|
Aranızda
halen fiziksel olarak bakire kız arayan var mıdır bilmiyorum, ama derKinin
okuyucu kitlesinin geneli düşünüldüğünde ve bu kitlenin yaşadığı çevreler de
göz önüne alındığında, bu arayış içindeki birinin bakire kız arkadaş bulabilme
konusunda ne kadar başarılı olabileceği de bir soru işareti bence. Tabii ki
ülkemizin birçok yöresinde bekaret halen önemli bir kriter ve değer konumunda,
ama büyük metropollerde yaşayan, üniversite eğitimi almış veya almakta olan
kişiler, içinde oldukları ortamda bekaretin çok da önemli bir kriter olmadığı
durumunu görüyorlardır diye düşünüyorum. Ha tabii ki bazı arkadaşlarımız ve
önem vermem arkadaş diyen bazılarının bilinçaltları için halen aslanlar gibi
duruyordur yerinde o kavram. Ama doğru düzgün ve güzel ilişkiler yaşamaksa
amaç ve tüm bu güzellikler gelip de kızın bakire olup olmaması noktasında
tıkanıyorsa, kafasında bu gölgelenmeyi yaşayan arkadaşın biraz daha kişisel
gelişime ihtiyacı var diye düşünüyorum ben. Evet, bence de bekaret önemli bir
değerdir, ama fiziksel olarak değil ruhsal anlamda
Öncelikle fiziksel bekaret ile ilgili kişisel görüşümü belirtmek isterim.
Lisedeyken benim idolüm olarak kabul edebileceğim bir hocam vardı ve onun,
sınıfta bekaret konusu tartışılırken söylediği bir cümle benim bu konuya
bakışımı toptan değiştirmişti. Arkadaşlar, eğer kadın erkek eşitliğinden
bahsediyorsanız, bu konuda da bahsetmeniz lazım. Eğer bir kadını bakire
istiyorsanız, sizin de ona bakir gitmeniz lazım. Ama ben bakir değilken,
karşımdakinden bunu beklememde bir problem yok mu sizce?. Tabii bu görüş çok
tartışılmıştı o gün sınıfta, ama benim için hayatımın geri kalan kısmında bu
konuya bakışımı da değiştirmişti. Hatta bir radyo programı esnasında bu görüşü
savunmam sonrasında dinleyicilerin erkek olanları tarafından namussuzlukla
bile suçlanmıştım. Nasıl olur böyle bir şey, bir kere biz erkeğiz diyorlardı
ve zaman içinde kadınların da bir kısmının bu görüşe karşı çıktığını görmüş ve
çoğu zaman kadınların kendilerini bu konuda eşitsiz gördüklerini
gözlemlemiştim. Herkes kendi hayatından sorumlu sonuçta.. Ben buna inandım,
sonraki hayatımı ve ilişkilerimi de bu görüş üzerine biçimlendirdim. Bakire
olan kız arkadaşlarım da oldu, bakire olmayanlar da. Benim için aradaki fark
bir nevi teknik bir durumdu sadece. Bakire olmayanların ise benden önceki
ilişkilerini biliyordum ve hiç de sorun etmedim, çünkü önemli olan benim için
o kızın benimle tanışıp birlikte olmaya başladıktan sonraki durumuydu. Benden
önceki değil.. Ben nasıl onunla tanışana kadar, onu beklemediysem; onun da
beni beklememesi gibi bir durum söz konusuydu doğal olarak ve aşık olduğum,
çok şeyler paylaşabileceğimi hissettiğim bir kızı da sırf böyle bir nedenden
harcamak hatadır bence. Bekaret önemlidir bence de az önce söylediğim gibi,
ama ruhtaysa eğer
Ruhsal
bekaret kavramına ilk defa Sinan Akyüzün Etekli İktidar kitabında rastladım
ve her ne kadar kitapta eleştirebilecek yönler bulsam da, aklımda sürekli olan
ama kavramsal olarak bir türlü dile getiremediğim bu durumu, iki kelimeyle
netleşmiş olarak karşıma çıkardığı için yazara içten bir teşekkür ettim.
Ayrıca bu kitap, ruhsal bakireliğin karşısında olan ve benim ruhsal
kaşarlık olarak nitelendirdiğim bir halin nasıl olduğunu biraz can acıtıcı
biçimde ortaya koyan ve hatta Avrupa Yakası kadınları diye tabir
edebileceğimiz bir kitlenin özgürlük, kendi ayakları üzerinde durmak
maskeleri altında aşksal ilişkilerini nasıl paramparça ettiğini de gözler
önüne seren rahatsız edici bir kitap. Ama olaya sadece maddi anlamda
yaklaşması ve o kadınların neden böyle davrandığının ruhsal olarak
irdelenmemesi açısından da eksik kalmış bir kitap. Evet, bir kadın hırslı,
aynı anda birkaç erkeği çevirebilecek kadar oyuncu olabilir; ama sadece
suçlamanın ötesinde, kişisel deneyimlere dayanarak o davranışlar
irdelenebilirdi diye düşünüyorum (Bir kadının neden böyle davrandığını
anladığınızda kurtulabilirsiniz hazırladığı oyundan ancak). Ama yazarı haklı
bulduğum bir nokta var ki ruhsal kaşar ve oyuncu bir kadınla uğraşmak zor ve
delikanlıyı yoran bir iş. Her babayiğidin de harcı değil hani. En az karşıdaki
kadın kadar çizik bir ruh halinizin olması gerekiyor ki siz de ipsiz bungee
jumping olarak nitelendirebileceğim bu faaliyete katılın. Çünkü ruhen
bekaretini yitirmiş bir kadınla ilişki cidden çok zordur. Peki nasıl olur bu
kadınlar?
