|
Şimdi
başlığa bakıp da “nasıl oluyor bu birader, erkek de kürtaj mı olurmuş”
diyebilirsiniz, hatta “bu bilim adamları erkekler hamile kalsın diye
uğraşıyorlardı, bir de kürtaj olsun diye mi uğraşıyorlar, dünya başımıza
yıkılacak” diye de düşünebilirsiniz… Ben bu yazımda kürtaj olayında erkeğin
yaşadığı durumu anlatmak istiyorum ve diyorum ki “erkek de kürtaj olur”.
“Erkek de
kürtaj olur” derken esasında kürtajın manevi ağırlığını vurgulamak istediğimi
belirtmem lazım. Malumunuz erkek ve kadın, aşka gelip samanlığı seyran edince,
ortaya güzel bir faaliyet ortaya çıkıyor ama doğa da bu güzel iş, zevkten önce
üreme amaçlı gerçekleştiği için, bu güzel faaliyet yeni bir canlının dünyaya
gelmesine neden olabiliyor. Eh bu yeni canlıların dünyaya gelmelerini önleme
amaçlı korunma yöntemleri sürüyle, ama çoğu yöntem birlikteliğin zevkine gölge
düşürdüğü veya insanın ruh halini olumsuz etkileyebildiği veya o gece dışarı
çıkarken akla hiç birisiyle birlikte olunacağı gelmediğinden kullanılmıyor
veya yöntem işe yarayamayabiliyor. İşte böyle durumlarda eğer hava ve saha
durumları da müsaitse, güzel bir faaliyet, güzel bir canlının dünyaya
gelmesine vesile olabiliyor. Biz de buna hamile kalmak diyoruz. Amma velakin
sevişen çiftimizin aklında bebek yapmak yoksa --ki artık günümüz dünyasında
bebek yapmak için sevişmenin oranı, zevk için yapılanın yanında muhtemelen
geride kalmıştır- istenmeyen gebelikler oluşuyor ve oluşan bebeğin cerrahi bir
müdahale ile alınması gereği ortaya çıkıyor. Bunun adına da kürtaj diyoruz.
Ben bu noktada kürtajın tartışmasını yapmayacağım ahlaki yönden. Ben burada
kürtaj yaptıran çiftin ruh hallederinden bahsetmek istiyorum ve özellikle de
erkeklere bazı tavsiyelerde bulunmayı deneyeceğim.
Bir kere
şunu en başından kafamıza yazmamız gerekiyor ki; “kürtaj bir doğum kontrol
yöntemi değildir” ve özellikle de manevi olarak “cidden ağır” bir durumdur.
Sen sevgili genç arkadaşım, kız arkadaşınla herhangi bir kontrol yöntemi
olarak sevişmeyi seviyor olabilirsin, partnerin de öyle. Fakat en ufak
dikkatsizliğin size çok ağır bir yük getireceğini bil. Bunun altını üç kere
çizmek istiyorum, çünkü özellikle gençlerimiz arasında kürtaj yaygın olarak
görülüyor ve mesela benim çevremde tanıdığım arkadaşlarım içinde kürtaj
olmamışını parmakla sayarım nerdeyse. Ha bunun benim açımdan ahlaki bir sorunu
yok, onu da belirteyim. Eğer bir bebeğin dünyaya gelmesi için uygun koşullar
oluşmamışsa, o bebeğin gelişinin ertelenmesine sıcak bakarım, çünkü bir
çocuğun dünyaya gelmesi çok ciddi bir sorumluluk ve o sorumluluğu almaya
hazırlanmamış bir çift için oluşabilecek erken bir bebek, hem çift için, hem
de bebek için büyük zorluklar getirebilir. Bu nedenle kürtaja sıcak bakarım.
Ama kürtaja sıcak bakıyor olmak demek, kürtajın ne kadar ağır ve zor bir olay
olduğunu görmeme engel değil.
