 |
Depremde Hayatta Kalmanın Yolları
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan
Uluslararası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları
müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat
kurtaracaktır.
875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle
çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve çok sayıda
ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca Birleşmiş
Milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten beri aynı
anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.
DOUG COPP'UN "HAYAT ÜÇGENİ" METODU VE ÖNERİLERİ
1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan"
kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi
nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.
2) Kediler, köpekler ve bebeklerin hepsi doğal bir şekilde dizlerini
ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem
anında siz de bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve
hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta
kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir
kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.
3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir;
ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina
çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az
yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla
parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep
olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.
4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan
düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller
müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık
veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa
depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.
5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya
pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir
koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere
uzanın.
6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür. Nasıl mı?
Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya
arkaya doğru düşerse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı
kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da
ölürsünüz!
7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler
(ana binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana
binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın
geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin
yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar
yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa
dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en
muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler
bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir.
Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her
zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.
8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına
çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak
çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız,
çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.
9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların
meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen
araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Fransisco depreminin
kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. Araçlarının
dışına çıkıp, aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla
hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp,
araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor
olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak
üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.
10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu
ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini keşfettim.
Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar
bulunur/oluşur.
1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir
film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul
Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin
filme alınmasında işbirliği yaptılar.
İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket
"çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat üçgeni" metodumu
uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve
sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina
yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direkt olarak
gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi
uyguladığım film "çömelip korunan/saklanan" kişiler için hayatta kalma
şansının sıfır olduğunu ortaya koydu. Hayat üçgeni metodumu
kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu.
Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca
izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerikada
RealTV programında izlendi.
Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün
çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin
kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara
uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu "ayıptı,
gereksizdi" ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında)
olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına
saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.
Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen
tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken
yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim "hayat üçgeni"
dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa
daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu
boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar.
Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün
üçgenleri say. Heryerdeler. Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın
biçimdir.
Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma
hakkında 750 bin nüfüslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim.
Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür.
Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:
"Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11
yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972
yılında 70.000 kişinin öldüğü depremde oldu. Erkek
Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan "hayat üçgeni" içinde hayatta
kaldım. Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren
arkadaşlarım ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor).
Ben hayat üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım "çömel ve
korun" örnekleridir.
|