Yunan Mitleri
Robert Graves, (Çeviren: Ugur Akpur), Say Yayinlari

Atheneris


Robert Graves'in dilimize çevrilen ikinci kitabi "Yunan Mitleri", kuşkusuz mitolojiyle ilgilenen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken önemli bir eser. Yazarın dilimize çevrilen önemli tarihi romanlarından "Ben Cladius'tan yaklaşık onbeş sene sonra bu kitabin da çevrildiğini görmek oldukça hoş.

Kuşkusuz yazarın en büyük eseri "The White Goddess" (Beyaz Tanrıça); mitolojiyle ilgilenenler kadar pagan inançlarını ve sembollerini merak edenler içinde en temel, alanında çığır açan kitaplardan biri. Graves "The White Goddess" ta kadim mit ve sembollerden paganizmin farklı öğretilerine değin uzanan geniş bir perspektifte tanrıçaların geleneğini mitsel şiirin içeriğinden takip etmişti. "Yunan Mitleri"ndeyse bu kez tüm tanrı ve tanrıçaları, kahramanları ve karakterleri anlatıp okuyucuyla buluşturuyor.

Graves 20. yy'in tanınan sair, yazar ve eleştirmenlerinden biri olarak, savaş sonrasının Avrupa'sında entelektüel bir arayışla batı toplumunun
kültürel ve dini kökenlerini incelemeye aldı. Bu çabasının ilk ürünü
sayılabilecek "Yunan Mitleri" (The Greek Myths), klasik geleneğin tarzını
izlese de açık ve dolaysız, şairane anlatımı ve aradaki bağlantıları
kurmadaki başarısıyla her kesimden okuyucu için oldukça doyurucu, kolay anlaşılır ve zevkli bir eser. Aslında klasik geleneğe giren antropolojik ve ezoterik tarzın yerine yazarın kıvrak kalemiyle aktardığı yaratılış
öyküleri, tanrılar, tanrıçalar ve kahramanlık mitlerinden mitolojik diğer
karakterlere kadar ikiyüze yakın bölüm oldukça ayrıntılı ve özgün bir
şekilde bir araya getirilmiş. Tanrıların yaratılışından Troya ve Herakles'e,
Odysseus'tan Theseus'a ve Arganout'larin seferine kadar pek çok mit
birbiriyle bağlantılı olarak, aralarda ayrıntılı referans ve dipnotlarla
karsılaştırmalı olarak ele alinmiş. Bu açıdan hem araştırmacılar hem de
konuyu merak edenler için çok iyi bir kaynak. Tek olumsuz yan, 1955 yılında yayınlanmış bu kitabin ancak 2004'te dilimize çevrilmiş olması yüzünden, özellikle karsılaştırmalı kısımlarında arkeoloji ve antropoloji gibi
alanlardan aktardığı bazı bilgilerin artık daha farklı ele alınıyor olması,
hatta bazılarının artık geçerliliğini yitirmiş olması vs.

Graves mitleri aktarırken; konuyu yunan toplumu ve kültürüne dair analizler, politik ve sosyal yapılaşma, cinsiyet ve kimlik psikolojisine kadar geniş bir çerçevede irdeleyerek okuyucuya sunuyor ki amacı da -savaş sonrası- toplumun kimlik sorununu ve bu kimliğin içinden çıkageldiği kültürel ve sosyolojik dinamikleri -özellikle Akdeniz kültür ekseni içerisinde- bulmaya çalışmak.

Nitekim yazar, bir diğer eseri olan "Ibrani Mitleri"nde de (The Hebrew Myths) yine ayni çabayı bu sefer İbrani geleneği üzerinden çözümleyerek ilerletiyor. (Kitabin diğer yazarı Raphael Patai de buna önemli ölçüde katkıda bulunmuş alanında ekol sayılan bir uzman.) Yazarın Hıristiyan ve Islami Sufi öğretileriyle de ilgili pek çok yazısı ve kitabi var.

Sonuç olarak, yunan mitolojisini tanımak isteyenlerden daha derin ve ileri
seviyede incelemeyi amaçlayan okuyucuya dek mitolojiyle ilgilenen herkesin mutlak edinmesi gereken bir kaynak. Çevirmeni de bu 900 sayfanin üzerinde -aslen 2 ciltlik- eseri Türkçe'ye kazandırdığı için çabasından ötürü kutlamak gerek.