
(Sonsuz'un notu: Zeynep'in bu yazısı, Tempo Dergisi'nin 15 Haziran'da çıkan sayısında yayınlanmıştı. Biz, bu yazıyı sizlere fikir vermesi ve 2005 yazı planlarınıza şimdiden esin olması amacıyla yayınlıyoruz. Bu nedenle fiyatlara, programlara ve tarihlere dokunmadık. Ayrıca programlar Eylül ayında da devam ediyor)
Son yıllarda dünyada hızla yayılan Doğu’ya yöneliş, tatil anlayışında da kendini gösterdi. Artık alışveriş yapılan, geceleri çılgınca eğlenilen tatiller değil, sabah erken kalkılan, yoga, meditasyon gibi çeşitli rahatlama tekniklerinin öğrenildiği, içki içilmeyen ve doğal besinlerin tüketildiği arınma tatilleri hızla yayılıyor. Dünyada bu tür tatillere “holistik tatil” deniyor. Holistik, Türkçe karşılığı olmayan bir kelime. O yüzden her dilde, olduğu gibi kullanılıyor. Amerikan Holistik Sağlık Topluluğu’nun (The American Holistic Health Association-AHHA) açıklamasına bakılırsa da kelimenin tam bir karşılığı yok. Yerine göre, “beden-zihin-ruh bütünlüğüne dayalı” ya da “alternatif terapiler” anlamında kullanılıyor. Doğu felsefesine göre, ancak ruh-beden-zihin uyumunu yakalayabilirsek sağlıklı ve huzurlu bir hayat süreriz. Bunu yakalamak için de yoga, meditasyon gibi uygulamalar yapmalı, doğal beslenmeli, doğayla bütün bir hayat yaşamalıyız. Şehirli insanlar için bu, ancak tatili süresince mümkün olduğundan holistik tatilde bedeninizi ve ruhunuzu her türlü kirlilikten arındırmanız gerekiyor. Bu yazıda bunu Türkiye’de nerede ve kaça yapabileceğinizi; bu tatillere çıkanların izlenimlerini okuyacaksınız. Bir turizmci gözüyle, değişen tatil alışkanlıklarını FEST Turizm’in sahibi Faruk Pekin şöyle anlattı: “Türkiye’de tatil alışkanlığı 20-25 yıllık yeni bir olaydır. Başlangıçta insanlar tek tek geziyorlardı, daha sonra gruplar halinde tatil yapmaya başladılar. Bu arada “kültür gezileri” diye bir kavram başladı. Kültür gezisi, alışverişe özel bir yer ayırmadan gelen kişilere seçimli tur bırakmadan müze, ören yeri ağırlıklı içinde doğa ve insan olan gezi demek. Bunun dışında birilerinin kendi başına yaptığı, kültür gezilerinin kışkırttığı bir gezi türü oldu. Batı’daki insan Doğu’yu keşfetmeye çalışıyor. Doğu, birdenbire “in” oldu. Bu tür, farklıyı arama ve bireysel keşif turları yaygınlaşıyor. Alışveriş yaparak tatil geçirmenin dışında bireysel keşif tatilleri diye yeni bir trend vardır ve gelişecektir.” Bu arada Vip Turizm ise “parlayan yıldız” olarak nitelediği Hindistan’a bu yıl pek çok tur düzenliyor. Hint okyanusunun Bombay Goa kıyılarında sıcak kumsallarda güneşlenebilir, Himalayalar’ın soğuk diyarı Tibet’te Budizm'i tanımaya çalışabilirsiniz. Ya da nasıl her gün stresli bir tempoda ve sıkışık bir trafikte kullandığınız arabanızı, zamanı geldiğinde servise sokup tamamen yenilerseniz, kendinizi de bu şekilde ruhen ve fiziksel olarak yenileyebileceğiniz, Rishikesh’e gidebilirsiniz. ARINMA TATİLİ DÜZENLEYENLER
BODRUM KARAKAYA
Feride Gürsoy Nasıl başladı? Karakaya’daki Kun Meditasyon Kampı’nı beş yıldır yapıyoruz. Ama başlangıçta 12 arkadaş, Amerikalı bir hocadan nefes teknikleri aldık üç gün. O kadar hoşumuza gitti ki Hindistan’a gittik. Sonraki yaz üç haftada üç grup yapıldı. Sonra bir aya çıktı ve Karakaya, bir meditasyon merkezi haline geldi. Artık her yaz iki ay oradayız. Meditasyon ve deniz tatili yapmak isteyenler geliyor. Günlük program ne?
