Yazıyı Yazdırmak için Tıklayın  Yazara Mail Atmak için Tıklayın

İki insan cinsinin (erkek-dişi) ilişkileri toplum, devlet kültür, din, gelenek ve göreneklerin etkisiyle düzenlenmiştir. Bu çerçevede kurulan ilişkiler teşvik edilmiş, saygı görmüştür. İki cinsin birleşme törenleri (düğünler) en görkemli, coşkulu eğlenceler olmuştur.
 

Erkek-kadın ilişkisi dışında kalan erkek erkeğe, kadın kadına ilişkiler sapma olarak görülmüş, kabul görmemiştir. Bugün birçok çevre bunların sapma değil, bilinçli tercih olduğu görüşünü savunur. Bu çevreler, normalin göreceli bir durum olduğunu, kimsenin karışmaya hakkı olmadığını ifade ederler. Bu düşünceler, uygar ülkelerde önemli oranda taraftar bulsa da başta az gelişmiş ve dine dayalı toplumlar olmak üzere bir çok toplum bu ilişkileri hâlâ sapma olarak değerlendirmektedir.


Bunları, saygı duyulması gereken kişisel tercihler olarak değerlendiriyor, konuyu şu açılardan irdelemek istiyorum.


• Bu ilişkiler cinsel sapma ise, neden sapılır?

• Eğer tercih ise, neden tercih edilir?


İnsan da diğer tüm canlılar gibi erkek ya da dişi olarak doğar. Doğan ve büyüyen bu canlı, doğal cinsel gelişimine müdahale eder, yön değiştirirse... Bu, var olandan ayrılmadır. Bir yönelmedir. İşte bu yönelmelerin nedenlerini, konumuzla paralelliği açısından açıklamaya çalışacağız:


Homoseksüel; doğuştan getirdiği, fizyolojisinin gerektirdiği cinsel kimliği (erkekliği) reddeden, kadınsı yaklaşımlar sergileyen, kadınlardan hoşlanmayan, hem cinsi erkeklere ilgi duyan insan olarak tanımlanabilir.


Bunu sapıklık olarak değerlendiren çevreler yanında, doğuştan gelen (biyolojik) bir özellik veya bir tercih olduğunu söyleyen çevreler de vardır. Bilimsel olarak da genel eğilim, bir tercih olduğu yönündedir.


Neden, bir erkek sahip olduğu cinsel kimliği reddedip, karşı cins (kadın) gibi olmaya çalışır?
 

Kanımca, birinci neden; istediği gibi giyinen, makyaj yapan, saçlarını yaptıran, estetik olan ve güzel olduğu kabul edilen kadına özenmedir. Görsel olarak beğendiği bu özellikleri özgürce, sınırsızca yaşayan kadına öykünmedir. Pembe bir giysi giymek, dudaklarını kırmızı renge boyamak, saçlarının rengini değiştirmek, vücudunu sergilemek istiyorsa kadınlaşmak veya kadın olmak zorundadır.


15.03.2003 Hürriyet Gazetesi'nde yer alan haberde; Travesti iken yeniden erkekliğe dönen genç, travesti olmayı neden seçtiğini şöyle anlatıyor:

"Televizyonlarda hep lüks arabalarla gezen travestileri görürürdüm. Ailemin durumu iyi değildi. Çalışmaya geldim fakat iş bulamadım. Travestilerin ortamına girdim. Onların etkisiyle hayatımı travesti olarak kazanmaya karar verdim. İlk başlarda para sıcak geldi."


7 yıl boyunca Ebru takma adıyla fuhuş yapan genç, aşık olduğu kız sayesinde kurtulduğunu söylüyor.
Erkeğin yeni kimliği ile fuhuş yapıp para kazanma şansını yakalaması, yönelmenin bir diğer nedenidir.


Abartılı giysi, makyaj, saç vb. unsurları önemsemeyen, teşhire özenmeyen erkek, kimliği ile barışık ve halinden memnundur. Bunların bir yapaylık olduğunu düşünür. Onun için uyumlu giyinmek, bakımlı ve temiz olmak yeterlidir. Bunları yeterli bulmayan, mutlu olmayan ise kadınsılığa yönelmektedir.


Kadın gibi giyinen, göğüslerini büyüten, makyaj yapan, kıllarını yok eden, travesti ve transseksüeller yanında, bildik bir erkek görünüşüne sahip homoseksüeller de vardır. Bunlar neden travesti ya da transseksüeller gibi olmazlar? Çevresinden göreceği tepkileri göğüsleyemeyen, bu yüzden işini kaybedeceğini düşünenler, bu görünümünden uzak dururlar. Bu tehlikelerin uzağında olanlar, diğerlerine oranla daha kolay bir şekilde kadınlığa yönelir. Yönelmeyenler ise hep içlerinde yaşatırlar. Belki de yanlız başlarına kaldıklarında o giysileri dener, makyaj yaparlar... Bildik erkek görünümünde olan homoseksüellerin çoğunda kadınsı davranışlar vardır.


