|
Sümer
Kral listelerinde, Manethon'un Mısır hanedanlarına ilişkin kayıtlarında ya da
Adem'den başlayan insan soyunun anlatıldığı Eski Ahit'in "Tekvin" kitabında
sözü edilen, yüzlerce hatta binlerce yıl yaşamış "eski insanlar"a ilişkin
hikayelerin, gerçeklik payı olabilir mi? Yüzyıllar boyunca bunlar fantezi ya
da efsane kabul edildi ve hiç ciddiye alınmadı açıkçası ama o soru da hep
varlığını korudu: Ölümsüzlük ya da bugünkünden çok daha uzun bir yaşam mümkün
müdür?
Seni Tılsımlar Korur'un kahramanı Eser Büyükdere'nin farkında
olmaksızın kalıtımsal biçimde sahip olduğu binlerce yıl öncesine ait o genetik
miras, bugünün teknolojisiyle günümüz insanı üzerinde yapay olarak
yaratılabilir mi? Eğer Cambridge Üniversitesi'nden
Aubrey De Grey haklıysa,
romanda Jason Redbridge'in "karanlık hedefi" olarak beliren "Horus Projesi"
yakında bir kurgu ürünü olmanın ötesine geçecek gibi görünüyor. Binlerce yılın
"Muhafızlar"ı şu an nerelerde neler yapıyor bilemem ama,
haberlere bakılırsa bazı bilim adamları, bu sorunun yanıtına doğru
hızla ilerliyor bugünlerde.
Yakın zamanda popüler bilim dergilerinde büyük yankı bulan haberler üzerine,
NTV'deki "Pusula"
programının başarılı yapımcısı
Mithat Bereket İngiltere'ye dek giderek bu konuyu gündeme
taşımış ve de Grey'in görüşlerini izleyicilerine aktarmıştı, anımsarsanız.
Aradan yaklaşık iki ay geçti ve şimdi de
Live Science'ın haberiyle "ölümsüzlük mümkün mü?" sorusu yeniden
ilgileri üzerinde topladı.
Aubrey de Grey'e göre, "nüfus kağıdındaki yaşı" kaç olursa olsun, bir insanın
biyolojik yaşının ve buna bağlı olarak sağlık ve zindelik durumunun 20 ile 25
yaşları arasında tutulması mümkün. Dolayısıyla eski metinlerde ve kral
listelerinde ya da Tekvin'de anlatılan uzun ömürlerin, hatta giderek
"ölümsüzlük" noktasına yaklaşacak bir biyolojik konumun gerçekleştirilmesi hiç
de sanıldığı gibi fantezi falan değil. Bütün iş, yaşlanmamıza ve sağlığımızın
bozulmasına neden olan hücresel süreçlerin manipule edilmesi ve
denetlenmesinde. Bu alanda uzun süredir çalışan de Grey, yaklaşık 25 yıl
içinde araştırmaların nihai sonuçları verecek noktaya gelmesini umuyor ve
ekliyor: "İşte o aşamadan itibaren, genetik müdahaleyle, 1000 yıl, hatta çok
daha fazla yaşayabilen insan neslini yaratmak mümkün olacak."
Bu tezlerin ve iddiaların ayrıntısına girmiyorum, orijinal kaynaklardan ve
Batı basınındaki makalelerden, Aubrey de Grey'in çalışmaları ve tezleriyle
ilgili tüm bilgileri bulabilirsiniz. Muhtemeldir ki, çok yakında bizim
basınımızda da bunları tartışan yazılar ve röportajlar sıkça yayımlanacak. Ama
benim gelmek istediğim nokta, başka.
Seni
Tılsımlar Korur'da,
binlerce yıl öncesine ilişkin o gizemli kayıtlarda anlatılanlarla, modern
bilimin izini sürdüğü hücresel süreçleri bir potada buluşturarak, "ölümsüzlük"
faktörünü temel alan fantastik bir hikaye anlatmıştım sizlere. Ama oradaki
belirleyici sorun, genetik biliminin vardığı noktalar ya da eski efsanelerde
anlatılanların doğruluğundan çok, "ölümsüzlük" olgusunun içerdiği çok temel
bir "politik" unsurdu: Kimin için ölümsüzlük? Bu muhteşem niteliğe sahip olma
hakkı, binlerce yıl gerilere giden ciddi bir "iktidar mücadelesi"ni de
getiriyordu gündeme. Neresinden bakarsanız bakın, "ölümsüzlük", eğer bir
biçimde gerçekleşebileceğini varsayarsak, yani Aubrey de Grey ve daha birçok
bilim adamı, genetik uzmanı haklıysa, ister istemez "politik" ve "ekonomik"
bir sorun olarak dikiliyor karşımıza: Kim karar verecek, bu "armağan"a kimin
sahip olacağına? Bunun bedeli ne olacak? Herkes için ölümsüzlük, dünya nüfus
ve kaynak dengelerinin iflası anlamına geleceğine göre, eğer böyle bir
teknolojik "devrim"e gerçekten ulaşılırsa, bu bilgi ve teknoloji bütün
kamuoyuna mal edilecek mi dersiniz?
Şu an gülümseyip, yalnızca fantezi olarak görerek geçebilirsiniz tabii bu
konuyu. Ama su uyur, genetikçiler uyumaz. Birbirinden farklı yerlerde, farklı
araştırmacılar ve uzmanlar, hızla yol alıyorlar ve görünüşe bakılırsa oldukça
"kilit" aşamalara gelmiş durumdalar.
Son olarak bir not: Bu konu ilginizi çekiyorsa,
Seni Tılsımlar Korur'u da
okuduysanız,
STK Yahoo Grubu'ndaki sohbetlerle de ilgilenebilirsiniz belki.
Romanı okuyanların bir araya geldiği bu mütevazı grupta, oldukça derin ve
düzeyli bir iletişim trafiği var; son günlerdeki gözde konu da "ölümsüzlük"le
ilgili felsefi ve teorik açmazlar. Hatırlatayım dedim
|