. Dr. Sayin ifadesine göre
dalgalar Binaları, ağaçları, yolları yani her yeri ve her şeyi silip
süpürecek.
Tehlike Araştırma Merkezi Müdürü Benfield Grieg, söz konusu adanın sismik
ölçümleri yapabilecek cihazlarla donatılması gerektiğini ve kayanın teknik
donanımlarla takibe alınması gerektiğini her fırsatta tekrarlıyor. Dr.
Simonun ifadesine göre Atlantik kıyılarının coğrafyasını tamamen değiştirecek
bu felaketin öncesinde, şehirleri boşaltmak için gerekli olan zamanın
bulunması şu an ki yöntemlerle imkansız bir şey.
ÖNLEMEK İMKANSIZ AMA ÖNLEM MÜMKÜN
Asya
felaketinin boyutları belli olduktan sonra tsunamilere karşı dünya çapında bir
erken uyarı sistemi kurulması gerektiği ortaya çıktı. Buna dair bir yasa
tasarısının Amerikan Senatosuna sunma hazırlıkları ise halen sürüyor.
Tasarıyı hazırlayan Senatör Joseph Lieberman Okyanus tabanındaki basınç
değişikliklerini ölçen ucuz bir sistem olsaydı, Sri Lanka, Tayland ve diğer
ülkelerde ölen binlerce insanın, dev dalgalardan zamanında haberdar edilmesi
de mümkün olurdu. sözleri iler ki tarihlerde olabilecek muhtemel felaketlere
karşı bir takım önlemler alınması gerektiğini işaret ediyor. Lakin böyle bir
sistemin kurulması için on milyonlarca dolar gibi bir harcamanın yapılması
gerektiği de bir gerçek. Ama Senatör, tasarıyla sunacağı teklifin Senatodan
geçeceğine dair oldukça umutlu bir ruh hali içinde. Asyada 146 bin kişinin
öldüğü ve milyonlarca dolarlık zararın meydana geldiği göz önüne alınırsa,
aslında bu yatırımın ödenen bedeller karşısında oldukça mütevazi bir bedel
olduğu düşünülebilir. Bu sistem sayesinde Pasifik, Hint ve Atlantik
okyanuslarında oluşturulacak ve yerel sistemlerle eşgüdümlü olarak çalışacak
ölçüm merkezleri sayesinde, sahillerde yaşayan binlerce insan belki de hayatta
kalmayı başaracak. Belki bahsi geçen mega-tsunami yakın bir zamanda
gerçekleşmeyecek ama İngiliz Hükümeti görevlisi Sir David Kingin söylediği
gibi erken uyarı sistemi çok yetersiz ve bugün için sadece Hawaiide böyle bir
sistem işliyor. Bu sistemin kuruluşu da 1946 yılında Hawaiiyi vuran ve 159
kişinin ölümüne yol açan felaketin ardından kurulmuş. Tam dört yıl sonra
tekrar tsunami gerçekleşince ne kadar isabetli bir karar olduğu da anlaşılmış.
Çünkü Tsunami bu kez yüz binlerce dolarlık hasar yaratsa da hiç can kaybına
neden olmamış.
1964
yılında Alaska kıyılarında yaşanan bir felaket, bu bölgede de erken uyarı
sisteminin kurulmasını gerekli kılmış. Çünkü Tsunami okyanusların tabanında
çok hızlı hareket edebildiği için havadan görülmeyebilir ve gemiler tarafından
fark edilmeyebiliyor.
NE KADAR YAKIN?
İstatistiklere dayanarak, her 200 yılda bir faaliyete geçtiği söylenen Cumbre
Vieja yanardağı, çok şükür ki en son 1949 yılında faaliyet göstermiş. Bu
yüzden her an yeniden patlama tehlikesi taşısa da uzak bir tarihte aktifleşme
potansiyeli daha yüksek. Ama Mega-tsunaminin yakın bir tarihte
gerçekleşeceğinin iddia edilmesi nasıl bilimsel bir gerçek olarak kabul
edilemezse, çok uzak bir tarihte gerçekleşeceğini söylemekte aynı ölçüde
bilimsel değil.
Fakat
bilim adamları bir konudan çok emin; Dünya üzerinde bir çok volkan var ve
ileri tarihlerde daha ne kadar volkanın aktifleşebileceği bilinemiyor. Hatta
bunlardan bazı noktaların, gelecek 10 bin yıl içinde tekrar aktifleşme
ihtimali oldukça yüksek.
(İlk
Yayın: Esquire Türkiye - Şubat 2005) |