|
|
|
25 Mayıs 1941 tarihinde Rustin Parr, beklenmedik bir anda kasaba meydanına gelir ve "I'm finally finished!" diye bağırır. Yakalanan Rustin Parr, gözaltına alınır. Bu sırada, kaybolan 2. çocuk olan Kyle Brody ortaya çıkar. Verdiği ifadeyi gözönüne alan polis, Rustin Parr'ın evine girer ve bodrum katında diğer 7 çocuğun cesedini bulur. Cesetler, bağırsakları deşilmiş ve vücutlarına çeşitli ritüalistik desenler kazınmış haldedir. Benzer desenler, evin duvarlarında da yer almaktadır.
Öldürülen 7 çocuğun hiçbirinin birbirini tanımıyor, ancak kurtulan tek çocuk olan Kyle'ın hepsini tanıyor olması ilginç bir noktadır. Babasından dayak yiyerek büyümüş ve küçük hayvanlara işkence eden rahatsız bir çocuk olan Kyle'ın, ölen çocukların her biriyle geçmişte küçük veya büyük problemleri olmuştu.
Olayların ardından Kyle, kendisinden önce kaçırılmış olan Emily'nin nasıl ve nerede kaçırıldığı konusunda polise ayrıntılı ifadeler vermiştir. Yani Kyle, Emily'nin kaçırılmasına şahit olmuş, ancak kendisi kaçırılana kadar aradan geçen 22 gün boyunca konu hakkında hiçbirşey söylememiştir.
17 Temmuz 1941 tarihinde, Rustin Parr'ın mahkemesi gerçekleştirilmiştir. Kyle Brody'nin mahkemede verdiği ifade, Rustin Parr'ın suçlu bulunması ve idam edilmesinin temelini teşkil etmiştir:
Savcı: Now where was that, in the room, what part of the room?
Kyle: By the front door.
Savcı: Just inside the front door?
Kyle: (Assenting) Inside the room by the front door.
Savcı: Alright, Kyle. And what happened then?
Kyle: He told me to stand in the corner and face the wall. I could hear Emily screaming. He was cutting her. I looked. He was cutting a symbol on her face.
Savcı: You're doing really well, Kyle. You're doing just fine. Could you point out to me the man who did that to Emily? Could you point him out to me?
Kyle: (Hesitating)
Savcı: It's alright, Kyle. Look, your parents are right there. (By the Court) Should we recess? Kyle?
Kyle: (pointing) That's him sitting there.
Savcı: Let the record note that Kyle Brody has identified the defendant, Rustin Parr. Now Kyle, what happened after that?
Kyle: He tied her up in the corner. I was facing the wall. He started to hurt her then.
Savcı: Go on, Kyle, you're doing just fine.
Kyle: Sometimes he would come up to me: Do you hear her? Do you hear the woman's voice? I would cry and tell him to leave her alone, but he wouldn't listen.
Savcı: Do you know who he was referring to?
Kyle: No.
Savcı: Did you ever see a woman out there?
Kyle: No.
Savcı: Alright, Kyle, what happened then?
Kyle: After a few days he killed her. He cut her open, and after he took everything out of her, he left with her and I never saw her again. When he came back he told me not to be sad, he'd bring someone else back soon.
Rustin Parr, suçunu inkar etmek bir yana, şöyle bir açıklama getirmiştir:
"Bir süredir evimde yalnız kalıyordum. Zaman içinde, rüyalarımda yaşlı bir kadının hayaleti belirmeye başladı. Bana bazen anladığım, bazen de anlamadığım bir dilde birşeyler söyleyip duruyordu. Bir süre sonra, yaşlı kadının silüetini ormanda görmeye başladım. Evimin penceresinden baktığımda onu görüyordum. Dışarı çıkıp peşinden koştuğumdaysa ortadan kaybolmuş olduğunu görüyordum.