Sabah 7:00-8:00 arası dinamik meditasyon var. İsteyen geliyor isteyen uyuyor. 8:00-9:00 arası kahvaltı. 10:00’da yoga. 11:30 gibi denize, Gümüşlük’e gidiliyor. Kampta kalanlar için öğlen her gün farklı bir meditasyon var. Denizden 4’te dönülüyor. 5:00-6:00 arası Kundalini meditasyon yapılıyor. 7’de akşam yemeği. Sonra kampta müzisyenler varsa canlı müzik dinliyoruz. Akşam meditasyonu isteyen varsa yapılıyor. İsteyenler Bodrum’a eğlenmeye de inebiliyor.
Ne yeniyor? Yemekler genelde vejetayen. Çünkü bedensel ve ruhsal arınma için hafif beslenmek gerekli. Bir taraftan abur cubur yiyeyim bir taraftan arınayım, olmuyor. Yemeklere özen gösteriyoruz. Sebze, meyve ağırlıklı. Nasıl bir ortam? Doğanın içindesiniz. Zeytin ağaçları altında huzurla uyanabilir, deniz ve güneşten yararlanabilir ya da meditasyonlara, terapi gruplarına katılabilirsiniz. Bulunduğumuz yerde hiç gece lambası yok. Gece, yıldızlar var. Bir astrolog geliyor, yıldızları anlatıyor. İnsanları iyice dinlendirip kendilerine dönmelerini sağlıyoruz. Kimler geliyor? Şehirde yıl boyu kendine vakit ayıramayan, sadece işe gidip para kazanmaktan bıkmış, tatile gittiğinde de içip, her şeyi unutayım mantığını benimsemeyen, değişim (ciddi bir ayrılık, iş değişikliği) aşamasındaki kişiler geliyor. Kaç para? Yarım pansiyon kalış ve günde üç meditasyon dahil 25 euro (yaklaşık 45 milyon TL.) Bir grup ya da inananlar grubu musunuz? Hayır. Kastettiğiniz dinse, bizim yaptığımızın dinle uzaktan yakından ilgisi yok. Amacımız, insana kendi içine dönmeyi ve bunu yaparken de kullanabileceği araçları göstermek. Çünkü tek bir doğru yok. İnsan olarak merkezinde olmak ve hayatta ne yapmak istediğini bilerek hareket etmek çok önemli. Çok mutsuz gelen evli çiftler çok mutlu olarak geri dönebiliyorlar. Herkes kendi hatalarını görüyor. Mutluluğu başkasından beklememeyi öğreniyor. Şehirde zaman, çok hızlı ilerliyor. İnsanın kendine gevşemek için ayıracağı zaman ve alan kalmıyor. Onun için insanlar böyle bir tatilde kendilerine zaman ayırabiliyorlar. Çünkü arada bir durup nereye gittiğinize bakmalısınız. Yoksa 70 yaşına gelince bir çok “keşke”lerimiz oluyor. 2004 yaz programı 1-5 Temmuz: Yoga (Zeynep Aksoy) 9-11 Temmuz: Spiritüel Şifa (Sanket) 23-25 Temmuz: Pulsation (Aneesha) 30 Temmuz- 2 Ağustos: Aile Sergisi (Svagito) 6-8 Ağustos: Sevgi ve Özgürlük (Svagito) 13-15 Ağustos: İçimizdeki Güç (Amarga) 15-20 Ağustos: Şaman Enerji Çalışması (Amarga) 25 Ağustos- 5 Eylül: Sufi Kampı (Videha) 7- 10 Eylül: Konya gezisi (Videha) Bilgi için: www.oshokun.com ve www.meditationturkey.net
ÇEŞME
Nevşah Fidan Şınlak Çeşme’de Meditasyon Kampı kuran üç ortaktan Nevşah Fidan Şınlak anlatıyor: “Altınkum - Tursite’deki bölüm dışında- plajı üç ortak aldık. Camino Meditasyon Kampı diye bir meditasyon kampı açıyoruz. Neden meditasyon kampı? Doğal yaşamın tüm anını yaşamaya yönelik, maceracı ruhlara doğa deneyimleri sunma ilkesiyle, lükslerden konfordan uzak, doğaya yakın alternatif oluşturmak için. Neler olacak?