Bu tercihlerin (sapmaların) birinci nedeninin özenme, öykünme olduğundan söz etmiştik. İkincisi ise, kadınlığın avantajlarından yararlanmadır.


Bazı kadınların erkeklere çıkar karşılığı dişiliğini sunduğu, bazen de sattığı (fahişelik) bir gerçektir. Bir erkek, cinselliğini kullanarak imtiyaz, ilgi ve para kazanmak istiyorsa; kadınlaşmaktan başka çare yoktur. Nitekim fahişelerin yanı sıra travesti, transseksüel ve homoseksüellerin çoğunun gelir kaynağı cinselliği satın alan erkeklerdir.


Bir cinsten diğer cinse yönelmeyi anlayabilirim. Yöneldiği cinsel kimlikle, cinselliğini satıyorsa, bunu onaylamıyorum. Birçoğunun yaşamlarını sürdürmenin başka yolu olmadığını biliyorum. Bir kısmınınsa fazlaca şikayetçi olmadığı bir gerçektir.


Burada acıklı olan (her iki açıdan da baktığımızda), erkeklerin durumudur. Erkekler, kadınlaşan kendi cinsiyle birlikte olmaktadır. Yaşamında bir erkekle asla yapmayacağı bu eylemi, kadınlaşan erkekle yapmaktadır. Erkek açısından diğer trajik nokta da karşı cinse dönüşen erkeğin, kendi cinsini sömürmek zorunda olmasıdır.
Gazetelerin birinde, "Eşcinsel erkeklerin kadınların en iyi dostu olduğu..." haberi yer almıştı. Devamında şarkıcı Madonna'nın böyle bir dostluğundan söz edilmişti. Neden eşcinseller, kadınlar ile iyi dost olur; düşündünüz mü? Bir eşcinsel, tam bir kadın olmadığı için kadına rakip değildir. Tam bir erkek olmadığı için de onu sömürme stresi yoktur. Bir kadın gibi düşünüp bir erkek gözüyle bakabilir. Böyle biriyle kadın, neden dost olmasın ki!...

Lezbiyenlik
; homoseksüellikle aynı konumda olmasına karşın ondan farklıdır. Burada karşı cinse özenme, görünüş olarak ona benzeme kaygısı yoktur. Bildik kadın görünüşüyle pekala kendi cinsine yönelebilmektedir. Kadınlığın ona sağladığı (makyaj, giyim, takı vb.) avantajları bırakmak istemez, azaltırsa dahi bırakmaz.
 

Öyleyse bir kadın, neden diğer bir kadına yönelir? İlişkide erkek rolünü üstlenen kadın; erkeğin gücüne özenme, onun sahiplenme egosunu yaşamak istemektedir. Bir erkek gibi güçlü görünerek, sahip olduğunu zannettiği partnerini koruyacaktır. İlişkide kadın rolünü üstlenenler genellikle çeşitli (fizyolojik, psikolojik) nedenlerden dolayı erkeklerden nefret etmekte olup bu tür cinsellikten zevk almadığı için kendi cinsine yönelmiştir.


Homoseksüellik ile lezbiyenlik, sayı olarak karşılaştırılamaz bile... Bir çok erkek yukarıda saydığım nedenlerden ötürü erkekliğinden vazgeçerken, çok az kadın, kadınlığından vaz geçmektedir. Ameliyatla kadın iken erkek olanların sayısı, sözü edilmeyecek kadar azdır. Tersi durumda erkekken kadın olanlar ise oldukça fazladır.


Daha önce sözünü ettiğim gibi trajik olan, erkeğin durumudur. Öyle ki; bildik erkek görünümüyle ünlü olmayacağını anlayan erkek şarkıcılar, kadınlaşmakta, bu sayede ünlü ve paralı olup itibar görmektedir. Bu tarz yaşamı seçen erkeklerin, orta yaş sonrası büyük bunalımlar geçirdiği belirlenmiştir.
 

Düşüncelerim, birikimim; inceleme-araştırma ve gözlemlerime dayanmaktadır. Bilimsel bir değerinin olup olmadığı tartışılır. Bilimsel olduğu yönünde bir iddiam kesinlikle yoktur. Görüşlerim beni bağlar. Farklı düşünenler saygıyla karşılamalıdır. Benim dikkat çekmek istediğim; cinselliğin nasıl yaşanıldığı değil, cinselliği kullanarak karşı cinsi sömürülmesidir.