Bir
kere az önce de belirttiğim gibi bunlar müthiş oyuncudurlar. Sizden
istedikleri bir şeyler vardır (kitapta yazar paranın altını çizmiş olsa bile,
para dışında da bir kadının sizden isteyebileceği çok şey vardır: mesela güç,
mesela güvence, mesela yalnız kalmamak gibi
). O istediklerini almak için de
kadın medeniyetinin AR-GE bölümlerince tasarlanmış sayısız ilişki oyununu
kullanır dururlar (Köpek çekme, gösterip vermeme vb.). En büyük amaçları sizin
ona aşık olmanızı sağlamaktır ve aşkı, sizi yönetip yönlendirebileceği bir
tasma olarak görürler. Eh maalesef bu tasmadan kurtulmayı başarabilecek
babayiğit sayısı da çok çok azdır, çünkü özellikle annelerimiz tarafından
tasmalanmaya alışmış, bağımlı ruhlarımız yeni yeni anneler arar durur (Tabii
kızların da başka dertleri var o noktada babalarıyla ilgili ama o da başka bir
yazı konusu). Ayrıca güçlü görünme çabalarımıza karşın ve kabul etmeyi pek de
istemememize rağmen gerçek şudur ki erkek milleti olarak kadınlara oranla,
özellikle ilişkiler söz konusu olduğunda daha zayıfızdır (Kendin için konuş
diyenleriniz olabilir, ee peki belki de sadece ben zayıfım). Hele ki
ilişkilerde oyun alanı olarak tabir edilebilecek yere düştüysek ve bir de
karşımızdaki kadınla aşık atmaya kalkarsak, karşımızdaki kadın bizi
sersem-salak etme potansiyeline sahiptir ve çoğu erkek bu alanda şebeleğe
döndüğünden o an için elinde kalan tek güce, yani fiziksel şiddete başvurur.
Zaten bu noktalara gelmiş bir ilişki de yine başka bir yazıya konu olur.
Ruhsal kaşar kadınların birçok özelliklerinden biri de yedek lastik
olayıdır. Bunların ellerinin altında her zaman yedekte bir başkası bulunur ve
onları sürekli muallakta bırakıp kendilerinden kopartmamaya çalışırlar. Bu
yedek lastiklerin görevi, sizden ayrıldığında ayakta tek başına durabilen,
özgür kadının ayakta kalabilme işlevini sürdürebilmesini sağlamaktır.
Kadınların çoğu bir dala tutunmadan, diğer dalı bırakmama tavrı içindedir.
Tabii bu tavrın bir başka hali de aynı anda birkaç dala birden tutunup, her
daldan farklı bir meyve koparma durumudur ki böylesi oyuncu kadınlarda ay
Ahmetin parası çok, bana istediğimi alıyor; ama Mehmetle gezmesi çok güzel,
çok eğleniyorum; Aliyle de sevişmeye doyamıyorum; Zeki de işyerimdeki en
büyük desteğim
Ah ben hepsini de çok seviyorum ve hiçbirinden de
vazgeçemiyorum muhabbetleri gırla gider. Aynı anda kaç erkeği birden idare
ederler ve aynı anda kaç kadını idare edebiliyorum diye içki masasında
arkadaşlarına caka satan delikanlılarımız, nasıl bir kumpas içinde olduklarını
anlamazlar bile. (Yazıyı okuyan kadın okurlarımız siz erkekler çok
farklısınız sanki diyebilirler. Evet, biz erkekler de az değiliz, ama şu anda
esas konu erkek milletinin bekaret kavramı
karşısında değişen ya da değişmesi umulan bakışı).
Ama
hayatınızda karşınıza bazen öyle bir kadın çıkar ki özüyle sözüyle birdir,
olduğu gibidir. Ona baktığınızda tıpkı şeffaf bir PC kasasına bakar gibi
hissedersiniz kendinizi ve içini olduğu gibi görebilirsiniz (tabii bu sizin
görebilme kapasitenize de bağlı elbet). Ayrıca kızımız son derece dürüst, mert
ve delikanlıdır aynı zamanda (mertlik ve delikanlılık iki bacak arasındaki
organa bakmaz bu arada). Bilirsiniz ki siz onunla bir ömür boyu birlikte
yürüyebilirsiniz ve sizi satmayacaktır asla (Satmamak ayrılmamak anlamında
değil tabi. İlişkiler sonsuza kadar sürecek diye bir kural yoktur, bitebilir
de. Ama nasıl bittiğindedir olay). İşte böyle bir kadınla karşılaşırsanız
bilin ki bir ruhsal bakire ile karşı karşıyasınız ve karşınızdaki varlığın
değerini anlayabilecek olgunlukta iseniz eğer, sizin için sizden önce fiziksel
olarak kiminle ne yaptığı da önemli olmaz hiç. Çünkü bilirsiniz ki sizinle
olduğu dönem önemlidir esasında ve bu dönem içinde de, böyle bir kadın sizinle
oyun oynamayacak ve birlikte elele yürüyecektir.
Diyeceksiniz ki böyle bir kız var mı dünyada, birader?. Ben de derim ki siz
hazır olduğunuz anda o size gelecektir. Peki ya o hazırlık aşaması? İşte o
noktada ruhsal kaşarlar ya da diğer bir ifadeyle oyuncu kadınlara
teşekkür edin. Çünkü onlar sizleri neyi istememeniz gerektiği hususunda
kafa göz yararak da olsa eğiten güçlü öğretmenlerdir. ;)
|