|
Cinsellik,
üreme içgüdüsü ile başlamıştır. Canlılar arasında büyük çoğunlukla yılın belli
zamanlarında gerçekleşen bir eylemdir. Memeli canlılar içerisinde düşünme
yetisine sahip tek canlı olan insan, bu işte de aklını kullanmış, üreme amaçlı
bu işi tüm zamana yayarak, bu zevki sürekli yaşama şansını yaratmıştır. Aklını
kullanarak cinselliği istediği an gerçekleştireceği bir eylem haline getiren
insan cinsleri (kadın-erkek), bir süre sonra bu konuya farklı yaklaşmaya
başladılar. Karşılıklı olarak her iki cinsin istediği ve haz aldığı bu eylem
zamanla; erkeğin haz aldığı, kadının buna katlanmak zorunda kaldığı bir durum
şeklinde algılanmaya başlandı. Bu noktaya nasıl gelindi?
Muhtemelen insan da ilk zamanlar diğer canlılar gibi bu eylemi belli
zamanlarda, üreme amaçlı yapıyordu. Bir süre sonra kadınlar, cinsellikten aynı
oranda zevk almalarına karşın, erkeklerin bu konuda daha sabırsız ve aceleci
olduklarını farketti. Çok geçmeden de bunu kullanmaya başladılar. Konumlar
değişti; erkek kovalayan, kadın kovalanan; erkek avcı, kadın av; kadın veren,
erkek alan konumuna geldi. Kadınların bu işten aldıkları zevk, hem kadınlar
hem de erkekler tarafından göz ardı edilmeye başlandı. Erkekler, çok değerli
şeylerini (cinsellik) kendisine sunan kadına karşı minnettar kaldılar.
Kadınları bu jestlerinden dolayı ödüllendirmeye başladılar.
Erkeklerin bu konudaki aptal, aceleci, sabırsız yaklaşımları kadınların
kendisini daha ağırdan satmaya, hatta bir süre sonra bir kısmının cinselliğini
parayla satmasına neden oldu. Böylece dünyanın en eski mesleği doğdu.
Günümüzde erkekler bir kadınla cinsel birleşmeye girmek isteyip bu şansını
bulamıyorsa, para verip o kadının cinselliğinin satın almak zorundadır. Parası
olmayan erkekler ise duygusallıktan uzak, iletişimsiz, bireysel tatminlere
başvurmak zorundadırlar.
Kadınlar zamanla bu ticareti kurumsallaştırdı. Genelevler, yani cinsel ilişki
mağazaları açıldı. Diğer ticari faaliyetlerden farklı olarak burada parayı
verip malı alıp gitmek yoktu. Bu iş, bir çeşit kiralama şeklinde yürüyordu.
Cinsellik neden böyle tek taraflı bir hale geldi? Güçlü zeki, yetenekli,
duygulu erkeklerin en zayıf noktaları nasıl oldu?
Günümüzde cinsellik; uğruna ölümlerin göze alındığı, cinayetlerin işlendiği,
ailelerin yıkıldığı, paraların saçıldığı, hayvanlara, çocuklara yönelebilen,
insanlık için çok iğrenç bir boyuta, utanç verici bir hale geldi. Her iki
cinsin de istediği ve haz aldığı bir olay, neden biri tarafından diğerine
satılır? Anlamak olanaksızdır. Genelevlerde kadınlar, "Gel beni mutlu et ve
bana para ver" diye beklemektedir.
Tam
tersi bir durumu düşünelim. "Erkekler bir evde beklemekte, günde istediği
(gücünün yettiği) kadınla cinsel birleşmeye girip hatırı sayılır bir para
almaktadır. Nasıl? Erkeklerin çoğu "harika" diyecektir. Neden böyle bir şey
erkekler için düşünülemez, sanırım tarihte de örneği yoktur. Jigololuktan söz
edenleriniz olacaktır. Jigololuk ve fahişeliğin kıyaslanması, deniz ve damla
gibidir.
Cinsellik ardında koşan erkeklerin durumuna bir bakalım:
Cinsellik uğruna bu yolla bulaşan hastalıkları hiçe sayan erkek, ölümü bile
göze almaktadır. Cinsel yoldan bulaşıcı hastalıklara yakalanan birçok kadın
bazen bilerek ve isteyerek bazen para kazanmak için hastalığını bile bile
erkeklere bulaştırmaktadırlar. Kadın vücudu neden bu kadar değerli? Kabul
ediliyor. Aslında doğaya bakıldığında görkemli ve güzel olan hep erkeklerdir.
