Lütuf Anları
Neale Donald Walsch - Dharma Yayınları


Seçil Gören


 

Hayata dair bildiğimi düşündüğüm ne varsa O’nunla sıfırlanmış ve bütün sırlar yine O’nunla cevap bulmuştu. Ben O’na “aracı” diyorum. Onun kalemi ile keşiflere çıktım, O’nun kalemiyle kendimle tanıştım. Şimdi o kalem benim kalemim…

 

Hayatınıza gerçek anlamda dokunan birilerini asla unutmazsınız. Bir de o dokunuş en ihtiyacınız olduğu anda gelmişse, o kişi artık ailenizden biri gibi oluverir sizin için. Çünkü siz, sadece ikinizin bildiği bir sırrı paylaşıyorsunuzdur artık… Ama unutmayın ki; “iki kişinin bildiği bir şey artık sır değildir”… Milyonlarca okura ulaşan, yaklaşık 11 yıl içinde bir o kadar kişinin yaşamını kökünden değiştiren Neale Donald Walsh da, benim için ve birçokları için “aileden biri”…

 

1993 yılının Şubat ayında tamamladığı “alışılmadık bir diyalog” ile yaşamlarımıza giriveren, “Tanrı ile Sohbetler” dizisinin “yazan”ı  N. D.Walsh, aradan geçen yıllar içinde biriktirdiklerini, küçük öyküler halinde yazmaya karar vermiş. Ama bu öyküler biraz farklı… Ummadıkları anlarda “garip işaretler” ile Tanrı’nın dokunuşunu hisseden ve yaşamları bir anda değişiveren gerçek kişilerin öyküleri… İçlerinden biri belki de sizin öykünüz…

 

Mucizelere inansanız da inanmasanız da, rotanızı değiştiren “lütuf anları” olmuştur hayatınızda… Kimi zaman “rastlantı” diye adlandırdığımız, kimi zaman “şans” ya da “sezgi” dediğimiz, fazla da üstünde durmadığımız anlardan bahsediyorum. Kendinizi köşeye sıkıştırılmış gibi hissettiğiniz bir anda, hiç beklemediğiniz biri çıkmıştır karşınıza ya da 5 dakika sonra yıkılacak bir binaya girmek üzereyken ayağınız takılmış ve “iyi ki de” düşmüşsünüzdür… Bütün bunlar “tesadüf” diye nitelendirilseydi eğer, bu kitap hiç yazılmayacaktı. Neale Donald Walsh, şimdi en iyi dostu olan Tanrı ile bir lütuf anında sohbet etmeye başlamasaydı ve bizler bu sohbetlere tanık olmasaydık, bugün bu öyküler de bize ulaşmayacaktı…

 

Walsh, şaşırtıcı armağanlardan bahsettiği Lütuf Anları’nın bir bölümünde, “Umarım bu kitabı okuyup bitirdiğinizde kendinizi sanki Tanrı’yla kucaklaşmış gibi hissedersiniz” diyor. Eğer bir anlıkta olsa bu kucaklaşmayı hissetmek istiyorsanız ve “hayatınız boyunca yalnız olmadığınızı” bir kez daha duyumsamaya ihtiyacınız varsa, zaten bu kitap bir şekilde elinize geçecektir. Belki de şu anda bu satırları okuyor olmanız da –sadece bir tesadüftür-