Diplomatic Rock Opera

3.016 views

Türkiye’nin en iyi müzisyenlerinden biri, Pamela Spence albümlerinin prodüktörü ve şarkı yazarı olarak ismini geniş kitlelere duyuran ve yıllardır Ankara’nın en ünlü gitaristlerinden biri olan Artun Ertürk sonunda, geçtiğimiz Mayıs ayında grup arkadaşlarıyla birlikte kendi albümünü de çıkardı. Artun Ertürk’ün grubu “Diplomatic Immunity” de Ankara’nın en köklü ve en başarılı gruplarından biri ve bu albümde Diplomatic Rock Opera adıyla Ertürk şarkılarını yorumladı. Vokalde Alp Dündar, gitarda Artun Ertürk, bas gitarda Koray Işıldak, klavyede Murat Köselioğlu ve davulda Barış Menküer’den oluşan Diplomatic Rock Opera, Türk rock müziğindeki arabesk formlardan sıkılanlara, Styx, Queen, Genesis gibi dev gruplardan etkilenen yetenekli müzisyenlerden farklı şarkılar dinlemek isteyenlere ve Türk Rock Müziği dinleyicilerine tamamen özgün tatlar sunan bu yeni tarzı keşfetmek isteyenlere doyumsuz bir müzik ziyafeti vadediyor.

F.A.: Arkadaşlar, elinize sağlık, albüm tek kelimeyle harika!

A.E.: Çok teşekkürler Fulya.

F.A.: Ben aslında bu albümü piyasaya çıkmadan önce dinleyen şanslı kişilerden biriyim, uzun zamandır da dinleyicilerle buluşmasını bekliyordum pek çok hayranınız gibi. Gerçi çaldığınız mekanlarda sizi takip edenler, şarkıların çoğunu ezbere söylüyordu geçen yıldan beri ama Mayıs ayından itibaren sesinizi daha geniş kitlelere duyuruyorsunuz. İsterseniz, şarkıları dinlemeye başlayıp onlar üzerinden konuşalım… İlk parçamız Aldatmak… Neyi anlatıyor?

Aldatmak:

A.E.: Bu şarkı kendi komplekslerinden dolayı karısı tarafından aldatılan fakat bundan haberi olmayan bir erkeğin bununla yüzleşmesinden bahsediyor. (“….Karın seni aldatıyor şu an tam 2 sene oldu…”)

F.A.: İkinci şarkı ise albümün ilk klip şarkısı aynı zamanda, Pamela vokaliyle ve efsanevi gitarist Kurtuluş’un katkılarıyla “Cinsellik Açık Bir Kapı”…

Cinsellik Açık Bir Kapı:

M.K.: Bu şarkı, cinsellik mevzuunun iki kişinin özel alanında kalması gerektiğiyle alakalı temel olarak. Bunu konu biliyorsunuz; medyada olsun, 3. şahısların ağzında olsun, adeta çiklet haline gelmiş durumda, “Kadın tavlamanın 15 yolu, işte erkeğinizi nasıl mutlu edersiniz” gibi gereksiz konu başlıkları altında yazılan makaleler…

A.E.: Evet, bunlar insanları birbirinden ayrı düşürüyor açıkçası yani bu iş, cinsellik iki insan arasında kalması gereken birşeydir çünkü herkesin yaşadığı cinsellik farklıdır, bunun bir kuralı yok, dolayısıyla bu şarkı da, cinsellikle ilgili konuların bir ilişkiyi yaşayan kişilerin kendi arasında kalması gerektiğini anlatıyor.

F.A.: Sıra albümün en felsefik şarkısında, “Son Bir Doküman”. Dokuman’ı doğru yazmışsınız albüm kapağına da tebrikler:)

Son Bir Doküman:

A.E.: Bu şarkıyı herkes kendine göre anlar, biraz o tip bir özelliği var bu şarkının, herkes sözleri dinlesin, kendine göre anlamlarını çıkarsın bence.