Kürtaj
maddi yanlarından öte manevi olarak ağır bir olaydır. Bunu yaşayanlar iyi
bilir. Yaşamayan arkadaşlarımızın bazılarının da (bilinçli olmayanların) “aman
ya, korunmak da neymiş, aldırıveririz biter” tarzında kendini
rahatlattıklarını biliyorum. Fakat kazın ayağı hiç öyle değil. Eğer ciddi bir
ilişki içindeyseniz ve kızı o halde yalnız bırakıp kaçacak kadar adi
değilseniz (ki erkeklerin bazılarının tepkiler böyledir: “ne halin varsa gör
kızım, ben mi dedim sana hamile kal diye” derler ki ben böyle bir adiliği daha
fazla yazı konusu etmek istemiyorum bile), sizin de en az o kız kadar ağır bir
süreçten geçeceğinizi belirtmem gerekiyor. Nasıl mı?
Diyelim
Mert ile Hande birbirlerini çok seven iki genç ve geçen ay ki sevişmelerinden
sonra Hande’nin aylık periyodlarında gecikme yaşadılar. Eh daha önce de
olmuştu şeklinde düşünüyorlar ama Hande’nin içinde de çok güçlü bir his var:
“Mert ben çok korkuyorum, bu sefer hamileyim galiba” diyor Mert’e ve Mert
“sakin ol Hande’m, daha önce de oldu, geçer mevsim değişimidir” diye teselli
etmeye çalışıyor. Benim çevremde gördüklerim ve yaşadıklarımdan gözlemlediğim
şu ki kızlar hamile olduklarını gerçekten hissediyorlar. Yani belki çok
korktukları periyodsal gecikmeler olabiliyor ama en sonunda testler negatifi
gösteriyor. Fakat hamile olduğunu hisseden kızlar “korkmuyorlar, biliyorlar!”.
Seslerinin tonlamasından bile onu hissediyorsunuz ve Mert de testin gösterdiği
pozitif sonucuyla karşı karşıya kalacaktır yüzde doksan ihtimalle. (Hemen
koşup çok daha pahalı bir test almayı istemek de Mert’in tepkilerindendir ilk
ama ucuz testler de pahalılarla aynı sonucu veriyor) İşte o anda çift için
büyük bir deneyim ve ilişkileri için önemli bir dönemeç başlamaktadır…
Eğer bebek
istenmemişse, Hande gözyaşları içinde “ben napacam şimdi” diye ağlarken, Mert
de karman çorman duygular içinde eli ayağı birbirine dolanmış vaziyette
kalakalacaktır, bir yandan da Hande’yi teselli etmeye çalışırken. Bu noktada
Mert’e önerim şu: aman ha, teselli etmeye çalışma, gerçekten yanında olduğunu
hissettir Hande’ye, eğer Hande’yi gerçekten seviyor ve hayatında uzun yıllar
olmasını istiyorsan. Çünkü gözlemlediğim şu ki kürtaj ve sonrası dönemde
çiftlerin çoğu ayrılıyorlar. Bunda kızın, içten içe erkeği suçlaması ve
özellikle de bu yaşanan süreç boyunca kendisinin neden yanında olmadığına dair
serzenişleri etken oluyor. Kız içine kapanıyor, erkek de esasında ne
yapacağını bilemediği ve bir şeyler yapmaya çabalasa bile çoğunlukla ışık
görmüş tavşan gibi kalakaldığı için kaçmaya başlıyor ve ilişki soğumaya
başlıyor. Şu düşüncemi de belirtmem gerekiyor ki, (sadece kendi düşüncelerime
ve gözlemlerime dayanarak söylüyorum bunu, kesin bir yargı değil) kızlar ne
kadar aldırmayı düşünürlerse düşünsünler, içten içe o bebeği doğurmayı
istiyorlar büyük ihtimalle de doğaları gereği. Eh olumsuz şartlar nedeniyle de
alınınca o bebek, önce kendilerini sonra da karşısındakini suçlamaya
başlıyorlar, hele ki karşısındaki kendi destek rolünü yeterince yerine
getirememişse…
Neyse
