|
Sokak
köpekleri hep gündemdedir. Daima onlardan hiç hoşlanmayan kesim vardır.
Güzellik yarışmalarından, futbol söyleşilerine koşturan o kıymetli Hıncal Uluç
bunların başını çeker. Arada bir kuduz dedikoduları yayarlar ki, kuduz aşısı
ithal edenler iyi para kazansınlar ve insanlar o zavallı köpeklerden daha
fazla korkup, her fırsatta onları taşlayıp, sopalarla dövsünler, böylece
onları yok etmek için bir fırsat doğsun. Futbolculara her maç için 22.000 Amerikan Doları ödeyebilen ülkemiz Allahın
yarattığı bu hayvancıklara atık yemek bulacak parayı esirger. Sadece fabrika
ve hastanelerden artan yiyecekler onlara yeter.
Sokak
köpeklerinin hiçbiri kaldırıma pislemez, mutlaka bir ağaç, çalı dibi bulurlar
ve sonradan kendi pisliklerini örterler. Ama insanlar tükürdüklerinde aynı
şeyi yapmıyorlar mı ?
Ümit
Sinan Topçuoğlu, sokak köpeklerinin tarihini kaleme almaya karar vermiş. Bakın
bu kararı nasıl vardığını kendisi nasıl anlatıyor.
İstanbul 1987de sayılı kışlarından birini yaşıyordu. Kar şehir içinde bile
bir metreyi aşmıştı. Okullar, işyerleri kapanmıştı. İnsanlar evlerden dışarı
çıkamıyorlardı. Kızıltoprakta üç katlı apartmanın küçük bahçesinde sevimli
bir sokak köpeği kış misafiri olmuştu. Apartmandakiler artan yemeklerini
onunla paylaştılar. Bembeyaz bir kabus kara kış sokak köpeğinin üzerinden
|