Yaşlı kadın hayaleti, bana gittikçe daha da yaklaşmaya başladı. Artık gündüz veya gece, evimin içinde ve etrafımda geziniyor, benimle sürekli konuşuyordu - anladığım veya anlamadığım dillerde. Bir süre sonra, bana bir takım emirler vermeye başladı. Kafamın içindeki sesi o kadar dominanttı ki, karşı koymak mümkün değildi. Verdiği emirler, en başta bir hafta mahzende uyumak gibi aptalca şeylerdi. Zaman geçtikçe başka şeyler istemeye başladı - tanımadığım bir alfabede duvarlara birşeyler yazmak gibi.
Biraz daha zaman geçtikten sonra hayalet, benden çocuk kaçırmamı istedi. Bunu yapmak istemedim. Çocukları severim ve onlara zarar vermek istemiyordum. Kadın, bana dediklerini yapmazsam peşimi hayatım boyunca bırakmayacağını ve kafamın içini o korkunç sesiyle dolduracağını söyledi. Bana hiçbir şans bırakmadı. Dediklerini yaptım. Çocukları kaçırdım. Mahzende, vücutlarına bana yapmamı söylediği şeyleri yaptım.
Çok, çok pişmanım. Çok üzgünüm. Ama, en sonunda bu kabus ve kafamın içini dolduran o korkunç ses bittiği için huzurluyum."
Rustin Parr, 22 Kasım 1941 tarihinde asılarak idam edilir. Evi ise, kızgın kasaba halkı tarafından yakılarak yerle bir edilir.
Rustin Parr'ın idamından sonra, doğaüstü kötü güçlerle savaşan gizli bir örgütün üyesi olan Doc Holliday, olayın ayrıntılarını araştırmak üzere kasabaya gelir. Ashgaya adlı şaman Holliday'e yardım eder ve Holliday olayların arkasında yer alan gerçekleri ortaya çıkarır.
Ashgaya'dan aldığı Twana'nın yardımıyla zaman içinde bir kayma da yaşayan Holliday, Rustin Parr'ın evinin duvarlarını ve mahzenini ev yakılmadan önceki haliyle inceleme şansını elde eder. Her yer, Rustin'in herhangi bir şekilde öğrenmiş olması imkansız olan Transitus Fluvii (ölü bir cadı alfabesi) dilinde yazılmış yazılarla doludur.
Bu çok ilginçtir, çünkü Rustin Parr İngilizce okuma yazması bile olmayan biridir.
Holliday, geçmişte Blair Cadısı'ın idamı ardından kasabaya gelmiş olan cadı avcısı Jonathan Prye ile de karşılaşır ve ondan bir takım faydalı bilgiler alır.
Rustin Parr'ın idamından bir süre sonra, zaten problemli bir çocuk olan Kyle Brody akli dengesini iyice yitirmeye başlar. 16 Temmuz 1947 tarihinde Kyle tutuklanır, ve ailesi kefaret için istenen küçük ücreti bile ödemez. Aylar sonra, 3 Ekim 1947 tarihinde, hakim Clyde Bianca Kyle'ı serbest bırakır.
İki sene boyunca ortadan kaybolan Kyle, Florida'da tekrar ortaya çıkar. 1 Ağustos 1956 tarihinde, şiddet ve polise karşı koyma suçlarından tutuklanır. 21 Aralık 1956'da, bu kez sarhoşluk, çevreye rahatsızlık verme (açık alanda bir süs havuzuna işerken yakalanmıştır) ve polise direnme suçlarından tekrar tutuklanır. Kyle'ın Burkittsville'de da arandığı ortaya çıkar ve buraya getirilir.
27 Aralık 1956 tarihinde Baltimore'a getirilir. Yapılan incelemede akli dengesinin yerinde olmadığına karar verilerek 15 Ocak 1957 tarihinde MSICI'ya sevk edilir.
Ablasının çabaları sonucu Mart 1961'de daha serbest bir hastane olan Reston Hills GA'ya geçiş yapsa da, kendisiyle başa çıkılamadığı gerekçesiyle 2 Haziran 1966'da MSICI'ya geri gönderilir.