Kumsaldayız sürekli. Hep beraber yemekler yapılıyor. Çadırda kalınıyor. 30-35 tane çadır var. 75-80 kişilik kapasitesi var. Cuma-Pazar ve Pazartesi-Cuma olarak hafta içi ve hafta sonu paketleri var. Güne, sabah 7’de yogayla başlanıyor. Aikido, Capaeiro, Kundalini Meditasyon, gün içinde Osho’nun 3-4 tane meditasyonu, akşam ayı ışığı meditasyonları, Rhythm Club grubunun ruhu özgürleştirmek adına yaptıkları ritim çalışması olacak. İçinden geldiği gibi perküsyon çalıyorsun. Geceleri trance dance ardından meditasyon, göbek dansı ardından meditasyon. Sezon sonunda, Eylül ayında Osho’nun orkestrasını getireceğiz. Canlı müzik ve 6 kişilik meditatif eğitmen kadrosu eşliğinde Meditasyon ve Coşku Festivali yapacağız. Coşku Festivali: 5 günlük bir festival. Canlı orkestra eşliğinde yapılacak meditasyonlar. Sufi yolu, Zen Yolu, Tantra Yolu, Yoga Yolu, Osho Yolu… gibi meditasyonlar; akşamları danslı meditasyonlu çalışmalar. İçinde hep eğlence ve coşku olan aktiviteler. Kutlama, dans, canlı müzik, eğlence, aşk, tutku… rengarenk bir şey olacak. Ne zaman başlıyor? 18 Haziran Fiyatlar: Çeşme Meditasyon Kampı hafta içi (TP+çadır konaklama+eğitimler)……………………………350 milyon TL+KDV hafta sonu (TP+çadır konaklama+eğitimler)…………………………350 milyon TL+KDV tek ders ücreti………………………………………………………....20 milyon TL+KDV aikido aylık program………………………………………………….180 milyon TL+KDV kapaero aylık program………………………………………………..180 milyon TL+KDV sezonluk ders ücreti…………………………………………………...270 milyon TL+KDV 21 günlük arınma meditasyonu……………………………………….210 milyon TL+KDV (kundalini+nadabrahma) Mantığı ne? Issız bir yerde, uzun süre aynı rutinle yaşadığınızda zihninizi gözlemleyebiliyor, aklınızın yaptığı hileleri görebiliyorsunuz. Bilgi için: 0 232 – 463 22 11
FETHİYE KABAK VADİSİ Fethiye Kabak Vadisi’nde bulunan Kabak Camping, doğasıyla arınma tatiline çok uygun bir alan. Dönem dönem yoga hocaları tarafından kiralanıyor. Ayrıca trekking ve yamaç paraşütü için de çok uygun. Kabak şöyle tanıtılıyor: Size 5 yıldızlı bir tatil köyü değil, binlerce yıldızlı bir gökyüzü öneriyoruz! Bilgi için: www.kabakcamping.com
GÖCEK HUZUR VADİSİ Çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrili bir alan. 15-20 kişilik kapasitesi var. Küçük bir alanda az sayıda insan ortak bir hayat yaşayabildiği gibi, isteyen kendi içine dönüp sessizliğin tadını da çıkartabiliyor. Rahatlatıcı masajlar, refleksoloji, aromaterapi, yoga, tai chi programları da var.
