Ben İstiyorum, ya sen?

Seven
 

“Ben tapılmak değil ;

Anlaşılmak istiyorum !”

 

Az önce sonlanan filmde bulduğum ,

Ve beni düşüncelere boğan bu cümlenin çağrışımlarını sana anlatmak için ,

Kaç kelime kullanmam , kaç kağıt harcamam ,

Ne kadar zaman ayırmam gerektiği ;umurumda değil !

Çünkü seni anladığımı bilmeni istiyorum !

 

Nur’um ; içimdeki hayat ışığım ,yüreğime bunları fısıldıyor .

Belkide ilk defa , romantik cümleler yerine ,

Saflığı , çırılçıplaklığı kullanıyorum ; ki sen buna layıksın !

 

Aşk denilen illüzyonu biliyorum ;

Nasıl gözleri kararttığını ,

Düşünmeyi engellediğini ,

Çocuk gibi yalnızca istettiğini ,

Üzdüğünü , acı çektirdiğini , ağlattığını ,

Sebepsiz güldürdüğünü ,

Tek kişilik olduğunu ,

Ve en önemlisi TÜKENDİĞİNİ !

 

İbadetin bir çeşididir aşk ,

Bir ön kabuller bütünüdür .

O kişiyi ,

Aslında olmadığı kadar renkli ve güzel gösteren bir gözlüktür .

Sanrı denizlerinde yüzmektir .

Her gece , gerçeklikte bulunmayan diyarlarda ,

Pembe bulutların üzerinde , el ele dolaştığını hayal etmek ,

Göz göze bakışıp ,dudak dudağa , soluksuz öpüştüğünü düşlemektir .

 

 

Aşk , ne olduğunu bilemedikçe güzeldir !

Ki çoğu insan da aşkın aslına aşıktır aslında ; suretine değil .

Onu kendilerine getiren , sunan değildir ilgilendikleri ..

Sebep yerine sonuçla mutlu olmayı denemek ,

Bir güdü ve bir öğretidir !

Taa ki yetmediğini anlayana dek sürer bu ,

Tek kişilik delilik !

 


Bütün bunlar yaşandı defalarca !

Ne kaldı elimizde ?

Beyinlerimizde , dudaklarımızda ?

Masallar , şarkılar , şiirler ..

 

 

Bir çıkmaz sokağa girdiğinde ,

Oturup ağlayarak ,

Yardım bekleyerek ,

Dua ederek kurtulamazsın bulunduğun konumdan !

 

Sebepler eylemleri , eylemler sonuçları doğurur ..

Geri dönüp doğru yolu seçmektir çözüm ,

Aşk sandığın şeyin ne olduğunu öğrenmek ,

Ve diğer yöne gidebilmektir ,

“Sevgi”ye giden o beyaz patikaya dönebilmektir .

 

Aşk anlaşılmaz , anlatılmaz da dedikleri gibi ,

Sadece yaşanabilir ,

Çünki kişisel hayallerden ibarettir !

Baktığın yüzde gördüklerin ,

O kişinin aynadaki yansıması değildir !

Ki bunu , ona bile anlatamazsın !

Aşkın büyüsü tükendiğinde ,

Bir put yarattığını anlarsın beyninde !

 

Boşuna söylemiyorum ;

Aşk bu yüzden ibadettir !

Tanrı’nın tapılmaya ihtiyacı yoktur ,

Tapmaya ihtiyaç duyan sensindir !

 

Oysa , adı üstünde “insan” ,

Tapılacak bir varlık olmaktan çok ,

Anlaşılmaktan , anlatmaktan ,

Daha da çok paylaşmaktan haz alır .

Ancak bu şekilde ,

Farkında olarak veya olmayarak ,

Ürettiği değerlere karşılık bulduğu kişileri sever ;

Ve onlarlayken yaşadığını hisseder !

 

Gerisi masaldan ibarettir ,

Bir süre sonra herkes sıkılır ;

Kerem ve Aslı bile ...

 

  

Daha önce aşık olduysan ,

Ve yetmiyorsa sana , olamıyorsan artık,

Karanlıkta olduğunu sanıyorsan ,

Unutma !

