Yazıyı Yazdırmak için Tıklayın  Yazara Mail Atmak için Tıklayın

“Sokaklarda zavallı kurbanları kesmek, kan akıtmak, onu seyretmek, seyrettirmek… Hele bunu din adına yapmak!..”

Hiçbir anlam veremiyorum. Bildiğim ve öğrendiğim kadarıyla Müslümanlıkta kurban sadece “Allah” için ve bizlerden çok daha kuvvetli hisleri olan hayvanlara belli etmeden, hatta gözleri bir mendille kapatılarak gizli olarak kesilir. “Güneş doğsun” diye kurban kesmek, ancak antik çağlarda, Şamanizm’de, Paganizm’de vardı.

Hele politikacılar için kesilen zavallı hayvanlara daha çok acıyorum. Elinde içki kadehi ve purosuyla her akşam bir meyhanede boy gösteren sayın Semra Özal Zile’ye gittiğinde, halk tarafından galiba “88. ilimiz olması” ümidiyle gözlerinin önünde 88 kurban kesilmesini hayranlıkla seyretmiş. Bravo doğrusu!..

Tüm parti liderlerinin kendi teşkilatlarına bu vahşeti durdurmaları adına talimat vermelerini bekliyoruz. Sayın Devlet Bahçeli ile görüşerek bu düşüncelerimi kendisine de aktarmıştım.

Özdemir Erdoğan ile konferans-konser faaliyeti için Besni’ye (Adıyaman) yaklaşırken, ellerinde bir kurbanlık koyun ile 15 kişinin yol kenarında bekleştiğini görünce aracı durdurduk. Kurbanı, Besni Festivali’ni izleyecek olan Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan için keseceklerini öğrendik. “Önce beni kesin, sonra onu.” dedim. Özdemir Erdoğan’da beni destekleyince bir koyun kurtuldu. Ya diğerleri?..

Antalya-Varsak’ın belediye başkanının, devlet bakanı için kestirdiği dananın iş makinesiyle bağlanıp can çekişirken, bu ilçenin sokaklarında iftiharla gezdirildiğini unutmayalım.

Yanlış efendim, hep yanlış. İspanya’nın boğa güreşleri de yanlış. O kadar kişinin, bir boğanın öldürülmesini zevkle seyretmesi çok çok yanlış. Bizden önce bu dünyada bulunan ve her birinin ekosistemde özel yeri olan hayvancıkları biz mi yarattık ki, onları öldürme hakkımız olsun?..

En kolaylıkla ve zevkle öldürdüğümüz hayvan, muhtemelen “sivrisinek”tir. Sivrisineğin elma kurtlarını yiyerek elma sevenlere yardımcı olduğunu biliyor musunuz? Samsun’u bir dönem “fareler” basmıştı. Nedeni gayet basit: Hatalı tarım ilâçları yüzünden yılanlar yok olmuştu. İstanbul Sedef Adası’ndaki sosyetik hanımlar, balık bulamayınca dolma yiyip şişmanlayan martılardan rahatsız olduğu için, adaya iki adet tilki getirildi. Sonuçta martılar gitti; fakat bu arada ada akreple doldu. Yozgat da bir dönem sinek ve sivrisineklerle doldu. Çünkü Fransa’ya kurbağa ihraç etmiştik.