Bu sayımızın konusu, bir gece MSN’de bir yazarımla sohbet ederken ortaya çıktı. Bana “HIV+” hastalarının bir grup oluşturduğunu ve derKi’de onların yazılarına yer verip veremeyeceğimizi sordu. Ben de seve seve yayınlarız dedim, ardından da o zaman bu ayın konusunu toplumsal dışlamalar ve tabular olarak belirleyelim ki yazılar da tam yerine otursun. Malum derKi’de özellikle ana temamız insan ve insanın yaşamı. Hastalıklara yaklaşırken de tıbbi açıklamalarla değil, o durumu yaşayan insanların ruh halleriyle ilgileniyoruz öncelikle. Çünkü ister çok olumlu görünen deneyimler olsun, ister ruhsal teknikler vs. olsun, isterse de hastalıklar olsun, onları yaşayan insanlar için önemli süreçler ve kişiler bu süreçlerden çok şeyler kazanabiliyorlar ve biz de işin tekniklerinden önce, insanların yaşadığı deneyimlerle ilgileniyoruz ki birgün aynı durumlarla karşılaştığımızda bize yardımcı olacak yol haritaları elimizde olsun. Tıpkı bu sayıda konuk yazar olarak gizli kimliklerle yer alan arkadaşlarımızın deneyimleri gibi. Kendileri yaşadıkları sorunlar ve sıkıntılar karşısında “vah vah” halini çoktan aşıp, ayağa kalkmış ve yaşam yollarında yürümeye devam etmeyi başarmış insanlar. Bu bağlamda da çok değerli üstatlar bence ve derKi’de onların yazılarının yer almasından gurur duyduğumu belirtmek istiyorum. (Bir noktanın altını tekrar çizmek isterim: derKi’de hiçbir zaman “vah vah” edebiyatı okumayacaksınız. Ortada yaşanmış veya yaşanan bir sıkıntı varsa muhtemel veya denenmiş çözüm yollarını da sizlere sunacağız. Kimsenin canını sıkıp reyting yapmak değil amaç, bilakis okuyucularımıza, hayat süreçlerinde destek olabilecek çözümler sunmak…)

Gelecek sayımızda buluşmak üzere…