The Wise Website

A+ R A-

Kazananlar!

Ne zamandır kazananlarla ilgili gözlemlerimi paylaşacağım bir yazı yazmak istiyorum. Bu yazıyı zamanını ve enerjisini çalışmak yerine olumsuz, insanı yerinde saydıran işlere ve düşüncelere ayıranlar okumasın. Bulundukları noktada kalmak isteyen, etraflarını da kendileriyle birlikte dibe çekmek isteyenler de okumasın. Çünkü gerek okuduğum kitaplardan öğrendiğim, gerekse birlikte çalışma fırsatı bulduğum başarılı yöneticilerde gözlemlediğim, insanlara yarayan ve yaramayan bazı davranış kalıpları var. Bilimsel bir çalışmaya dayanmadığından genelleyemem ancak inanıyorum ve kendim uygulamaya çalışacağım. Umarım size de faydası olur.

- Olumlu konuşuyorlar. Gandhi'nin şu sözlerinin öneminin ve gerçekliğinin farkındalar:

Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür,

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,

Davranşlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,

Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,

Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,

Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.

- Vizyonları, yüksek hedefleri, o hedeflere ulaşmaları için eylem planları ve stratejileri var.

- Yapılması gerekenleri o an yapıyorlar, hiçbir işi ertelemiyorlar.

- Hiçbirinde 'kurban' söylemi yok. ''Bana bunu yaptılar, böyle yaptılar, hayat çok zor, zavallı ben'' gibi insanı aşağıya çeken girdaplara kapılmıyorlar. Geçmişe takılmıyorlar. Ders çıkarıyor, benlik duygularına zarar vermiyor ve devam ediyorlar.

- Malcolm Gladwell'e göre bir işte başarılı olmak için 10 bin saatlik sıkı çalışma gerekiyor. Kazananlar dışarıdan çok şanslı görülseler de aslında fırsatları kaçırmıyorlar, risk alıyor ve çok çalışıyorlar.

- Başarılı kişilerin çoğu ciddi anlamda ve düzenli spor yapıyor. Örneğin her sabah beşte kalkıp, buz gibi havada koştuklarından bahseden pek çok işadamı var.Bu insana disiplin kazandırdığı gibi, kendi kendini denetim altına almasını ve güçlü hissetmesini de sağlıyor.

- Genellikle güne erken başlıyorlar. Fazla uyumuyorlar. Zamanı verimli kullanıyorlar. Dakikler.

- Hangi konumda olurlarsa olsunlar, öğrenmeye devam ediyorlar.

- İnsanlar tarafından kolaylıkla yönlendirilemiyorlar. Manipule edilemiyorlar.

- Insan ilişkilerine önem veriyorlar, ancak enerjilerini düşürebilecek kimseyle zaman kaybetmiyorlar.

- Gereksiz yere ve çok konuşmuyorlar.

- Enerjilerini hedeflerine yönlendiriyorlar. Odaklanıyorlar.

- Einstein ''Sorunlar onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez'' diyor.Farklı bakmayı başarabiliyorlar. Sorun değil, fırsat görüyorlar.

- ''Her şeyi ben bilirim'' diyenler değil, doğru ekip kuranlar kazanıyor.

- Hırslılar. (Bizim kültürümüzde hırs olumsuzluk çağrıştırır, böyle algılanmayan kültürler de var.

- Kolay vazgeçmiyorlar.

- Savaşçılar.

- Sosyal sorumluluk tarafları gelişmiş. Topluma bir şeyler vermeye çalışıyorlar. (Bereket vermekle çoğalır.)

- En önemlisi korkmuyorlar. Korksalar bile korkularına hakim olmayı başarıyorlar.

- Kendi yazgılarını oluşturmanın tüm sorumluluğunu üstleniyorlar.

Maalesef herşey zıddıyla var. Kazananların olmaları, bazılarının da kaybettiği anlamına geliyor. Bizim için maddi, manevi kazanmanın tanımı ne olursa olsun, hayatımızın her anının sürekli zaferle geçmesi mümkün değildir. Yenilgiler öğreticidir, insanları daha başarılı olmaya hazırlar. Başarılı işadamlarını, sporcuları, sanatçıları hep en parlak dönemlerinde görüyoruz. Sanıyoruz ki, onlar şanslı biz değil. Hayat onlara gülüyor, bize sırtını dönüyor. Belki onlar geceler boyu çalışıyor, didiniyor; biz mışıl mışıl uyuyoruz. Nasıl bir bedel ödediler, bilmiyoruz ki.

Geçmişlerini de görmezden geliyoruz. Kazanan olmadan önce kendilerini nasıl yetiştirdiler? Kaç kere yenilgiye uğradılar? Neler yaşadılar ve nasıl baş ettiler.

Mandela ırkçılığa karşı mücadelesinden dolayı 27 yıl hapiste yattı. Bizim için 27 yıl sözden, sayıdan ibaret. Şartlarını, o dar hücreden dimdik duran bir lider olarak çıktığını çok azımız düşünüyor.

Atatürk 24 yaşında tutuklandı, 25 yaşında sürgüne gönderildi.30 yaşında işsiz bırakıldı, 38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden alındı.39 yaşında idam kararı çıkarıldı. Bu yıllar boyunca kazanan-kaybeden tanımından hangisine daha yakındı?

