|
Onu
gördünüz ve bir anda çarpıldığınızı hissettiniz yada çarpıldığınızı
hissetmediniz de sadece hoşlandınız yada hoşlanmadınız da geceyi birlikte
geçirmek istiyorsunuz... Peki o sizden hoşlanıyor mu? Nerden anlayacaksınız?
Birincisi tek gecelik birşeyler isteyenlere pek uygun değil burada yazanlar,
çünkü sonuçta ben bir süreç anlatacağım ve bunun için birkaç saatten uzun bir
vakte ihtiyacınız var ve yine açıkcası tek gecelik bir ilişkim olmadığı ve
bugüne kadar da bir bara gidip oradan birileriyle birlikte olma gibi bir
deneyimim olmadığı için ben zaten bunu anlatamam size (FHM ve Esquire alın).
Benim söyleyeceklerim ilişki boyutunda birlikte olmak istediğiniz kızları
hedefliyor, önce bu noktayı bilelim.
İkincisi ben genelleyerek yazarım yazılarımı ama her zaman için istisna veya
genellemeyi bozan yani istatistikte standart sapma olarak nitelenen durumlar
sözkonusudur, bunu kabul edelim (şimdi bu yazıyı okuyan tüm kızlar kendilerini
bu standart sapmalardan sayacaklar ya, hadi neyse...) :) (Kızlar için ufak bir
tiyo: Herkesin kendini özel saydığı ve standart sapma olarak düşündüğü bir
yerde delikanlı gibi çıkıp "evet ben böyleyim ve böyle olmaktan da mutluyum"
dediğiniz noktada başlar esas standart sapma) ;)
Üçüncüsü aşağıda yazılı olan tüm gözlemlerden önce önemli olan sizin
sezgilerinizdir. En en en önemli yardımcınız sezgilerinizdir. Fakat bu
noktadaki püf noktada sezdiklerinizi kabul edebilmektir. Size hergün telde
aşık olduğu herifi anlatan hoşlandığınız kıza "bunun bana zerre ilgisi yok"
diyen sezgimiz genellikle onun sizden hoşlandığına dair ipuçları arayıp sizin
acı çekmenizi engellemeye çalışan "zihin" adlı korunma mekanizmanız tarafından
engellenecektir. Kabullenip yoluna devam edebilmek büyük bir erdemdir. :)
Dördüncüsü de aşağıda anlatılanlar için kızın da sizin bu hislerinizin farkına
varmış olması gereklidir. Zaten farkına varmamış kızın size ilgisi hiç
olmamıştır. Reddeden bir kız bile 1 saniyecik bile olsa sizinle olma
düşüncesini aklından geçirmişken, farkına varmamış bir kız için sizin anlam ve
öneminiz o anda oradan geçen vatandaştan, en yakın dostuna kadar değişebilen
bir çizgide hareket edecektir. (Ama kadınlar duman dedektörü gibi oldukları
için anında sizdeki değişimi anlayacaklardır. Genellikle bu noktadan sonra
size karşı birşey hissetmeyeceklerse bunu anında görmezden gelip, farkında
değilmiş moduna geçebilme gibi bir software özellikleri vardır bunun. Yazı da
defarlarca yinerleyeceğim gibi kadın eşittir herşeyi aklına, kontrolüne ve
isteklerine uydurmaya çalışan ve bunun için her türlü inkar, ikna, savunma
yöntemini kullanan sistem) ;)
Şimdi gelelim esas meseleye. Pelin'den acaip derecede hoşlanıyorsunuz, hatta
belki de feci şekilde aşıksınız. Her gece onu düşünüp yatağa giriyor, her
çalan şarkıda onu düşünüyorsunuz falan. Peki Pelin'in size olan ilgili nedir?
Ya da ilgisizliğini nasıl belli eder?
