Gözünde canlandır.

Sadece eller gözüksün.

Bir mutfak dolabından ince bir kadeh alsın o eller.

Sonra tezgahın üzerine koysun bardağı.

Seri hareketlerle rakı dolaptan çıksın. Kapağı kolay açılsın. Daha önce açılmış bir şişe bu. Rakı kadehle buluşsun,merhabalaşsınlar. Buz ve soda işin içine gelsin. Biraz zeytin peynir katkısı ile bir tepsi oluşsun kısa bir zaman biriminde.

Bu yeter.

Sağol.

 

Ben her zamanki bendim.

Sana geldim dün gece.

Sen dingin

Sen biraz dalgındın.

Ama orada değildin. Biliyorsun evden çıkmadım aslında. Gelmeye kalksam da bilmiyorum ki neredesin?

Günler beni daha mutsuz ediyor.

Kırk yaşıma gelmişim kılı kırk yarmadan.

İnan hala farkında değilim. Kırkımdan önce zaten azmıştım ben. Kırkımda ölecek miyim.

Yarın yeni yılın ilk günü.

Hiç umurumda değil.

Evde oturup içeceğim.

Gece boyunca kazalar olacak. Alkollü sürücüler,alkol alamayıp nöbet tutmak zorunda kalan polislere yakalanıp berbat duruma düşecekler. Kazalar olacak. Yeni yıl coşkusu taşıyan hemşireler bu coşkuyu taşımayı abartmış arkadaşlara iğneler pansumanlar yapacaklar. Nöbetçi doktorlar ya çok yaşlı olacak ya da çok genç. Aradakiler bir yerde eğleniyor olacaklar. Cep telefonları nedense çekmeyecek acil durumlar için.

Ben de kapatacağım cep telefonumu. Cebimde durması gereken telefon kapalı olacak. Mesajları hiç görmemek için birkaç gün kapalı tutacağım hala. Eski sevgililerden bir kaçı kesinlikle mesaj çekecek.Abuk sabuk ve telefondan telefona gezen mesajlardan da gelecek kesinlikle. Okumak istemiyorum ki hiç birini. Ben de içip içip birilerini aramak istemiyorum. Hani olur ya bir hüzün basar, -Alo-ne haber derim. Dememeliyim.

Davet edilmek de istemiyorum o çılgın partilere. Diyecek kimsem de kalmadı sanırım. Telefonumda yaklaşık bin numara kayıtlı ama arayabileceğim bir kişi yok.Yani kendim olarak arayabileceğim ve sesimin en bana ait tonuyla konuşabileceğim hiç kimse yok.

Bir sürü arkadaş arayacak beni. Buradayız gel şuradayız gel. Bozmayın be kardeşler huzurumu-desem küsecek darılacaklar.Kim bilir bizi neye tercih etti diyecekler. Ben kardeşi Ankara’dan gelmeyen o kadın gibi evde kanepemde yalnızlığımın davetlisi olacağım. Evet. En iyisi kapamalı telefonu.

 

Ne komik değil mi?

Yarın gece 12'de Dünya üzerindeki otuz dokuzuncu yılına girecek bu adam.

Ve bütün o yıllarda olduğu gibi korkmayacak ölümden,yaşlanmaktan ve içmekten.

 

Hiç sevmiyorum sınırı olan insanları. Hayata bakışları dar olanları.Mucizelere inanmayanları.

Onlar da beni sevmiyor.

Artık hayatımda sevgiden çok nefret var galiba.

Dolmuşçuları sevmiyorum,ona gıcığım buna illetim. Taksiciye gıcık olup da taksiye binince kankası kesilenlerden değilim ama asla. Kararım kesindir.

Eskiden tam tersiydi galiba. Sevgi dağıtan ben miydim?

İnsanları olduğu gibi kabul etmek zaten hala işim. Ama artık dayanamıyorum galiba. İnsan olmanın en güzel yanı kendinle çeliştiğinde hep kendini tutmak galiba.

 

Nereye gitsem.

Biri öyle bir içten gel dese ki oradan hiç dönmesem.