|
Ağ
Zeynep
Oğuz
işaretleri göremiyor musun?
tüm bu olaylar, rastlantılar, düşler..
içinde olduğun hikayeyi göremiyor musun?
tüm o küçük öykülerden oluşan dev romanı?
tüm bu motifler,semboller, kinayeler...
her yerdeler.
her anımda, her kelimemdeler.
her heyecanla nefesimi tutuşumda ölüp,
geri verirken doğuyorlar yeniden.
tam tersi bazen de.
ve bazen benden dışarı çıkıyorlar
uzaktan bakakalıyorum onlara
kimi zaman göremiyorum onları, çünkü her
yerdeler.
Belki özel, belki değil,
her yerde
bendeler bazen, ve tıpkı ben'ler.
kusursuz bir örümcek ağı gibi
hiç ağlara yapışıp kaldın mı?
işte öyle,
yakından bakamayacağım kadar ayrıntılı
ve tehlikeli,
dışına da çıkamayacağım kadar büyükler
göremeyeceğim kadar,
görmek istemeyeceğim kadar...
öyleler.
ve de anlamak istemediğimden belki
anlaşılmaz gibiler.
geçmişe bakamıyor musun?
nasıl bakamazsın?
tüm o renkler, tüm o kelimeler..
suya karışan göz yaşı,
suya yazılmış sözler,
titreşen taneler, bir an
ve yokoluş.
sayfalar tutuşuyor
kokuyu alabiliyor musun?
neyin sembolü bu?
hangi hikayedeyiz?
rüya içinde rüya gibi birşey
ve koşup duruyor tarihin en çok,
en çok satan romanındaki
küçük, uzun kuyruklu
kör ama yazar kediler.
en azından bakabiliyor musun?
benim gözlerimle olmasa da;
farkında mısın olup bitenin?
tüm bu yapış yapış ağ, sana da zevk veriyor mu?
içimdeki renk yaprağa düşmüş
yanık kokusuyla karışıyor.
onlar her yerdeler, tedirgin oluyorum
duyuyor musun?
kör kedi?
hayır demen için sağır da olman gerek
geliyorlar, hep.
her yerdeler.
tek başlarına değil,
ancak seninle özeller.
ve sen de benim gibisin
gerçek değilsin.
|