|
Toplumumuzda
Fahişe denildiği zaman (fahişe aslında yazılarda ve RTÜK Türkçe’sinde çok
kullanılır, toplum bunu “orospu” diye telaffuz eder) her zaman akla ahlak dışı
bir eylem gelir.
Önce
etimolojik olarak açıklarsak, fahişe, fuhuş, yani yasa, töre dışına çıkmak,
aşırılık yapmak, kökünden gelmektedir. Fahişe de bu eylemi yapandır (Aynı
şekilde fahiş fiyat dediğimizde ölçü dışına çıkan anlamındadır). Orospu
sözcüğü ise, Farsça’dan geçmiştir ki, ruspi sözcüğü Farsça’da toplum içinde
suçsuz kadın anlamına gelmektedir (Eyüboğlu) .
Aslında gerçekten de fahişeler eski toplumlarda saygın kadınlardı ve yaptığı
eylemler kutsaldı. Eski dillerde fahişe ve rahibe sözcüklerinin de aynı
kökenden gelmesi bunu göstermektedir.
Sn.
Muazzez İlmiye Çığ Hanımefendi’nin “Ortadoğu Uygarlık Mirası” adlı kitabından
yapacağımız bir alıntı bu konuda daha da iyi bilgi verebilir:
«Sümer Mabedlerinde, özellikle de Aşk Tanrıçası’nın mabetlerinde, rahibeler
fahişelik yapıyorlardı. Bu bir Tanrı görevi sayılıyor, bunlara kutsal kadın
gözüyle bakılıyordu. Ayrıca, diğer kadınlardan ayrılmaları için başlarını
örtmeleri gerekiyordu. Daha sonraki çağda bu gelenek, evli ve dul kadınlara
da uygulandı. Sümerliler, onları da , meşru seks yaptıkları düşüncesi ile
kutsal fahişe sınıfına sokmuşlardır. […]»
Herodot da benzer şeyler anlatmakta, her kadının bunu bir görev olarak da
yaptıklarını söylemektedir. Aslında burada, tapınakta yapılan cinsel eylem,
hazza yönelik olmaktan çok, Kutsal dölleyici olay olan Hieros Gamos (Kutsal
Birleşme, yani Tanrı ile Tanrıça’nın birleşmesi ve Tanrı’nın toprağı yani
Tanrıça’yı döllemesi) eylemini yenilenmesidir. O eski zamanlarda varolan bu
eylemin yinelenmesi aslında sürekliliği sağlamaktadır.
Bu
kadınların bir bakım genç erkekler için inisiyatör görevi gördüğünü de
söyleyebiliriz. Aynı şekilde Gılgamış efsanesinde de bir fahişe Enkidu için
inisiyatör görevi görür (Günümüzde Karaköy’e giden bir genç inisye olmak
yerine seksten soğuyabilir). Bu bağlamda aslında kutsal fahişe bir tür
inisiyatördür.
Arketipik boyutta , “Kutsal fahişe” ya da “Fahişe” arketipi tartışmalıdır.
“Kutsal Fahişe” içinde hem kutsallığı hem de fahişeliği barındırmakla
birlikte, “Kutsal Bakire”den farklıdır. “Kutsal Fahişe” ile “Fahişe” de
aslında birbirlerinden farklıdır.
Bir
erkek için Kutsal Fahişe aslında in illo tempore yapılan cinsel eylemi ona
yeniden yaştan, cinselliğini keşfettiren ve bu şekilde onu anneden kopartan
kadınlıktır. Fahişe ise ona sadece cinselliği yaşatır. Bir erkek kızkardeşini
“kutsal bakire” olarak görürken, onun arkadaşlarını “fahişe” olarak görebilir.
“Kutsal Fahişe” ise tamamen ona erkek olduğunu anımsatacak kadındır. Aynı
şekilde, Kendilerini “Kutsal Bakire” olarak gören kadınlar , aslında bu
arketipi muhtemel bir Elektra Kompleksi sonucu ortaya çıkartmış olup aslında
Kutsal Fahişe olmaktan öte Fahişe arketipini baskın olarak ortaya koymakta ve
derKi’ni bu sayısında sık sık bahsettiğimiz değersizlik sorununu
yaşamaktadırlar. Fahişeliğin bastırılması – ki Hristiyanlıkta Maria Magdelena
ve Kutsal Kap efsaneleri aslında bunu sembolize eder- erkeğin inisiyatik
gelişimine de ket vurmuştur. Günümüzde her kadında bu arketip belli oranlarda
kendini göstermektedir.
Aslında her bu tür kadınlar erkeği, içinde bulunduğu inisiyatik sorundan
kurtarabilecek kadınlardır. Bu kadınların, kendi içlerindeki Kutsal Fahişe’yi,
cinsel enerjinin sürekli bir yenilenme amacıyla da kullanımıdır.
Jung
ekolünden psikolog Nancy Qualls-Corbett, Kutsal Fahişe’yi, “Ritüelik ya da
psikolojik gelişim ile, kendi cinselliğinin ruhsal yanını bulan ve bunu kendi
koşulları içinde yaşayan kadın” olarak tanımlamıştır. Bu tanıma göre
aslında eski Kutsal Fahişe’nin eylemi gibi , kendi içindeki Tanrıça için
yaptığı bir eylem olan cinsellik bir tür aydınlanmaya yönelik eylem de
olmaktadır. Aslında bu aydınlanmayı hem kendinin hem de erkeğinin aydınlanması
olarak da görmek gerekmektedir. Bu bağlamda Kutsal Fahişe, her kadının
keşfetmesi, ortaya çıkartması gereken bir arketiptir. Ancak Fahişe arketipinin
tuzaklarına düşmeden. Kendi değerini sonuna kadar yaşayarak.
|