| Dört kitabın manasını, Okudum hasıl ettim. Işığa gelince gördüm, Bir uzun hece imiş. -Yunus Emre Nerden geldik? Nereye gidiyoruz? Biz kimiz? İnsanlığın ezelden beri kendine sorduğu bu üç sorunun cevabı aynı: IŞIK
Kitabı Mukaddesin birinci bölümü Tekvinde şöyle yazar: Ve Tanrı dedi: Işık olsun; ve ışık oldu. Yaradanın kendini sonsuzluğa projekte etmesiyle var olan evrende aslında her şey, farklı frekanslarda titreşen ışıktır. İnsan dediğimiz varlık türü, Tanrının görünen ve görünmeyen ışığının, ruh ve beden bütünlüğündeki yansımasıdır. Ruh, madde olmadan ifadesizdir. Madde de, ruh olmadan hareketsizdir. Mistisizmin unutulmaz şahsiyetlerinden Omraam Mikhael Aivanhov, ana dili Bulgarcada ışık için iki değişik kelime kullanıldığını söyler: Svetlina ve Videlina. Parlamak fiilinden türeyen svetlina, fiziksel ışığı; görmek fiilinden türeyen videlina da, spiritüel ışığı simgeler. Fizikçilerin, Luminiferous ether / Işık saçan eter adını verdikleri bu görünmeyen, spiritüel ışık, birinci günden itibaren tüm yaradılışa hayat veren, Tanrının ruhundaki ilk harekettir. Ve maddî evreni oluşturan fiziksel ışık da, bundan meydana gelmiştir. Şu anda, benzersiz bir evrimsel değişim geçiren dünyaya boyut atlatabilmek için, giderek artan dozlarda sağnak yağmur gibi yağan ışık, fiziksel ve tinsel anlamda hepimizi dönüşüme uğratıyor. Hücrelerimizdeki genetik ve karmik kayıtların silinerek, yerine eşik atlama sürecinde tetiklenecek taptaze galaktik bilgilerin işlendiği bir evreden geçmekteyiz. Bunu sağlayan ilahî yasanın adı; önceki yazılarda kısaca sözünü ettiğim, yüksek frekanslı ışığın, düşük titreşimli ışığı dönüşüme uğrattığını ifade eden, The law of perpetual transmutation of Energy / Daimi enerji dönüşümü yasasıdır. Termodinamiğin birinci yasası da, madde ve enerjinin hiç bir zaman yok edilmediklerini, sadece şekil değiştirdiklerini söyler. Eğer bilinçli bir şekilde kendinizi bu ışık cümbüşüne kaptırıp arınmanızı hızlandırmak ya da hastalıklarınıza çare bulmak isterseniz, ilk önce evrene bu niyetinizi kararlılıkla bildiriniz. Işığa konsantre olduğunuz meditasyonlarda (buna namazı da katıyorum), tüm hücrelerinizi adeta dans ettiren müthiş bir titreşimin kaldırabileceğiniz oranda tüm bedeninize yayıldığını fark edeceksiniz. Kadim bir dostla konuşurcasına, ışığı sevgi ve samimiyetle çağırıp Lütfen, aylardır sancıyan belimi iyileştirmeni ve bu ağrıya neden olan psişik/karmik/genetik olguları, bütün boyutlardan ve zaman dilimlerinden temizlemeni istiyorum, diyebilirsiniz. O anki ihtiyacınıza göre gelen vibrasyon, ışık spektrumundaki herhangi bir renk olabilir. Veya; pür beyaz, altunî beyaz, kristal beyaz, plazmatik mavi (dokusu hafifçe jölemsi), gümüşî mavi (içi gümüş, halesi mavi), pembe altunî/menekşe moru, likit altın vb. Sezgilerle hissedeceğiniz, üçüncü gözle göreceğiniz bu renklerin hepsi farklı frekanslarda titreşen ışıktır. Mor, beyaz ve gümüşî mavinin zaman zaman aleve dönüştüklerine şahit olursanız, sakın şaşırmayın. Taşlaşmış blokajları, direnen tortuları kökünden sökmekte birebirdirler. Bedeni hafiflettikten sonra geri kalan enerji auranıza yansıyarak, onu da güçlendirecektir. Işıkla çalışmak çok dikkat ister. Eyleme geçmeden önce rehberlerden, meleklerden ve ışık üstatlarından yardım ve koruma talep etmenizi öneririm. Titreşiminizin yükseldiği değişim-dönüşüm anlarında, yeni enerji tamamen sabitleşene kadar zaafiyetiniz artacaktır. Işığa çekilen güveler misali, astral planın alt katmanlarında bulunan negatif enerjiler size ulaşmaya çalışacaklardır. Özellikle korkular ortaya çıktığında. Mensubu olduğunuz dinin bilindik koruma dualarını içinizden geldiği miktarda ve sekansta okumanız yeterli olacaktır. Enerjiler dönüşüme uğrarlarken, ışık, ateş, su ve buz temalarıyla işlenmiş, olağanüstü renklerden oluşan simyasal rüyalar göreceksiniz. Bu düşler temizlenmekte olan karmanın dış dünyaya, yani günlük hayatımıza yansımadan enerjetik planda hallolduğunu gösterir. Niteliklerini bilmeseniz bile, isimlerinin rezonanslarını duyumsayarak yardıma çağırabileceğiniz ışık üstatlarından bazıları şunlar: Babaji, Hilarion, Djwal Khul, Maitreya, Kuthumi, Serapis Bey, Tebriz-i Şems, Maha Kohan, Saint Germain, El Morya, El Kasar, Irame Kumara, Elleïah, Kwan Yin, Sanat Kumara. Kim ne derse desin, denemediğiniz hiç bir şeye inanmayın. Her tecrübenin izafî olduğu bu güzelim kürede. |