“Beni Unutma... Bilirsin unutulmak dokunur ya her insana...Sende kendi payından bir hatıra seç...Ve o ben olayım ne olur beni unutma...”

Kim bilir kimleri unuttuk...Hiç biride unutulmayı istemiyordu mutlaka. Hangisi istemezdi ki bir ömür hatırlanmayı, uğruna şiirler yazılmasını, şarkılar yapılmasını, ağıtlar yakılmasını... Hangisi istemezdi ki adı anılmadan birgün geçmesin, yürekten ismi hiç silinmesin...Hangimiz istemezdik ki her falda çıkmayı, yıldız kayarken tutulan dilek olmayı, papatyanın “Seviyor” u olmayı...Kim istemezdi ki sevdiği için “Özel” olabilmeyi...

Eski aşklarımı indirdim dün gece raftan. O kadar tozlanmışlardı ki!...Kızdım önce kendime. Ya insan bir tozunu alır hiç değilse arasıra! Neyse, serdim hepsini birbir önüme. Eskisi, yenisi, az yıpranmışı, hor kullanılmışı, tarihi geçmişi, paketi açılmamışı hatta... Fakat en acı olanlarıysa ZİYAN EDİLMİŞLERİ... 

Ne sergi ama! Sanki hayatımın bir dönemini film haline getirmişler ve benide galaya çağırmışlar gibi... Dalıp gidiverdi gözlerim. Engelleyemedim düşüncelerimin anıların arasında gezintiye çıkışını. Birbir açmaya başladım zamanında kapattığım kapıları. O zaman fark ettim kimilerinin aralık kalmış olduğunu. Sanırım yeterince sert çarpmamış olacağım çıkarken yada kimbilir belkide kapansın istememişimdir... Galiba bu ikinci şık benim gibi markete giderken bile kilidi üç kez çeviren biri için daha mantıklı! Belli ki silmek istememişim hafızanın onlara ait kısmını. Arada bir kayıtlara bakmak istemişim yada elimde döküman kalmasını falan...Amaaaan! İtiraf etsene be adam! Unutmak istememişsin bal gibi onları!!!

Doğru... Hatta belkide unutulmak...Zaman zaman o kapı aralığından girip kendimi hatırlatmak istemişim belliki... Eeee unutulmak dokunur ya her insana!...

“ Sende kendi payından bir hatıra seç ve o ben olayım ne olur beni unutma”...

Hisset