15 Mart 1969 yılında, White Enamel adlı belgesel çekilir. Bu belgesel, akıl hastanelerindeki durumu konu almaktadır. Belgesel, Kyle Brody ve odasıyle ilgili 2 görüntü içermektedir; bu görüntüler, Blair konusunda çok önemli bir takım noktaları gözler önüne sermiştir.
İlk görüntüde, Kyle elindeki kağıda birşeyler yazıyordur. Kamera Kyle'a doğru zoom yapar ve Kyle'ın Transitus Fluvii dilinde birşeyler yazdığı görülür (Rustin Parr'ın duvarında görülen yazılar). Artık kaybolmuş ve çok zor olan bu alfabeyi, Kyle kurallarına uygun bir biçimde sağdan sola doğru yazarak ustalıkla kullanmaktadır.
İkinci görüntüde Kyle, kendi kendine sürekli olarak "Never Given" demektedir.
12 Mart 1971 yılında Kyle Brody, taş zemine sürte sürte keskinleştirdiği tahta bir kaşık ile bileklerini keserek intihar eder. Gardiyanlar, ifadelerinde Kyle'ın son zamanlarda rüyalarında gördüğü yaşlı bir kadından bahsettiğini, ve intihar ettiği gece odasında kendi kendine çığlık çığlığa "Never Given!" diye bağırdığını söyler.
20 Ekim 1994 tarihinde, Montgomery College öğrencisi olan 3 kişi, Michael Williams, Joshua Leonard ve Heather Donahue Blair Cadısı hakkında bir belgesel hazırlamak üzere Burkittsville'ye gelirler.
Michael Williams
23 Ocak 1973 tarihinde Washington'da dünyaya gelen Michael Williams, Louis ve Lorraine çiftinin oğludur. 5 yaşındayken anaokulunda en iyi ressam ödülünü alan Mike, o günden beri Rockville lisesinde "Okulun En Başarısız Çocuğu" sıfatından başka hiçbirşey kazanamamıştır.
Üniversitenin kendisi için uygun bir ortam olmadığına karar veren Mike, 19 yaşında St. Petesburg'a "The Old Kensico" adlı teknenin yapımında çalışmaya gider. Teknenin kaptanı, Mike'ın üniversiteye gitmeyi denemesi gerektiğini düşündüğü için 3 ay sonra onu işten atar ve evine geri gönderir.
Kaptanın sözünü dinleyen Mike, Montgomery College'a gitmeye başlar; bir yandan da kız arkadaşı Jeniffer'ın babasının benzin istasyonunda çalışır. Mike, aynı zamanda üniversitenin radyosunda arkadaşı Phil ile "The Whisky Hour" adlı bir program hazırlamaktadır. 22 yaşına gelmiş olan Mike, programda yakalamış olduğu başarının keyfini sürmektedir.
Bu süre zarfında Sound Editing konusunda dersler alan Mike, Joshua Leonard ile tanışır. Birbirini seven Mike ve Josh, iyi arkadaş olur ve gelecek planları yapmaya başlarlar. Benzin istasyonu için bir reklam filmi çeken ikili, ortaya başarılı bir iş çıkarır.
Mike, 1994 yılının Ağustos sonuna kadar Josh'tan haber alamaz. Sonunda Josh, yeni bir projeyle ortaya çıkar ve Heather Donahue ile Blair Witch hakkında bir belgesel çekmeyi planladığını ve kendilerine katılıp katılmayacağını sorar. Mike, teklifi kabul eder.
Joshua Leonard
Joshua, film kariyerine 9 yaşında yerel spor müsabakalarını ve aile toplantılarını görüntüleyerek başlar. Lise yıllarında, kendi TV Show'u olan "MD. Skunk"un senarist ve yönetmenliğini yapar; program, kısa sürede Rockville geçnliğinin favorisi haline gelir. Program, kaykay teknikleri, punk rock konserleri, araba yarışları gibi konular içermektedir.
