Kadın-erkek ilişkileri de sıraladığım nedenlerin etkisiyle zaman içinde değişiklikler gösterdi. Başta eşitliğe dayanan süreçte zamanla kırılmalar başladı ve kadın-erkek arasında büyük eşitsizlikler ortaya çıktı. Erkek, gücünü ve zekasını dünyayı geliştirmek, güzelleştirmek, insanları mutlu etmek, rahat yaşatmak için harcarken kadınların çoğunluğu ise erkekleri kullanarak, sömürerek, yönlendirerek isteklerini gerçekleştirme yolunu seçti. Bir süre sonra aklı büyük oranda yalnız bu işe çalışır oldu. Cinselliğini kullanarak güç ve yaratıcılığın birleşimi olan erkeği, kölesi yaptı. Dünya'yı kuran, yaşamın devamını sağlayan, güç, zeka ve yaratıcılığın bileşimi erkek, nasıl kadının kölesi oldu? Kimlerdir onurlu kadınlar? Onları onurlu yapan davranışları nelerdir? 1- Üretime Katılan Kadın Yaşamın temeli üretimdir. Yaşamak için üretmek zorundayız. Toplumda karşılıklı bir denge oluşturmak için herkes üretime katılmak zorundadır. Kendi gereksinimlerimiz yanında, toplumun gereksinimleri için de üretime katılmak zorundayız. Erkekler üretimi yaşamlarının merkezine almıştır. Üretim, onlar için sonsuz bir çabadır. Bir erkek, yaşamının sonuna kadar tüm gereksinimlerini karşılayacak varlığa sahip olsa bile, üretim ve hizmetten vazgeçmez. Uzun yıllar bu yönde, durmadan çalışır. Üretime katılamayan (kendi isteği dışında gelişen işsizlik, sağlık vb. nedenlerden) erkek, kendisini çok mutsuz hisseder, değersiz bulur. Psikolojik açıdan sorunlar yaşar. Evli ise intihara kadar giden psikozlar yaşar. Kadınların üretime bakışı erkeklerden farklıdır. Onlar için ön planda olan, gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Bunun için kendisinin üretmesi ve karşılığını alması şart değildir. Üretime şartlanmış bir erkek, pekâlâ karşılayabilir. Kadının yapacağı iş, o erkeği bulmak, onu verimli bir şekilde kullanarak rahat bir yaşam sürmektir. • Onurlu kadınlar, tüketmek için üretmenin gereğine inanır. Kendisinin ve toplumun gereksinimleri için üretime katılırlar. Bu işi beceriksiz kabul ettiği bir erkeğin eksiğini kapatmak için değil; yapması gerektiği ve görev saydığı için yapar. • Çalışmasını erkeğe bir koz olarak kullanmaz. • Sağlıklı bir birey başka bir insana bağımlı olarak yaşamayı, aşağılanma sayar. Eşit olarak katıldığı üretim karşılığında, eşit tüketim için hak talep eder. • Onurlu kadınlar, bir iş sahibi olmak, işinde imtiyaz sağlamak, yükselmek için cinselliğini kullanmaz. • Onurlu kadınlar, emek verdiği hiçbir işten (namuslu, dürüst) utanmaz ve gocunmaz. Gücü oranında her işi yapmaktan veya denemekten çekinmez. • Onurlu kadınlar, (kadın-erkek) işi ayrımını kabul etmez. Hemen her işi iki cinsin de yapabileceğini bilir. • Onurlu kadınlar, toplumun ona tanıdığı, başkasının kazancı ile yaşama şansını yani ev hanımlığı kavramını reddeder. • Onurlu kadınlar, bir başkasının yemeğini pişirmek ve giyeceklerini temizlemek suretiyle ürettiğini düşünmez. Bu işlerin herkesin kendi sorunu olduğunu veya karşılıklı yardımla yapılması gerektiğini bilir. Zorunlu olarak üretime katılamayan onurlu kadın, çeşitli nedenlerden katılamadığı üretim süreci sonucunda, bir erkeğin emeği sonucunda sağlanan para ile yaşamını sürdürüyorsa; ona minnet duyar. Erkeği bir makina olarak görmez. Onu, "daha daha" diye zorlamaz. Evde bulunmak zorunda olmasından dolayı üstlendiği işleri, zamanında yapar. Bunu erkeğe bir lütûfmuş gibi sunmaz. Çok büyük emek ve yaratılıcılık gerektirmeyen bu işleri çok ağır ve zor işlermiş gibi yansıtarak, erkeği suçluluk duyguları içerisine itmez. 2- Cinselliğini Çıkar Amaçlı Kullanmayan Kadın • Onurlu kadın, kendini insan cinsinin dişisi olarak görür. Kendini cinsel bir obje olarak görmez. Cinselliğini pekiştirmek için yapay etmenlere (makyaj, kozmetik, giysi vs.) abartılı şekilde başvurmaz. • Onurlu kadın, cinselliğinden dolayı kendisine sunulan ayrıcalık ve imtiyazları reddeder. Cinselliğini bastırmaz. Hoşlandığı ve gereksinim duyduğu cinselliği, arzu ettiği biriyle karışılıksız yaşar. Yaşadığı cinsellik için kendini, bir şey vermiş olarak görmez. Buna alış-veriş olarak değil, paylaşım olarak bakar. • Onurlu kadın, cinselliğinin sömürülmesine izin vermez. Cinselliğinin sergilendiği işleri kabul etmez. • Onurlu kadın, cinselliğinin etkisini arttırmak için yaşamını ve sağlığını tehlikeye atacak operasyonları ve takviyeleri (estetik ameliyatlar, silikon vs.) reddeder. Yapay bir görünüş yerine temiz, bakımlı ve uyumlu olmayı yeğler. 3- Görgü Kurallarını Aşağılanma Sayan Kadın Onurlu kadın, görgü kuralları adı altında kendisine sunulan samimiyetsiz, yapmacık, ayrıcalık ve imtiyaz sağlayan kuralları reddeder. Sağlıklı bir insan olarak kapısının bir başkası tarafından açılmasını, sandalyesinin çekilmesini, kendisine yer verilmesini aşağılanma sayar. 4- Annelliği Çıkar Amaçlı Kullanmayan Kadın • Onurlu bir kadın, kocasına inanmadığı ve güvenmediği için paylaşmadığı çocuk bakımını, kendi isteği ile üstlendiğini söyleyerek bunu bir özveri gibi pazarlamaz. • Onurlu bir kadın, çocuğun bakımı ve sevgisinin ebeveynlerin ortak sorumluluğu ve hakkı olduğunu düşünür, bu yönde davranır. Çocukları, babalarını kullanma uğruna alet etmez. Onlara babadan alınmış rehineler gibi davranmaz. • Onurlu bir kadın, çocuklarının yaşamlarında çok önemli bir yer tutan babalarına hak ettiği sevgi ve saygıyı göstermelerini sağlar. "Onurlu Kadın" başlığı altında söz ettiğim tanımlamalara uymayan kadınlara, onursuz demek istemiyorum. Onları, onurlu bir yaşam için yeterince emek vermeyen, zaman harcamayan, risk almayan kadınlar olarak nitelendiriyorum. Birçok kadının kendisi dışında gelişen nedenlerden dolayı onurlu olma yolundaki çabalarının sonuçsuz kaldığını veya girişimde bulunamadıklarını biliyorum. Sözüm onlara değil! Sözüm, bunları zorlayacak kapasitede ve konumda olup denemeyenlere, zorlamayanlara, risk almayanlara... |