DALYAN
Begüm Erenler
Bu yıl ilk kez guletle arınma tatili düzenleyen aslında İstanbullu, ama artık Fethiyeli Begüm Erenler ve Amerikalı arkadaşı Nicole, tatillerini ve gelecek planlarını anlattı: Nasıl ve neden arınma tatili düzenlemeye karar verdiniz? Biz, zaten günlük hayatımızı 'arınma' şeklinde yaşıyoruz. Sabahları yoga , meditasyon yapıyoruz, ayurvedik besleniyoruz, masaj yapıyoruz, yaptırıyoruz. Başkalarına bunları sunmaya karar verdik, ilk olarak bir gulette başlayalım dedik. Arınma programlarımıza gulette başlamayı seçtik çünkü, insanların çok dengeli olmayan bir ortamda dengelerini bulmayı denemeleri, günlük rutinlerinden tamamen uzaklaşabilmeleri ve denizin titreşimlerini hissedebilmeleri için ideal bir yer. Kimler katıldı? Türk, İngiliz, Amerikalı bekar veya çift daha önce yoga yapmış veya yapmamış, çoğunluk birbirini tanımayan, yoğun şehir hayatı olan bir grup katıldı. Bir gününüz nasıl geçti? Sabah güneş doğmadan kalkıp herkes kendi kendine meditasyon yaptı, sabahın sessizliğinde güneşin doğuşuyla birlikte yoga yaptık. Pırıl pırıl suların üzerinde yaptığımız kahvaltımızda ev yapımı çapatiler, yöresel taze kekikli çökelek, tahin ve çeşitli pekmezler, çatni, yoğurt ve meyve vardı. Hergün değişmek üzere bazı adalarda yürüyüş yapıldı, isteyen yüzdü, elverişli rüzgar olduğunda yelken yaptık. İki profesyonel terapist isteyene refloksoloji, isteyene aromaterapi, tüm vücut masajı, İsveç masajı yaptılar, ılıtılmış susam yağıyla kendi kendimize masaj tekniklerini gösterdik. İsteyen kütüphanemizden faydalandı. Günboyu taze yaptığımız zencefil veya nane çayları,özel anlarda taze çekilmiş çekirdek kahveyle yapılmış kafeinsiz cappuccino’lar içildi. Öğleden sonra hepimize bire bir, değişik ihtiyaçlarımıza göre yoga uygulandı. Akşam başka bir koyda demirleyip, birlikte hazırladığımız çorba ve taze sebzelerden oluşan hafif akşam yemeğimizi yedik. Bazı akşamlar tuzlu ve tatlı çapati yapmayı öğrettik. Diğer akşamlar isteyene refleksoloji uygulandı, birlikte kitap okuduk bazen ve üzerinde tartıştık veya sadece ayı seyrettik. Tatil dönüşü ne hissettiniz? Çok olumlu bir deneyim, bir kurs oldu hepimiz için. Yeni bir başlangıç, bundan sonra yapacaklarımıza temel bir hazırlıktı. Ayrıca suyun üzerinde ruhumuz dinlendi çalışıyor olmamıza rağmen. Bu tatil kaça mal oluyor? İlk turumuz bir tanıtım turuydu. Bundan sonra Eylül'de tekrar yapmayı planlıyoruz, ancak bu sefer 5 gün denizde, 3 gün otelde kalma şeklinde yapmak istiyoruz. Fiyatlandırma çalışmamız devam ediyor. Karadaki yaz programlarımızın da bir kısmı sürüyor, bir kısmı başlamak üzere. Bedensel ve zihinsel arınma sağlayan bu tatillere dünyada ilgi nasıl? Dünyada ilginin her geçen gün arttığı kesin. İnsanlar artık farklı amaçlı tatillere yöneliyorlar. Biz de çeşitli uluslardan biraraya gelip, çalışan bir grup olarak Dalyan yöresine gelenlere bu tarz programlar sunuyoruz, tatillerine 'arınma'ya yönelik bir şeyler katmaları için. Dünya'da nerelerde yapılıyor? Kanada'dan İspanya'ya, Tayland'dan Hindistan'a onlarca ülkede yapılıyor.