Joshua, ilerleyen yıllarda Montgomery College'e gider ve orada birçok çekim tekniği öğrenir. O yıllarda, en son TCI firmasında çalışmaktaydı ve Laugh Factory Comedy Club And Restaurant için çektiği "Nuns With Guns" adlı spotu henüz bitirmişti.
Heather Donahue
Heather Donahue Upper Darby'de doğmuş, ve kısa süre sonra Baltimore'a büyükannesinin yanına yerleşmiştir. Heather, büyükannesinden civarda dolaşan savaş hayaletleri ve cadıların hikayelerini dinleyerek büyümüştür.
Büyüdükten sonra dinlediği hikayelerin kökenlerini araştırmaya karar veren Heather, Rockville'de yer alan Montgomery College'e gider ve filmcilik üzerine eğitim almaya başlar. Birçok düğün ve organizasyonda kameramanlık yaparak para biriktiren Heather, Blair Witch efsanesi hakkında bir belgesel hazırlamak için gerekli hazırlıklara başlar.
25 Ekim 1994 tarihinde, Joshua'nın arabası Black Rock Road'da boş bir şekilde bulunur. Bunun üzerine polis arama çalışmalarını başlatır. Ancak, helikopterlerin ve köpeklerin de katıldığı 10 günlük operasyon sonuçsuz kalır. Heather'ın annesi Angie, iyice endişelenerek Buck Buchanan adlı bir dedektiften yardım ister.
5 Kasım 1994 tarihinde, 33.000 saatlik arama sonuçsuz kalır ve polis ekipleri geri çağırılır. 3 gencin tek bir izi bile bulunamamıştır. Bunun üzerine Heather'ın annesi Angie, kişisel çabalarıyla arama çalışmalarını sürdürür. Birkaç ay süren bu çalışmalar da sonuçsuz kalır.
16 Ekim 1995 tarihinde, Marylan Üniversitesi Antropoloji bölümünden profesör David Mercer ve öğrencileri, bir araştırma yapmak üzere ormana gider. Ekip, ormanda, 100 yıllık bir kulübenin kalıntılarının altında bir çanta bulur. Çantada, Heather'ın günlüğünün yanı sıra film kutuları, kasetler 2 kamera vardır.
Bu çantanın, 100 yıllık bir kulübenin altına, kulübeye hiçbir zarar verilmeden gömülmüş olması mümkün değildir. Olayda Hecatomix'in karanlığı ve Twana'ların rolü olduğu tahmin edilmektedir.
15 Aralık 1995 tarihinde, bulunan belgeler gençlerin ailelerine gösterilir. Ancak, deliller herhangi bir suçlama için yetersiz olduğundan, 1 Mart 1996 tarihinde dava tekrar kapanır.
16 Ekim 1997 tarihinde Heather'ın annesi, kulübenin altında bulunan kalıntıları ve kasetleri Haxan Films adlı film şirketine verir. Söz konusu kasetler, "Blair Witch" filminin temelini teşkil edecektir.
Not: Bu filmin yapımcıları, senaryonun kurgu olduğunu dile getirmiştir...
Referanslar:
Blair Witch Project The Movie: Part I
Blair Witch Project The Movie: Part II: "Book Of Shadows"
Blair Witch Project The Game: Volume I: "Rustin Parr"
Blair Witch Project The Game: Volume II: "The Legend Of Coffin Rock"
Blair Witch Project The Game: Volume III: "The Elly Kedward Tale"
http://www.blairwitch.com
http://www.rustinparr.com
http://blairwitch.godgames.com
http://www.blairwitchfanclub.com
http://www.actionnewssix.com
http://blairwitch-hunt.com
http://www.ritual.com
http://www.blairhunt.com
http://www.blairwitch.co.uk
http://www.burkittsvillemd.com
http://www.theblairwitchfiles.com