Akdeniz Hep Oradaydı
Sabit Sümer, Piramit Yayınevi, 2004

Gülüm Omay


Eğer açık denizlerde kaybolduysan ve pusulanı yitirmişsen, pusulan yüreğindir"

İsa'nın doğumundan 334 yıl önce Xanthos'ta yaşanan bir aşkın, roman içindeki keskin dönüşlerle günümüzün Kaş kasabasında yaşanan aşka dönüşmesini heyecan ve şaşkınlıkla okurken; imza gününde duyduğum bir kadın okurun 'gerçekten bir erkek, bir kadını böyle sevebilirmi ? '  sorusunu, siz de defalarca kendinize soracaksınız ...

Romanın her kahramanında  kendinizden bir parça bulurken, bütünlüğün nasıl bir kavram olduğunu sık sık hatirlatan bir lezzet yaratmış Sabit Sümer...

Akdeniz severlere her iki aşk da yaşandığı sürece bu eşsiz denizin kimbilir daha ne aşklara tanık olduğunu hissettiren yazar, bir karşılaşmamızda ' o benim gerçek aşkım ' demişti. Yüzüne soran gözlerle baktığımda ise gerçek aşkın ' roman ' mı ? yoksa ' romanın kahramanı ' mı ? olduğunu algılamakta güçlük çektim.

İsa öncesi yaşanan efsanevi aşkın hikayesini, akıcı bir dille
karşımızda oturup anlatıyormuşçasına kolay okunan kitapta ; okurken neden antik çağ yaşamı sorusuna ise, romanın içinde kendi diliyle cevap veriyor yazar :

'Tarihin içinden uzanıp yüzümü okşayan bu eski uygarlıkların
rüzgarları, beni günümüzün kaskatı, renksiz ve aşırı materyalist dünyasından, bu dünyanın süratle yozlaşan sahte değerlerinden uzak tutuyor... Antik tarihi, bu tarih içerisinden gelip sonsuzluğa uğurlanmış eski uygarlıkları
sade bir fertleri olduğum geniş ailem gibi hissediyor, yaşadıklarına, ürettiklerine ve bize miras bıraktıklarına karşı güçlendirilmiş bir sevgi duyuyorum...'

Peki ya bizler ?

Bizlere bu antik çağın içinden günümüze fışkıran dolu dolu romanı okumak kalıyor sadece....

Efsanevi bir aşkı okurken insana yoğun duygular yaşatan, antik çağdaki kanlı savaşları, Büyük İskender'i, onurlu Xanthosluları, acımasız komutanları, bize en akılda kalıcı haliyle anlatan Sabit Sümer'e gönül dolusu teşekkürler...

Yazın rehavet dolu günlerine bu romanla değer katarken, yanında Radio Tarifa'nın geniş bir müzik yelpazesini aynı anda kucaklayan parçalarını dinlemeyi ihmal etmeyin sakın!...


Sonsuz'un Görüşü:
Bu romanı Bodrum'da muhteşem bir denize karşı okudum ve tek kelimeyle büyülendim. Bir defa romandaki Arman karakteri neredeyse tamamıyla bendim ve yaşadıklarımın birebir aynı olması beni şok etti. (Fakat bu işin özel kısmı tabii.)

Uzun süredir yabancı yazından beslenen ruhsal romanlar alemine iki kitapla birden giren Sabit Sümer'in her iki romanı da piyasadaki yabancı romanlarla rahatlıkla aşık atabilecek, hatta onları hallaç pamuğu gibi atabilecek potansiyele sahip. Fakat "Akdeniz Hep Oradaydı" daha da özel bir konumda. Tutkulu bir aşkı, harika bir akdeniz gecesinde radyodan gelen fransızca ya da ispanyolca aşk şarkıları eşliğinde bu kadar güzel anlatan bir roman okumamıştım uzun süredir. Bu romanı okumak için kış aylarını beklemeyin lütfen ve hemen şu güzelim havalarda büyülü bir aşkı yaşayın.