derKi’de yabancı yazarların yazılarını yayınlamaya başladığımızdan beri birçok yazarın makalelerini okudum ve derKi’ye uygun bulduklarımla da irtibata geçtim. Bu süreç içinde şuna dikkat ettim: bir sürü dünya çapında tanınan yazarın makalelerinde açıkcası öyle pek de bir numara göremedim. Yani tamam amcamın adı çok büyük, şuradan şuraya adım atması onbin dolardan başlar muhtemelen, ama yani okuyorsunuz yazıyı ve diyorsunuz ki “ulan bizim Ahmet bundan daha iyi yazıyor be”. Tabii bunu ben kendi beğeni ölçülerime bakarak böyle değerlendiriyorum, ama ya ben çok anlamıyorum bu yazı işinden, ya da başka bir şey var. Esasında evet var. “Pazarlama”. Dış ülkelerde öyle güzel pazarlanıyor ki isimler, işte tıpkı Melisa P. örneğinde olduğu gibi bir anda dünya yıldızı olabiliyorsunuz ve önünüzde kuyruklar oluşuyor. Ama Melisa P.’ye beş çekecek bir Türk yazarı -zaten o şansı da bulan pek azdır- imza günlerinde geleni geçeni seyrediyor, gazete okuyor, çay içiyor bol bol. (Melisa P. ile ilgili tek yorumum var: Dünya kadar yazın olacağına, fındık kadar…)

 

Bu noktada “bir elimizden tutan olsa” veya “bizimle ilgilenen yok” diye sızlanmak yerine harekete geçmek doğru bir yaklaşım. Biz, derki’de bir yandan da bunu yapmaya çalışıyoruz. Evet, belki öyle büyük medya kuruluşları kadar paramız ve pazarlama olanaklarımız yok, ama niyetimiz ve derKi adına kazanımları tekrar yazarlarımızın lehine çevirme çabalarımız var. derKi, yola Türk piyasasının bir numarası olup, reklam gelirini hacılamak için çıkmadı (tabii ki reklamlar çok önemli bir derginin işleyişi için, ama dergiye reklam almakla, reklam almak için dergi çıkarmak bambaşka), biz bir yandan da yazarlarımızın Dünya çapında tanınmaları için çalışıyoruz ve hatta ilerleyen zaman için de bu konuda farklı projelerimiz de olacak. Umarız zaman içinde ellerindeki büyük kaynakları , Türk yazarlarının Dünya çapında tanınmaları için kullanan kuruluşlar olur ve biz de onların bu çabasını destekler ve alkışlarız bol bol.

 

Bu ay derKi, ayda bin okuyucu sayısına ulaştı. Yani gelecek ay 1. yaşını kutlayacak dergimiz için koyduğumuz hedefe 1 ay kala ulaştık. Umarız zaman içinde diğer senelerin hedeflerine de ulaşabilir ve birlikteliğimizi daha da farklı platformalar da devam ettirebiliriz.

 

Bu ay aramıza Engin Abi’miz (Ardıç) katıldı. Kendisinin önce mevcut yazılarından kullanacağız, zaman içinde de yeni yazılar okuyacağız ondan inşallah; eski 45likler konusunda bir uzman Alper Fidaner ve 89 doğumlu Dilan Demirel de yeni yazarlarımız arasında. Kendilerine hoşgeldin diyorum.

 

Buyrun bakalım bahar sayımıza