Sezgileriniz ve gözlem gücünüzden sonra bazı ufak tefek noktalardan bunu
rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bir kere en en en en temel bir nokta vardır bunu
anlatan: Eğer bir kız size adınızla hitap ediyorsa, orada umut vardır. Yani
şöyle ki Pelin sizi gördüğünde size "Hasancım, canımcim, şekerim, tatlişkom,
hayatım, ulen (kadınlar pek "Lan" demez yumuşatmayı sever)" gibi sözlerle
ifade ediyorsa bilin ki orada umut yoktur diyemeyeceğim çünkü ölmeyen hastadan
bile umut kesilmez derler ama o derecedeki hasta da genelde ölür. Sizden
hoşlanan kadın size adınızla hitap edecektir. Bu neden böyledir peki?
Bir
kere kadınlar için "canım" kelimesi karşısındakiyle arasındaki mesafeyi belli
eden bir hendek gibidir. Kadınların çoğu "canım" diyerek mesafe yaratır.
Mesela 50 yaş üstü kadınlarında "canım" artık enerjisi bitmiş tükenmiş ve
karşısındakine samimiymiş gibi görünmeye çalışan ama yüzeyden kullanılan bir
kelimedir. Gerçi sözcüklerin bağlamı ve enerjisi kişidien kişiye ve
kullanılışına göre değişir ama en azından benim referansım aile çevrem. Daha
gençler ise kimi zaman iletişim kanallarını açık tutmak, kimi zaman
karşıdakiyle kötü olmayayım diye, kimi zaman gerçekten öyle hissettiği için,
kimi zaman karşıdakini fazla incitmeden kendinden uzak tutmak, kimi zaman da
diyecek başka birşey bulamadığı için bu sözcüğü kullanırlar. :) Ama adınızı
ısrarla kullanan bir kadın sizi özel bir noktaya yerleştirmiştir. (Bu noktada
şunu söylemek şart, bunların hiçbiri bilinçli olarak yapılmaz. Otomatikleşmiş
davranışlardır ve çoğu farkında bile değildir niye yaptığının) Özel noktada
olan bir adama da kankanız gibi davranmazsınız. :) Ha şöyle noktalar da var ki
mesela önceleri sizden hoşlandığını çok belli eden bir kız bir anda başka
biriyle çıkmaya başlarsa bir anda aranıza "-cığım" eklerinin geldiğini
hayretle görürsünüz yada size "şekerlik muamelesi bir kızın size ilgisi
olabilir aslında, ikisinde de kızın sizinle ilgili çekindiği şeyler vardır ve
araya mesafe koymak için hitabını değiştirmiştir. Birinci vaka da "ben tek
erkeğin kadınıyım, başkası olmamalı hayatımda" modundaki bir kadının sizden
hoşlanmaya devam ettiğini bastırma ve bu yüzden sizi uzaklaştırma çabası
vardır, ikincisinde ise ne olduğunu allah bilir zaten çok nadir çıkar bu
tipler karşınıza koruma altına alınması lazımdır. ;)
İkinci temel nokta beden dilidir ki bu aslında herşeydir. Beden dilinde en
açık veren nokta gözler ve bakışlardır. Eğer sezgileriniz ve gözlem
yeteneğiniz güçlü ise daha bakar bakmaz karşınızdakinin aklından neler
geçtiğini okuyabilirsiniz. Bu noktada hoşlandığınız kızın size bakışlarında
ara sıra kendinizi "kızın yeni doğmuş yeğeniymişsiniz" gibi bir his uyanıyorsa
gene pek hayır beklemeyin derim ben. Ama kadın organizması bir anda şekil
değiştirip yeni bir hal alan bilgisayar virüsü gibi olduğu için, mesela siz
onunla konuşurken yanınıza gelip sizi öpen afet bir kız onun bakışlarını "kim
lan bu kız, hem seni niye öyle öptü" ile başlayıp, hiç beklemediğiniz anda
karşınızdakinin ilgisine maruz kalabileceğiniz bir tetikleme yaratabilir
(Kuzey Anadolu fay hattı gibi). Yani az önce "yeğen" modundayken bir anda "Seymen
Ağa" olarak görülebilirsiniz bu noktada da tüm yazı altüst olur ona göre.