Hayatı bir bütün olarak görmek, asla yılmamak, fırsatları iyi değerlendirmek; geri çekilmek, durmak gerektiğinde de şartları hırsla değil olgunlukla karşılamak ve bu dönemlerin de geçici olduğunu bilmek, hedeften şaşmamak çok önemli.

Kazanan - kaybeden ikileminin ötesinin de olduğunu düşünüyorum. Zaferin de, yenilginin de insan için bir olduğu. Dücane Cündioğlu öyle bir anlayışa erişmek için kayıpların şart olduğunu söylüyor. İnsanın iktidarını kaybetmesinin, dişil yani sezgisel yönünün ortaya çıkması için zemin hazırlayacağını. Benim için gerçek kazananlar bu safhadan da geçenler. Çünkü onlar her şeyin geçici, kırılgan ve değişken olduğunun farkına varabilirler. Büyük güçler alçakgönüllülükle, hoşgörüyle yönetilmeli. Aksi halde paranın, mevkiinin, gücün kölesi olur insan. Özgür insan gerçek kazanandır.

Son Düzenlenme Salı, 27 Eylül 2011 22:21

Yorumlar 

Evet kazananlar disardan göründügü gibi degil hiç bir zaman, bir zamanlar bende kazananlardandi m, ne istesem neye el atsam hiç bir zaman elim bos dönmezdim, kazanmadigim cözmedigim sorun yoktu, herkezin sadece disardan gördügü bir kaç saatte bunlarin hepsini nasil yaptigimdi, ama bilmedikleri , gece saat 23'den sabah 05'se kadar yaptigim islerle basari elde ediyordum, disaridan bakanlar sadece ögleden sonra 6 saatte bütün bunlarin oldugunu , zannediyorlar ve çok sansli oldugumu herseyin ayagima geldigini zannediyorlardi , birde benim yaptigim iste evimde huzur olmasiydi esim sagolsun ne gerekiyorsa huzurum için elinden geleni yapiyordu , bende yapacagim ise kendini 100% verebiliyordum bu benim basarimin sirriydi, ama ne zaman esim hastalandi ben artik ya kendim basladigim islerimi yapacaktim bunuda basarabiliyordu m ve tam bu sirada oglumda hastalaninca , artik yapacagim isler yerine aileye harcadigim vakit bütün yapmak istedigim, islerin önüne geçti , ve basarisizliklar ardi ardina gelmeye basladi, artik bir seçim yapmanin zamani gelmisti, bana yillarini vermis esimi pas geçip yoluma devam etmem yada onunla ilgilenmem gerekiyordu , ilk önce pas geçmeye karar verdim bir iki sene yine islerimde önceki yillarda vermis oldugum hizmetten dolayi basariliydim , hayatin basarilardan ibaret olmadigini ailenin daha önemli oldugunu karar verdigimde çok geç kalmistim , hikayenin ilk bölümü hüzünlü bitiyor, hem basarilarimdan oldum hemde ailemden oldum, basarisizligi kendime yidiremem bunun için bu hikayenin ikinci basarilar bölümünü sonra yazarim, her basari kendimizi degilde toplumun çikarina olani yapmayi düsündügümüzde daha kolay elde ediliyor, bir bunu bilmemiz ve gerekeni yapmamiz aslinda yetiyor.

osman 27-09-2011 23:29 #

Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı

zor bir seçim olmalı. ciddi bir çaba harcadığınız da belli. yazımda yazdığım gibi aslında herşey ilk başarısızlıkla başlıyor. ondan sonra yola nasıl devam edildiği önemli.insan en önemli dersleri o zamanlarda alıyor çünkü. sizdeki hayat deneyimi de seziliyor. önümüzdeki dönemde size anlamlı başarılar dilerim.

arzu pınar 17-10-2011 13:44 #

Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı

Yorum ekle


Okumaya Devam Etmek İsterseniz...

Kiralık Bedenler

Yağmurlu bir akşamüstü, her gün geçtiğim sokaklardan birinin sonundaki eski binanın çatısından su damlıyor... Hatta da...

Elçin Demiröz - avatar Elçin Demiröz kritiK

Yatakları da Ayırdık

Yatakları da Ayırdık

...Bir süredir ayrı yattığımızdan bahsetmiş miydim? Sanmıyorum. Önceleri de zaman zaman ayrı yattığımız olurdu ama bir...

Konuk Yazar - avatar Konuk Yazar psikolojiK

Biz ve Avrupalılar

Biz ve Avrupalılar

Tanrı evreni kaostan yaratmıştır. Avrupa kendi kaosunu yaşamış, yaratacağını yaratmıştır. Artık oradan yeni bir şey çıkm...

Konuk Yazar - avatar Konuk Yazar politiK

Dövme

Dövme

 Kendimi bildim bileli dövme yaptırmak istemişimdir. Tıpkı kendimi bildim bileli seyahat etmek ve yurt dışında yaşa...

Deniz Kite - avatar Deniz Kite içimdeKi

tepe sag alan

sag alan

FacebookTwitterFeedYoutube

yenibiradim zest