KAZ DAĞLARI Merve Berkman Amacı ne? Yaşama Sanatı (Art of Living), kişilere, nefeslerini kullanarak negatif duygularla, stresle başa çıkma yollarını öğretiyor. Dünyada 150’den fazla ülkede uygulanıyor. Bu kurslar, üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, kişi, uygulaması pratik, etkisi çok kuvvetli nefes egzersizleriyle stresten arınmayı öğreniyor ve günlük hayatında bunu uyguluyor. Tatil gibi yapılan ikinci kısmında ise 4 gece 5 gün ciddi bir arınma, dinlenme ve sakinleşme sağlanıyor. Son üç yıldır mayısta Kaz Dağları’na gidiyoruz. Çünkü inanılmaz güzel bir havası ve doğası var. Orada yaptığımız şu: Sabah 6’da vücudu ısıtmak için herkesin yapabileceği yoga hareketleri. Sonra nefes egzersizleri ve kahvaltı. Sonrasında nefesin, zihnin ve duyguların gözlemlendiği çeşitli meditasyonlar var. Amaç, enerji merkezlerini, gözlemleme yoluyla temizlemek. Bu programın 2 tam günü sessizlik içinde geçiyor. Böylece herkes kendi içine dönüyor, doğayla bütünleşiyor ve enerji depoluyor. Çünkü günlük hayat bütün enerjimizi tüketiyor. Yapılan meditasyonlarla, nefes egzersizleriyle sistem kendini temizliyor ve şarj ediyor. Esas amaç, bu dünyadan başka dünyayla göçmek değil; günlük hayatta üretkenliğimizin sürekliliğini sağlamak, stresin içinde kaybolmadan ilerlemek. Akşamları şarkılar söyleyip dans ediyoruz. Bu yılki programa 43 kişi katıldı. İnsanlar niye geliyor? Kendini dinlemek ve gerçekten dinlenmek isteyenler geliyor. Ne yiyorlar? Hafif ve arınma sürecine yardımcı olacak yiyeceklerle besleniyoruz. Ama kesinlikle aç kalmıyoruz! Herkes doyacağı kadar besleniyor, ama daha çok sebze ağırlıklı, hazmı kolay yiyeceklerle. Tabii içki de içilmiyor. Kaç para? 200 milyon+ konaklama bedeli. Bilgi için: www.artofliving.org
ARINMA TATİLİNE GİDENLER ANLATIYOR Ali Gülüm Beyoğlu’nda, Tünel’de avukatlık yapıyorum. Kendimi yorgun ve asabi hissediyordum. İnanılmaz ölçüde derin nefes alma ihtiyacı hissediyordum. Bu arada psikolojik olarak kendimi hep baskı altında hissediyordum. Müvekkillerim dahil çevremdeki herkesi motive eden, moral veren bir kişi olarak artık moral arayacak hale geldiğime inanmaya başlamıştım ki Art Of Living kursunu aldım. Tekniğin faydalarını üçüncü günümden itibaren yaşamaya başladım, artık huzurluydum. Nefes problemim tamamen kayboldu. 19 Mayıs 2004 tarihinde Kaz Dağları’nda ikinci kursu da yaptım. Meslek ve yapı olarak çok konuşan bir insanım. KBB doktorum son zamanlarda ısrarla susmamı ve ses tellerimi dinlendirmemi tavsiye ediyordu. Harika bir fırsat oldu. Denedim. Sessizlik ve iç dinginliğe dayalı ikinci kursun öncesinde en sevdiğim şarkıyı bile söyleyemiyordum. Kursun ertesinde doya doya söyledim şarkımı ve bunu çok sevdiğim 7 aylık hamile eşimle paylaştım. Şimdi nasılım biliyor musunuz? Her şeyden önce kendimin farkındayım. Çevremin, doğanın, dünyanın hatta etrafımdaki neredeyse her şeyin farkındayım ve huzurluyum. Mutluyum. Kırk yaşında, annemin gözlerinin