Kuzgun Ay

Zeynep 'Felix' Ergen
 

Mavisini kara bulutlardan göremediğim

İstanbul Göklerinden

Gece,

Ay daha batmadı, ince bir hilal ,

ağzımın kenarında incecik bir kan.

 

‘Tekinsiz’ diye fısıldıyorlar ardımdan,

Haydarpaşa’nın kulelerinden bırakmıyorsam leşimi

denize düşmeyeceğimi bildiğimdendir.

 

Zamansız Zaman Rüya Zamanı,

Daha Kara değil Karanlık bu defa ben kadar,

Kara öfkemi Kuzgun Kanatlarıyla örterim.

Asılı kalır Meşe ağaçlarında Atalarımızın şarkıları ,

Her anımsadığında beni,

Bil ki Sen 'li rüyalardan uyanıyorumdur.

Sabahlarında Seni de Kuzgunlar uyandırır.

 

Dertlerini Sevinçlerimi bir yaşıyorsa Kalbim

Kendimi Gölgemle sevdiğimden,

İfritlerim kabuslarım suçlarım varsa

Direnmiyorsam Hiçbirine

Alacakaranlıkta yürümeyi öğrendiğimdendir.

Bendeki bunca yüke karşılık,

Senin Sadece

Sağır eden sessizliğin vardır,

ben bu defa kulaklarımı tıkamışımdır.

 

Hep tek kartlar çıkıyorsa payıma,

Yıldırımlar salmıyorsam üzerine

Zehirli oklarla zırhını delip geçmiyorsam,

Çığlıklarla etrafında daireler çizmiyorsam,

Kırmızı mumlar vanilya kokulu adaklar yakmıyorsam

Karalar bağlamıyorsam günlerce

Büyülü değilse Dolunay,

Senden vazgeçtiğim içindir.

 

Yalnızlıkta cesurdur her kadın karanlıkta da,

Büyürüm ben de giderim

demesem de olur yeniden 'Ama ben... '

 

Ay daha batmadı ince bir hilal…

Döner başımda Kuzgunlar