Dokunuşlar inanılmaz önemlidir ve hatta diyebilirim ki ben kendi hesabıma
karşımdakinin ilgisini bugüne kadar hep dokunarak anlamışımdır (Serde az buçuk
kalamarlık var sanırım). Sizden hoşlanan kız sizin ona "özel" dokunuşlarınıza
izin verir. (Özel dokunuş derken duran kızın gidip bacağını okşamaya
kalkarsanız, onun adı sapıklık olur ona göre. Burada porno film çevirmiyoruz
di mi? Hem bu yaşa kadar gelip de "özel dokunuş" nedir bilmiyorsan, sen gidip
biraz daha eşelen sağda solda; gerçi hoş biliyor olsan bu yazıya ne gerek var.
İşte bunun adına da 'dualite' diyorlar) ;) Mesela birlikte gülerken omzuna,
boynuna kısa dokunuşlar atıp karşındakiden Alanya'da sivrisinek sokmalarından
huysuzlanan Rus turist tepkileri gelmiyorsa bu dokunuşların süresini
uzatabilirsiniz. Ama eğer öpüşmeye başlamamışsaniz hiç bir kız pehlivan Koca
Yusuf'un el ense çekmesi gibi boynunda duran bir eli sevmeyecektir.
Aslında
beden dili başlı başına bir olay ve kitaplara sığar ama ben çok çok çok temel
keşfettiğim bir şeyi paylaşmak istiyorum sizlerle. Tıpkı isim hadisesindeki
gibi çok net ve açık bir tiyo: Sarılma. Karşınızdaki kız, siz ona
sarıldığınızda sizin sırtınıza bebek pışpışlar gibi pışpışlama hareketi
yapıyorsa bu bir anlama gelir ki, bu: "tamam tamam hadi sarıldık, fazla uzatma
da ayrılalım hemen"dir. Bu tavırdan rahatlıkla kızın size dair endişelerini
anlayabilirsiniz. Bu mesela erkek arkadaşı olan ama gözlerine baktığınız anda
size karşı "özel" ilgisinin olduğunu anladığınız bir kız da "öfff sarılıp
işimi zorlaştırma, zaten kendimi zor tutuyorum" da olabilir ya da "sarılmak
beni rahatsız ediyor çünkü erkeklerden çekiniyorum ve sen de bir erkeksin de"
olabilir ya da "canım arkadaşım benim, maşallah maşallah" da olabilir, ama ben
üçüncüsüne pek rastlamadım. Ama bir rahatsızlık vardır sonuçta ve onunla olan
iletişiminizde birşeyler tıkalıdır. Oradan da pek hayır gelmez, gelmesi için
ciddi sebat gerekir, eh yerseniz!!! Ama oraya göstereceğiniz sebatı biraz
boşta kalıp yeni birilerinin hayatınıza girmesine göstermeniz daha hayırlı
olabilir, olmayabilir de... Bu anlattığımı çok net örneklemem gerekirse eski
sevgilimle ayrılana kadar olan sarılmalarımız ve ayrıldıktan sonra ki
sarılmalarımızı gösterebilirim. Ayrıldıktan sonra ki sarılmalarımız da hep
pışpışlandım.
Sizden hoşlanan birinin sarılışında sevgi, sevecenlik, dostluk gibi duyguların
ötesinde birşeyler vardır ve çok uzun sürmez bu sarılış. Kısa süreli ama
yoğundur, tıpkı öpüşmeniz gibi (dudaktan değil yanaktan) ve genelde birden çok
olmaz, olursa da zaten bir süre sonra öpüşmeye başlarsınız.