içine baka baka yeniden doğmuş gibiyim. Bu kursu aldığımdan beri etrafımın çok daha fazla farkına vardım. Hayatı herkesle paylaşmaya başladım. Kendimi çok daha rahat kontrol edebiliyorum.Eskiden beni üzen veya kızdıran çok şeyle eğleniyorum şimdi. Kızımla her sabah birlikte kahvaltı ediyoruz. Sabah saat beşte uyanıyorum en fazla saat altıda kalkıyorum. Kızım ve eşim çok mutlu. İnanılır gibi değil zaten ancak hissedilir diyorum son olarak. Emilia Motus Wellness Club’da pilates eğitmeniyim. Arınma tatili için Kabak Vadisi’ne gittim. 6 gün kaldım. Ağaç evlerden oluşan bir kampta kaldım. Sabah erkenden kalkıyor ve sahile gidip yarım saat kadar meditasyon yapıyorduk.1 saat kadar da yoga duruşlarını yapıyorduk. Sonra hafif bir şeyler yiyorduk. Öğleden sonra isteyen denize gidiyor, tekneyle çıkıyor ya da yürüyüş yapıyordu. Akşamüstü hava serinleyince yoga nefeslerini, duruşlarını çalışıyorduk. Bazen de “yoga nedir; biz niye buradayız; nereye gidiyoruz?; doğru nedir, yanlış nedir?”gibi konularda konuşuyorduk. Akşamları da sohbet ediyorduk. Bir kere kamp ateşi etrafında toplanmıştık. Çok güzeldi. Aslında bir tatile çıkınca sabah erken uyanmazsınız, bunda bütün günü fark ederek yaşamak çok güzeldi. Nefesimin farkına vararak yaşamak çok güzeldi. Dünyada da hızla yayılan bir trend bu. Batı, tamamlayıcı olan Doğu’nun farkına varmış durumda. Türkiye’ye bu tatiller için çok fazla yabancı geliyor. Londralılar için bunu söyleyebilirim, çünkü oldukça hesaplı. Beste Dolanay 3,5 yıldır İstanbul’da yoga yapıyorum. İzmir’de Living Yoga’yı bulmuştum. 23 Nisan’da Turunç’taki Lorima Otel’de yoga tatili yapacaklarını söyleyince ilgilendim. Eşim, ilk defa yogayı orada denedi. “Uygulamalı Zihinsel ve Bedensel Keşif Yolculuğu” adında bir çalışmaydı. Üç gün boyunca güne, sabah 7’de yogayla başladık. Sonra kahvaltı yaptık. Duygusal zeka, kendini keşfetme, sağlıklı beslenmeyle ilgili çok güzel öğretici sohbetler yapıldı. Dolu dolu geçti. Eğitmenler çok donanımlıydı. İnsanı kendini keşfetmeye insanları itti. Hayatımızı sorgulamaya itti. Bir yandan da tekne turu ve trekking yaptık. Akşamları da Ritim Club’la bedenin kendini keşfi, dans ve özgürlük çalışmasında herkes özgürce perküsyon çaldı. Gündüz meditasyon yaptık çimenlerin üstünde. Ben, çok memnun kaldım. Kabak’ta yapıldığını da biliyorum. Organizasyonlara özen göstermek bu tip tatilleri daha da mükemmel hale getirebilir diye düşünüyorum.
Simla Türker Kaz Dağları ve Şirince’ye gittim. Maya medeniyetleri içinse Meksika’ya gittim. Zaten Maya medeniyetlerine çok büyük bir ilgim var. Çok etkilendim ve heyecanlandım. Yılbaşında Kaz Dağları’ndaydım; enerjisi çok yüksek, gecesi ayrı huzurlu gündüzü ayrı huzurlu olan, beyni berraklaştıran bir yer. Şirince de öyle. Ayrıca Çin’e gittim. Çin Seddi falan normal şeyler değil; insan algılayamıyor! Onun dışında çok okuyorum. Peru’ya ve Burma’ya gitmek istiyorum. Türkiye’de ise Olimpos’a gitmek istiyorum.