(horoz-tavuk, koç-koyun, erkek ve dişi tavus kuşları, erkek ve dişi aslanlar
vb.) Aslında insanda da böyledir. Görkemli olan erkektir. Fakat bin yıllarda
şekillenen kadınların dayattığı estetik anlayış sonucu; kadın vücudu hak
etmediği halde baş tacı edilmiş, göklere çıkarılmıştır. Bir inekte veya bir
köpekte görüldüğünde iğrenilen, tiksinilen memeler, kadın vücudunda en erojen
bölgelerden biridir. Tüyleri yolunmuş bir canlıya gülünürken; kadının
tüysüzlüğü, ipeksi ten olarak değerlendirilmektedir.
Erkekler zamanlarını, güçlerini, paralarını daha güzel kadına sahip olmak için
harcamaktadırlar. Oysa daha güzel kadın, daha büyük haz değildir. Haz,
iletişim ve duygu alışverişindedir. Erkekler cinsellik için kadınların peşinde
koşmakta, yalvarmakta, paralar saçmaktadır. Zavallılar kadınlara sunduğu zevk
karşılığında onlara para ödemektedirler.
Cinsellik; gelir, eğitim, din, gelenek ve göreneklerin etkisiyle farklı
yaşanır. Değişmeyen tek şey, erkeğin konumudur. Alt gelir ve eğitim grubuna
dahil erkek de kadın peşinde koşmakta, cinsellik için bedel ödememektedir; üst
gelir ve eğitim grubunda olan erkek de! Yalnız, ödenen bedeller farklıdır.
Niçin erkek, kadın peşinde koşsun, yalvarsın, gücünü ve parasını saçsın;
niçin? "Size zevk sunabilir miyim?" "Tabii ücretini ödersen." Tam bir
saçmalık.
Kadının cinselliğini para karşılığı satması, aşağılayıcı bir durumdur. Onur
kırıcıdır. Kadın, hiç zevk almıyormuş gibi davranarak sahtekarlık yapmaktadır.
Kadınlar düşmüş olarak adlandırdıkları (fahişelik) durumdan kurtulmak için
gerekli çabayı göstermemektedirler. Bilâkis fuhuş, sürekli artmaktadır. Komşu
ülkelerin kadınları, aldıkları zevk yanında büyük paraları ülkelerine
taşımaktadır.
Bir
kadın, bir erkekten hoşlanamaz mı? Onunla cinsel birleşme isteği duyamaz mı?
Duyar, bal gibi duyar! Niçin söylemez öyleyse? Burada trajik olan, erkeklerin
durumudur. Kadın hayali ile yanıp tutuşan, çalışan çabalayan onlara
ulaşamayan, ruhsal durumu bozulan erkeklerdir.
Konsomatrislik
mesleğini hepiniz duymuşsunuzdur. Müzikli bir restorana (pavyon) gidip içkini
söylüyorsun. Sonra masana bir kadın çağırıyor, ona da içki söylüyorsun.
Kadınla sohbet ediyor, en fazla sarılıp bir iki kez öpüyorsun (çoğu kez
sohbet). Bu kadınla sohbet etmek için ona içki ısmarlayıp para ödemelisin. (Ne
kadar acı!) Kadın; sohbetini, birkaç saatlik dostluğunu satıyor. Niçin bir
erkek, kadının da gereksinimi olan bu eylem için para ödesin; niçin?
Bir
erkeğin yemek yapıp bir kadını davet ettiğini düşünün. Birlikte yiyip
içiyorlar. Sonunda erkek, kadına yemeği birlikte yedikleri için para veriyor.
İşte cinsellik buna benzer bir biçimde yaşanıyor.
Cinsellik, ülkelere göre değişiklik göstermekle beraber; gelişmiş ülkelerde
bile durum çok farklı değildir. Avrupa'da konsomatrislik diye bir kavram
olmamakla birlikte, fahişelik hemen her ülkede vardır.
Sonuç
olarak cinsellik; kadının elinde bir silahtır. Kadın da bu silahını
geliştirmek için her gün yeni yollar bulmaktadır. Kozmetik, moda, makyaj,
estetik sektörleri kadın cinselliğini daha etkin kılmak için sürekli
çalışmaktadır
Doğru
olanı hepimiz biliyoruz. Cinsellik, iki cinsin de eşit oranda aldığı hazdır.
İstekli kişiler (kadın-erkek), isteğini karşı cinse korkusuzca iletmelidir. Bu
istek yadırganmamalı, kabul veya red etme hakkı kullanılmalıdır. Cinsellik,
koz ya da silah olmamalı, alınıp satılmamalıdır.
|