konunun yönünü değiştirmeden Hande ile Mert’e dönelim. Testin sonuçlarını
öğrendikten sonra, eğer çiftimiz bebeğin doğması yönünde bir karar
vermemişlerse (ki burada Hande’nin 20, Mert’in 22 olduğunu düşünelim mesela),
işin cerrahi müdahale kısmı sıradaki aşama. Ama bu süre içinde ikisinin de
muhtemelen ruh gibi gezeceklerini ve psikolojik olarak çok zorlanacaklarını
yine belirteyim. Ayrıca kürtajın maddi olarak yükü de okkalıdır. Yani eğer
gençler zengin değillerse veya kendi paralarını kazanmıyorlarsa, üzerlerinde
ciddi bir maddi sorun vardır karşılarında şu anda. Kürtaj ülkemizde yasaldır
(10 haftalık hamileliğe kadar) ve 500 YTL civarında malolan bir faaliyettir
(tabii rakamlar değişken olabilir). Genelde çiftler bir şekilde oradan buradan
borç alarak falan hallederler bu işi, ailelerine pek aksettirmeden. Malum
açıkcası ülkemizdeki ailelerde bu konuya sağlıklı ve çocukların ruh hallerini
haşat etmeden yaklaşacak aile sayısı maalesef çok azdır ve birçok aile böyle
bir durumda önce çocukları evlendirmeyi ister ya da daha beteri namus meselesi
yapar. Bu durumda çocuklar da kendi başlarına halletmek zorunda kalırlar.
Kürtaj,
hamilelik süresi açısından ne kadar çabuk yapılabilirse o kadar iyi demişti
bir arkadaşım bana, çünkü zaman geçtikçe kadının vücudu çocuğa hormonal ve
ruhsal açıdan daha fazla bağlanabilir ve bu da kürtaj sonrası depresyonu
arttırabilirmiş. Yani eğer karar verilmişse çiftimiz elini çabuk tutmalıdır.
Zaten kürtajın kendisi çok zor bir operasyon değildir, özellikle de iyi bir
doktorun elindeyseniz on dakikada biter (doktor ve klinik çok önemli,
özellikle de doktorun yaklaşımı çok çok önemli. O yüzden mutlaka iyi
araştırılmalı bu konu). Sonrasında ise fiziksel sorunlardan öte, yukarda
değindiğim ruhsal mevzular ağır basar. Hande de, Mert de ruhsal açıdan çorba
gibidir ve ilişki açısından da bu esasında önemli bir yaradır. Bunun
iyileşmesi ve ilişkinin yoluna girmesi için zaman ihtiyaç vardır. Bu süre aynı
zamanda ilişki için de deneme süresidir diyebilirim. Mert açısından Hande’nin
yanında olduğunu hissettirmesi çok önemlidir, çünkü Hande’nin Mert’in
desteğine en çok ihtiyacı olduğu dönemdir bu. Zaten Hande’nin yanında bir Mert
vardır, bir de en yakın kız arkadaşı. Öyle herkesle paylaşılanabilecek bir
süreç değildir çünkü bu. Ha tabii bu arada hatırlatmak da fayda da var Mert’e
özellikle kürtaj sonrasında belli bir süre cinsel ilişki tehlikelidir ve zaten
doktor bunu söyler. Ama bu süreyi aştıktan sonra da cinsel ilişkiniz öyle
eskisi gibi olamayabilir, çünkü çiftte korku oluşabilir. Bunların hepsinin
aşılması, çiftlerin birbirine olan desteğine ve zamana bağlıdır.
Kısaca
sevgili kardeşim, bu işler zorlu işlerdir, sen “aldırırız biter” düşüncesinden
vazgeç, çünkü anlatmaya çalıştığım üzere kürtaj olan sadece kadın değil,
erkektir de ve bünyeyi sağlam zorlamaktadır bu faaliyet. Sen en güzeli kız
arkadaşınla otur ve konuş, kendiniz için en güzel yöntemi seçin, şimdiden
kabullenilecek bazı fedakarlıklar sonrasındaki fedakarlıkların yanında hafif
kalacaktır. Aklınızda olsun!..
|