Canan Yolaç Joy Danışmanlık’ta nefes çalışmaları, bilinçaltı temizliği ve şifa teknikleriyle üst benliğe ulaşmak gibi çalışmalar yapıyorum. 5 yıldır Dünya Kardeşlik Birliği’nin üyesiyim. Sürekli bu tip arınma ve bilgilenme tatillerine çıkıyorum. Bu ay, Yunanistan’a nefes eğitimi almaya gideceğim. Hindistan’da Puna’ya Osho Center’a gittim. Bu tip seyahatlere ilgi çok arttı. Ayrıca gemilerde de bu tip terapiler de yapılıyor. Sırada eğitim almak için gideceğim Tayland, Cancun ve Bolonya var.
Zeynep Aslan Yoga ve meditasyon yapıyorum. Böyle bir tatile çıkmadım. Çünkü böyle bir tatilin yeri ve zamanı olduğunu düşünmüyorum. Yani “ben bu hafta sonu yoga yapmak için bir tatile çıkayım” demem. Tatile gider, yogamı da yaparım. Çeşitli yerlerde yogalı, meditasyonlu tatiller yapıldığını biliyorum.
Mehmet Yaygın İnsan olarak doğduğumuzdan beri birtakım şeylere şartlanıyoruz. Toplumun dayattığı kurallar yüzünden sıkışık bir şekilde yaşıyoruz. Oysa Tanrı bizi böyle yaratmadı. Bu tarz arınma tatilleri, sürekli yük taşıyan bir adamın yükünü atıp nefes alması gibi bir şey. Beş yıldızlı bir otele ya da kulübe gitmektense kendine dönmeyi tercih edenler geliyor. Ben, bu tarz tatiller için Hindistan’a, Fethiye’de Kabak Vadisi’ne ve Bodrum Karakaya’ya gittim. Biraz daha kendimi tanıdım. Benim ciğerim varmış, nefes alabiliyormuşum, dedim. Dönüşünüzde sanki hayatınızın vitesini 2’den 3’e atıyormuş gibi hissediyorsunuz. İlişkilerinizi de yeniden gözden geçiriyorsunuz.
Mehmet Gürsoy
Bodrum Karakaya’ya ve Kabak Koyu’na yoga kursuna gittim. Kabak’tan çok etkilendim. İnsan gençliğini yaşar gibi oluyor. Barakalarda kalıyorsunuz; ilkel bir hayat yaşıyorsunuz ki bu tarafı güzel. Herkes 7’de kalkıyor. Sabah dinamik meditasyon yapıyorduk. Öğlen köylü bir kadının pişirdiği yemeği yiyorduk. Sonra meditasyon ve programda ne varsa onları yapıyorduk. Saat 5-6 gibi bitiyor program. Akşam yemek yedikten sonra erken yatıyorduk. İçki içmiyorduk. Hem güzel bir tatil oldu benim için hem de hayata bakışımı oldukça değiştirdi. İnanılmaz bir rahatlık veriyor ve iyi bir arkadaşlık ortamı oluyor. Çünkü herkes en maskesiz haliyle olduğu gibi. Sosyal hayattaki şartlanmalar ortadan kalkıyor.Orada ne kadar kalıplaşmış ve şartlanmış olduğunuzu fark ediyorsunuz. İnsanı olduğu gibi kabul etmek bayağı zormuş!
DÜNYA'DA HOLİSTİK TATİLLER * The Raj Maharishi Ayurveda Health Center Fairfield, Iowa * The Chopra Center at La Costa Resort Spa, Carisbad, California * Hackers Kurhotot, Bad Ems, Almanya * Dharma Healing Center, Tayland * Lanzarote, Kanarya Adaları * The Pilion Centre, Yunanistan * Cortijo Romero, İspanya * La Serrania, Mayorka-İspanya * Maya Tulum Wellness Retreat&Spa, Cancun, Meksika |