Sen başlı başına bir aydınlık sebebisin !

Nur’sun !

Ve bunu sana sadece “değer verdiklerin” hissettirebilir !

 

 

Artık yetmiyor değil mi ?

Bu filmi defalarca izledin ,

Yeni bir fikre ,

Yeni bir senaryoya ;

Yeni bir eyleme ihtiyacın var !

Biliyorsun da ..

“Bilinçli Sevgi”yi !

 

 

Yalnız ve yardıma muhtaç hissettiğinde ;

DUR !

Önce seni mutsuz kılan eylemleri durdur ki ;

Sonuçları da yok olsun !

Sonra arkana bak ;

Canını yakanları düşün !

Ve nedenlerini ..

Nelere izin verdiğini !

Eylemlerinin düşünemediğin zamanlarda ,

Bilinçaltından nasıl beslendiğini ..

Seçimlerini değil , sebeplerini ...

ANLA !

Sonra karar ver ,

Ve yürü tekrar .

Yeni bir eylem , yeni bir sonuca doğru ..

Sevgiye doğru !

İllüzyonsuz ve masalsız ,

Paylaşarak ve karşılıklı anlaşılarak ,

“Bilinçli Sevgi”ye doğru !

 

Yapabilirsin demiyorum ;

Yapacağından eminim !

Sadece Big Bang’a ihtiyacın vardı ,

Haydi , patlat bilincinde o ilk tokatı !

Ve uyan !

 


Farkına var ,

Sen de tapılmak değil ,

Anlaşılmak istiyorsun !

Güzel olduğun için değil ,

Şirin olduğun için değil ,

Cana yakın ,Güçlü ,

Zeki ,Çekici,

Sempatik ,Donanımlı ,

Zarif olduğun için değil ,

“Anlaşıldığın için sevilmek” ,

Ve anlatabildiğin kişiyi sevmek istiyorsun !

Seni dinleyeni ,

Ürettiklerini paylaşanı ,

Değerlerini bilip kıymetlendirebileni ..

Yani yaşayanı !

Biliyorum !

 

 

Kaybettiğini sandığın tüm duyguların ,

Aslında yerli yerinde ;

Sen sadece artık onları olur olmaz üretmek ,

Ve hak etmeyenle tüketmek istemiyorsun !

Düşünmelisin !

Çünkü önce insansın !

Kim , nasıl “hak etmeli” onları ?

Sana dayatılanları bir kenara bırakıp ;

Kimseye benzemek zorunda olmadığını anlamalısın !

Hiç kimsenin kurallarıyla yaşlanmaya mecbur edilemeyeceğini ..

Kendi doğrularını ,

Kendi ahlak prensiplerini ,

Oluşturacağın değerlere karşılık ,

Kendi duygularını yaratman ,

Kendini paylaşman gerektiğini , bilmelisin !

Bu , yaşadığını hissettmenin anahtarı !

 

 

Aslında yaşam insanlar için ,

Anlar ve anılardan değil ,

Üretmek ve paylaşmaktan ibarettir !

Mutluluk da dua ederek edinilebilecek bir duygu değildir !

Onu yaratmalısın !

 

 

Şimdi kapat o güzel gözlerini ,

Önce düşün ,

Karanlıkta odana girdiğinde neden ilk işinin ışığı açmak olduğunu ?

Kendinden değil ,

Bilemediklerinden korktuğunu ..

Sonra eyleme geç tüm bilincinle ,

Sonuç mutluluğun olacak !

Hissedeceksin ,

Tüm duygularının yerli yerinde olduğunu ,

Ve yaşayacaksın da !

 

Bütün bunları neden mi yazdım ?

BEN’i eyleme geçiren sebep ne miydi ?

SEN’i istiyorum !

Aşkını değil !

Hayranlığını değil !

Tapınmanı değil !

Beni anlayabilmeni ,

Değerlerime sende karşılık bulmayı ,

Paylaşacağımız hayatı !

Gerçek mutluluğu istiyorum !

Hem de en bencil yanımla !

Tüm bilincimle !

Var mısın birbirimizi “hak etmeye” ?