Rus Bilim adamlarının, Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu sahilinin geniş bölgelerini etkileyecek büyük bir deprem olasılığı hakkında endişelerinin olduğu yönünde haberler ulaştı elimize.

 

"Kuzey Kutup Dairesi Depremleri Kuzey Amerika Kıtasında Kararsızlık Yaratıyor, Daha Büyük Depremlerin Gelmesi Olası” başlıklı haberimde şöyle demiştim: “Rusya’daki Franz Josef Takımada bölgesi ve Kutup Dairesi, şiddetli bir deprem serisiyle sarsılmakta. Rusya Bilim Akademisi’nin Sismik şebekesi, bu depremlerin en büyüğünün 6.0 şiddetinden daha fazla olduğunu ve onlarca kilometrelik bir kutup dairesi alanını kapsadığını tahmin ediyor.  

 

Şu anda biz bu olayların bir istikrar göstergesi değil de, tüm doğu kıyı şeridi bölgeleri, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri civarı ile Karayipler’de meydana gelen bir dengesizlik olduğunu kanıtlıyoruz. 

Rus araştırmacılar ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nin son jeolojik zamana ait doğu bölgeleri haritalarının bulunmadığını ve bu sebepten dolayı da bu olayların geleceğine ilişkin  başka tahminlerin yapılmasının mümkün olmadığını açıkladı.

 

Bugünlerde Amerika Birleşik Devletleri’nin değişik bölgelerinden gelen haberler bilim adamlarımızı endişelendiriyor ve American Newpaper’ın “Massachusettes’in güneydoğusunda küçük deprem hissedildi.”adlı makalesinde söylendiği gibi “New Bedford, Mass. – Polis merkezine endişe telefonları yağmasına neden olan minik bir deprem geçen Salı güneydoğu Massachusettes’i salladı. Boston Universitesi’ndeki Weston Gözlemevi akşam 7 sularında merkezi New Bedford’ın yaklaşık altı mil kuzeyinde Freetown yakınları olmak üzere gerçekleşen depremin şiddetini 2.3 olarak açıkladı. Deprem, Achushnet, Marion, Mattapoisett, Dartmouth ve Rochester dahil olmak üzere civar bölgelerden de hissedildi. Gözlemevininin operasyon yetkilisi Dina Smith, ‘Aldığımız bililerin çoğu büyük bir patlamaya dairdi.’ dedi. Dina Smith bu büyükleti depremin fark edilecek kadar şiddetli olduğunu, ancak zarara yol açacak kadar şiddetli olmadığını söyledi. ”  

 

Bu deprem tesadüfen New England bölgesinden gelen daha da rahatsız edici haberle aynı tarihlere denk geliyor. Times ve Herald’ın “Kaybolan Gizemli Su” adlı makalelerinde yazdığı gibi “New Jersey sınırındaki sakin Unionville kasabası, Orange County’nin diğer bölümlerinde kuraklık varken bile, daha önce hiç susamamıştı. Unionville’de yaklaşık olaran 600 kişi yaşıyor. Bu 600 kişi günde ortalama 40.000 galon içme suyu kullanıyor. Bu yüzden kasabanın yetkilileri geçen ay kaynaklardan bu miktarın iki katı kadar su çıktığını öğrendiklerinde oldukça şaşırmışlardı.”

 

“Bu bir gizem,” diyor Unionville Belediye Başkanı Richard Ludwick. “Ancak bir yerlerden su kaybediyoruz ve umarım bir hafta içinde bu suyun nereye gittiğini bulabiliriz.”  Ludwick’ in söylediğine göre geçen ay, kasabanın iki ayrı kaynağından “kaybolan” su miktarı günlük 25.000’den 40.000 galona çıkmış.

 

Bu iki New England olayının arasındaki bağlantı yaşlı  Ramapo Fay Hattı’nda yatıyor. Columbia Üniversitesi’nin bu fay hakkındaki açıklaması şöyle; “Ramapo, kuzey-doğudan vuran, güneydoğudan dürten faylar sisteminin bir parçası. New York’tan doğu Penssylvania ve ilerisine doğru uzanır. Bu faylar Allegheny dağlarınıın oluşumu süresince, özellikle Mezozoik zamanda Newark Havzası ile Atlantik Okyanusu’nda yaklaşık 200 milyon yıl önce açılması sonucu oluşan diğer büyük Havzalar arasında sınır hattı görevi görürken, değişik zamanlarda aktif olmuşlar.”

 

Japon araştırmacılar, azalan su değeri grafiklerinin deprem habercisi olduğunun uzun zamandır farkındalar. Japon Fujita Araştırma Organizasyonu’nun “Deprem Tahmini” adlı raporunda belirtildiği gibi “Derin kuyulardaki değişen su seviyeleri önemli bir deprem habercisi olan IASPEI tarafından tespit edilir. Bunun sebebinin bir kısmı belki de  KTB(kazılması planlanan 10 km  derinliğindeki çukur) üzerinde çalışan Alman bilim adamları tarafından açıklandı. 3.900 metre derinliklerinde araştırmacılar su ile karşılaştılar. Deniz suyunun iki katı tuzlulukta, 118°C’de, bileşiğinde %80 oranda gaz bulunduran (%70 N2 ve % 29 CH4) bir su. Bu suyun bulunması araştırmacıların gelgitleriyle, akımıyla sismik aktiviteye neden olan bir “kabuk okyanusunun” varlığından şüphe etmesine neden oldu.

 

Dünya’nın bilgisinin eski ataları da Florida civarında Atlantik Okyanus’undan binlerce köpekbalığının kaybolduğunu bildirmişler. Bunu, NBC Haber Ajansı’nın yayınladığı “Binlerce Köpekbalığı Florida Kıyısı’nın Yakınında Ortaya Çıktı” adlı makalede bulabiliriz. Makale şöyle diyor; “Florida sahilleri geçtiğimiz ay sayıları bir hayli fazla olan köpekbalıklarının eyaletin Atlantik kıyısında yüzmesi nedeniyle dördüncü kez kapatıldı.”

 

Doğaya ait olan hayvanların insanlara felaketlerden önce bazı uyarılarda bulunabildiği uzun zamandır biliniyor. Sürü halinde dolaşan köpekbalıkları, kitlesel ölümlerin habercisi oluyorlar mesela. Batılı insanlar, bu gerçekleri unutmakla kalmadılar, onlara bunu hatırlatanları da küçümseyip aşağıladılar. Onlara göre, bu gerçeklere inanmak sadece birer aptallık.