|
Bir süredir
bir spor salonuna gidiyorum. Eh tabii kışın yiyip şişersen, yazın böyle yük
eşeği gibi çevirirsin bisiklet pedalını diye söylenerek. Neyse bize bisiklet
antremanını yaptıran hoca, hani çok yüzü gülmez bir tipti. Böyle çevirtir
dururdu ama böyle bir mutsuzluk ifadesi vardı hani hep üzerinde. Sonra derken
seansın birine çok güzel bir kız girdi. O dakikadan itibaren o yüzü gülmek
hoca, bisikletin üzerinde dans etmeye, şarkılar söylemeye, zıplamaya, nice
komiklikler yapmaya başladı.
Yine bir
kız arkadaşım anlatmıştı: “bizim adamı almaya erkek berberine gittim ve
oturmaya başladım, birazdan içerdeki çıraklar sürekli espriler yapmaya, böyle
uçar gibi hareketler yapmaya başladılar”.
Eh tüm bu
ve bunun gibi tavırlara en ufak getirebileceğim bir eleştiri olamaz, çünkü
benim de tavırlarım, güzel bir kadın görünce farklılaşıyor iyi bilirim.
Sonuçta insanoğlunda böyle bir durum sözkonusu olsun bazıları “önemli olan iç
güzellik” edebiyatı yapsa da. Tamam, en güzeli içi dışı bir olsundur da
fiziken güzel bir kadını gördüğünde etkilenmeyen erkeği (eğer tercihi farklı
değilse) zor bulursunuz. Geçtiğimiz günlerde Discovery Channel da güzellik
üzerine bir belgeselde de aynısını söylüyordu bilim adamları: çocukluktan
başlar bu ve güzel çocuklar daha çok ilgi görür, keza güzel insanlar daha çok
dinlenir ve daha çok para kazanırlar… gibi.
Biz de
esasında hayatımzda böyle yer eden “güzellik” kavramını işledik bu ay. Umarım
beğenirsiniz. (Tabii şunu da belirtmem lazım, yazarlarımızın konuya uyma
şartları yoktur. Sadece isteyenler o konuda yazıyor.)
Bu ay yine
yeni isimler katıldı aramıza, kısaca tanıtayım kendilerini sizlere:
Bu ay
derKi'ye katılan yeni yazarlarımız: Nil Gün (NLP Uzmanı), Aret Akpolat
(İşadamı), Kahraman Çayırlı (Öğrenci), Emre Gürbüz (Öğrenci), Elif Oktav
(Yazar), Ayfer Sak (Müzisyen), Gülseren Karaçizmeli (Yazar), Bülent Akan (Antroposofi
Uzmanı) ve Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay.
Kendilerine
derKi’ye hoş geldiniz diyorum.
Gelecek
sayıda görüşmek üzere…
|