Diğer bir kadın tavrı da vedalaşırken elinizi sıkmanızdadır. Bir kadın
sabahtan akşama kadar size çok az tiyo verebilir sizden hoşlandığına dair ama
bilinçaltları "lan şu heriften hoşlanıyorsun, bari son ve sıkı bir mesak ver"
der ve tam ayrılırken ve öpüşüp tokalaşırken ve elinizi çekmek üzereyken bir
anda elinizin yoğun bir biçimde sıkıldığını hissedersiniz. Bu sıkılmanın
içinde hafif okşama, bol bol yoğun duygu ve bir mesaj aktarımı vardır. Hele
bunu yaparken gözlerinizin içine bakıp, size gülümsüyorsa olay bitmiştir
arkadaşım, birlikte kutlamaya gidebiliriz (Ulan yazarken hatırladım eskileri,
ne güzel duygudur o el sıkış ve sonrasındaki duygu beeee). Nerden bu kadar
eminsin dersen, elimi öyle sıkıp da çıkmadığım kimse olmadı benim. ;)))
Üçüncü nokta konuşmalarınızdır, ama emin olun en çuvallayacağınız ve
zorlanacağınız yer burasıdır. Kadınların doğalarında duygularını konuşarak
ifade etmek ve erkeklerinse içlerine dönmek vardır ve bu yüzden kadınlar
konuşma üstadıdır. Sorunlarını genelde düşünerek ve hissederek çözmeyi yaşayan
erkeklerin aksine, kadınlar cır cır cır konuşur ve bir süre sonra da bu işte
uzmanlaşırlar. Bu yüzden konuşmalarına ve söylediklerine bakarak bir kızın
sizden hoşlanıp hoşlanmadığını çok zor anlarsınız. Ama şu da bilinmelidir ki
konuşmak aynı zamanda kadınların kalkanıdır. Bir kadın sizi zorlamak,
uzaklaştırmak, gücünüzü görmek, kendini savunmak gibi nedenlerden ötürü hiç
susmadan ve elle tutulur tek bir kelime etmeden konuşabilme yeteneğine
sahiptir. Esas konuşmalar gözlerde ve dokunuşlarda geçer, ama şu da vardır ki
karşınızdaki kadın denen müneccim soyu da olsa bazı noktaları bilememekte veya
emin olamamaktadır. O yüzden bu noktaları öğrenmek için konuşması ve sorması
gerekecektir. Ama bunu da yaparken esas soruyu çaktırmadan sormaya
çalışacaktır ya da soruyu direk sorsa bile duygularını perdeleyecektir. O
yüzden konuşmalardan birşey çıkartmak istiyorsanız mutlaka esas konuşmanın
satır aralarını okumanız gerekecektir. Mesela sizi bir kızla gördüğünde sizi
yakın arkadaş modunda gören bir kız
"kim
lan o" modlarında homarıçlama dalarken olaya, az biraz ilgisi bulunan bir kız
mesela Terminatör 3 filmi üzerine konuşurken bir anda "filmdeki sarışın
robotta ne güzeldi di mi? Yaw sarışın dedim de aklıma geldi, geçen gün yanında
sarışın bir kız vardı, o kimdi? Bir arkadaşıma benzettim de..." diye bir
cümleyle karşılaşabilirsiniz. Eh malın teki değilseniz gözden kaçırmazsınız bu
ani tavrı. Ama bu sadece bir ilginin göstergesi olabilir. Sizden en
hoşlanmadığını düşündüğünüz ve sizi uzak tutmaya çalışan kız bile hayatında
kendinden hoşlanan birilerinin olmasından hoşnut olacaktır ve onun gitmesi de
pek hoşuna gitmeyecektir. Hatta hiç beklemediğiniz yakın arkadaşınız olarak
düşündüğünüz bir kızdan bile gelebilir bu tepki ve soru hadisesi çünkü kızlar,
diğer kızların referansıyla yaşar ve yakın arkadaşı olsanız bile taş gibi bir
kızla görülen erkek "ulan bu herifte gözden kaçırdığımız birşeyler mi vardı
acep" düşüncesini aklında uyandıracaktır. Ayrıca şunu da hatırlatmak
gereklidir ki erkek ve kadın yapıları ilişkiye başlama anlamında çok
farklıdır. Bir erkek bir kadına baktığı ilk 5 dakika içinde onunla ne
yaşayacağına karar vermişken ve bu kolay kolay değişmezken, bir kadın için iyi
bir arkadaş ilerde iyi bir aşka dönüşebilir.
Geldik sizlere faydalı tiyolar verdiğime inandığım yazımın sonuna. Gerçi ben
daha uzatabilirdim meseleyi ama en temellere nasılsa değindim ve az sonra da
Beşiktaş-Busa maçı başlayacak o yüzden burada kesiyorum.
|