|
21.
yüzyıldayız. Teknoloji aldı başını gitti
Bilimsel bilgi sınır tanımıyor.
İnsan beyinin, evrenin, DNAnın tüm sırları birer birer dökülüyor ortaya
Sizin bilgisayar başında geçirdiğiniz şu zaman zarfında uzaya asansör inşa
ediliyor bir yerlerde. Tarih kitaplarında eskiden insanların Aya taptıklarını
okuyunca şaşırıyor, inanamıyorsunuz. Sonra da o dönem için mantıklı bile
olduğunu düşünüyor, geçmiş insanının küçük zavallı beynine acıyarak bakıyor,
bugün insanın ayak basmış olduğu bir gökcismine bu kadar anlam yüklemelerini
anlayışla karşılamaya çalışıyorsunuz.
Ve şimdi okumak üzere olduğunuz yazı iki bacak arasına sıkışmış lüzumsuz bir
mukoza parçasına dünya ahalisi olarak verdiğimiz hayati önemle ilgili
Kadın olmanın en büyük zorluğu ne her ay yaşanılan özel günler, ne de doğum
esnasında çekilecek olan sancılardır. Kadın olmanın en büyük zorluğu cinsel
uzvunuzda taşımakta olduğunuz kutsal emaneti şeytani erkek güçlerine karşı
savunabilmektir. Ve bu kutsal görev ergenliğe girişinizle başlar. Öyle bir
emanettir ki bu, sadece seçilmiş olan ulaşmalıdır ona. Neonuzu (halk
dilinde: koca) bulduğunuz zaman onu gönül rahatlığıyla teslim edebilirsiniz.
Ancak o zamana kadar emanetinizi her tür tehdit edici güçten, hatta zaman
zaman kendinizden korumakla yükümlüsünüzdür.
Tüm Holywood endüstrisi sizi lise bittiği halde bekaretinizi bozmamış
olmamanızın ne kadar cool olmayan bir şey olduğunu kafanızın içine kazımaya
çalışırken, 90-60-90 görünüp erkeklere kendinizi en iyi şekilde
pazarlayabilmeniz için binlerce öneriyle dolu genç kız dergileri yaşınızın
bu iş için ne kadar erken olduğunu söyler durur. Aileler zaten duydukları anda
bacaklarınızın çatır çatır kırılacağını size kibar bir dille ifade etmiştir
çoktan. Arkadaşlar ise meraklıdır ve birimizden biri yapsın da ne meretmiş
öğrenelim diye umut ederler.
Bu ve benzeri karşıtlıklar arasında siz modern bakış açınızı korumaya
çalışırsınız. Nihayetinde siz eğitimli birisinizdir. Zamanında bir sürü fen
dersi almışsınızdır. Ve hatta felsefe, mantık, sosyoloji
İnsanlar varlığı
sorgularken sizin yapmak ya da yapmamak? diye sormanız çok basitçe görünmeye
başlar gözünüze. Erkeklerin tek derdinin o iş olabileceğine dair
söylentilere inanmazsınız. İki insan birbirini seviyorsa ve iki taraf da hazır
hissediyorsa
Karşılıklı saygı ve güven varsa
İşte bu tür şeyler.
Derken bir gün yan masanızda oturan arkadaş grubundan bir kızla bir erkeğin
arasında öyle bir diyalog geçer ki
Şşşt baksana.
Hı?
Sen bakire misin?
Sana ne be.
Ne kızıyorsun merak ettim.
Etme.
İyi
Bak eğer öyleysen ve yapmak istersen bana gelebilirsin. Çok paket açtım
bugüne kadar.
Ve işte o tüm modern mantıklı düşünceleriniz camdan uçup gidivermiştir
Teklifi getiren çocuğun suratına tip tip bakmakla yetinirsiniz sadece. Kendi
ilişkinizi düşünürsünüz. Erkek arkadaşınızın size hayran hayran bakan
gözlerini düşünürsünüz. Uygun bir zamanda onunla yapmayı düşündüğünüz ve iki
vücudun birleşip tek vücut haline gelmesi olarak gördüğünüz mucizevi olayın
erkek arkadaşınızın lugatında da paket açma olarak yer almasından
korkarsınız.
Böylece planlar biraz olsun ertelenmiş olur. Bu süre zarfında siz yine her tür
cinsel aktivitenizi gerçekleştirir, ama iş o noktaya gelince dur demeyi
marifet bilirsiniz. Bir yandan da bu zarlı olma/zarsız olma kavramının toplum
içindeki yeri iyice gözünüze batmaya başlar. Örneğin bir kurs esnasında
Hocam
kusura bakmayın evde kalmış benim defter.
Bakarım kusura. Kocaman kadın oldun hala.. Ay pardon kız oldun.
Kadınlıkla kızlığın farkının neden ay pardonluk olduğunu hiçbir zaman
anlayamazsınız
Aynı, erkek arkadaşlarıyla birlikte olmuş kızlara neden kevgir
dendiğini anlamadığınız gibi
Olayın dini boyutları ayrı bir sıkıntı verir insana. Günah olması bir yana,
madem evlenene kadar yapmak yasak olacaktı neden 13-14 yaşımda başladı bu
duygular? diye sorarsınız kendinize. Demek ki 13-14 yaşında evlenmek
gerekmektedir. Yasalarca o da mümkün değildir. Ne yapmalıdır, ne etmelidir o
zaman?
Genç bir kızken her şey çok zor ve çok karmaşık gelir insana. Genç bir kızken,
genç bir kadın olma düşüncesinden ürkersiniz.
Bu şekilde aylar, bazen yıllar geçer. Onu düşünür, bunu düşünür; işinden
içinden çıkamayıp hiçbir şey yapmama kararı alırsınız. Sonra ondan da tatmin
olamayıp sil baştan düşünmeye başlarsınız.
Bir gün, nasılsa artık, ikna edersiniz kendinizi.
Bir gün, hiçbir şey düşünmezsiniz.
Bir gün, bir gece, sadece yaparsınız.
Sabah kalktığınızda hiçbir şey değişmemiştir. Hayat kaldığı yerden devam eder.
Ne sanıldığı gibi gelişip kadın olmuş, ne de namusunuzdan büyük bir parça
eksiltmişsinizdir.
Ne bir eksik, ne bir fazlasınızdır.
Sadece sizsinizdir.
Siz.
Kendiniz,
ve tercihleriniz
|