F.A.: Dördüncü parçaya geldik… Bu şarkı adını bir kadın isminden alıyor gibi görünse de, farklı bir anlamı var galiba…

Elif:

A.E.: Bu şarkı da benim kişisel şarkılarımdan bir tanesi… Bir noktadan bir hedefe sonsuz derecede ihtimaller çıkıyor, bu şarkı da biraz bununla alakalı. Elif aslında bir noktadır, Arapça biliyorsunuz, Elif aslında bir harftir ve o harften aslında herşey çıkar. Biraz bu felsefi, tasavvufi anlatımın altındaki bir rock şarkısı bu.

F.A.: 5 numara da gerçekten çok enteresan, çok güzel bir parça, introsu da çok başarılı, “Kaçma Geri Gel”.

Kaçma Geri Gel:

A.E.: Bu şarkının hikayesini de Barış söylesin.

B.M.: Sözler aslında çok açık, milliyetçi tarafı var biraz, yok da açıklamaya gerek olmayan bi şarkı bence.

F.A.: Dinleyin, anlayın diyorsun yani…

A.E.: Hatta nakaratı dinleyelim istersen…

Nakarat çalıyor (“Kaçma Geri Gel, Kaçma Geri Gel, Türkün aklı sana bana, herkese yeter….”)

A.E.: Olduğu gibi… Bu şarkı bir yandan da, ülkemizdeki beyin göçünün yabancı ülkeleregitmemesi gerektiğini anlatıyor.

F.A.: Bütün şarkılara baktığımızda hem inceden inceye verilen mesajlar, derin anlamlar görüyoruz, hem de son derece eğlenceli şarkılar. Ben, en sevdiğim şarkıyı sona bıraktım, Geri Dönmem’i birazdan soracağım ama önce 7 numaraya bir bakalım, ne dersiniz? Bile Bile. Bu şarkıyı da sahnedeki çılgın adam, basçımız Koray anlatsın bize…

Bile Bile:

K.I.: Aslında röportajlarda sahnedeki kadar çılgın olamıyorum maalesef:) Şarkının anlattığı, yaşanılan hayatın aslında hiç gerekli olmayan, saçmasapan sebepler yüzünden harcandığıyla ilgili aslında. Hiçbir şeye gerek yok ki, zaten hayatta herşey var; bunları kullanmak lazım sadece güzel şekilde.

F.A.: 8 numaralı şarkı “Sevgisizlik”. Bu şarkıda bir de konuk vokal var değil mi, ondan da biraz bahsedelim…

Sevgisizlik:

A.E.: Evet, sevgili Cem Adrian bu şarkıda bize geri vokalleriyle eşlik etti, çok güzel senfonik vokaller yaptı. Ve, çok ilginçtir, bu şarkıyı kaydettik, şarkıyı Cem albüm çıkana kadar dinlemedi, ne yaptığı konusunda kendisinin de bir fikri yoktu, bir dinledi, “Ben ne yapmışım” diye bayağı bir şaşırdı.

F.A.: Ve, 9 numaralı parça; “Karanlık”.

Karanlık:

A.E.: Karanlık enstrümantel bir şarkı. “Karanlık”ta da bize Dandanadan’ın solisti Korhan Futacı eşlik etti, Korhan’ın aslında daha önce bir caz grubu vardı, sonra Dandanadan’ı kurdu ve saksafonu daha az çalmaya başladı, biz de tam o geçiş döneminde, hala cazcıyken Korhan’ı yakaladık ve kayıtlara soktuk, çok güzel saksafon solo attı. Aynı zamanda, Sezen Aksu, Aşkın Nur Yengi gibi birçok eski sanatçının davulcusu Turgut Alp Bekoğlu da bu şarkıda davul çalıyor. Barış’ın davul çalmadığı tek şarkı bu.

F.A.: Çok önemli isimler var albümde ve diğer bir konuk sanatçı da Zeynep Casallini. Şarkımız; “Çalışanlar”…

M.K.: “Çalışanlar” aslında bizim çok sevdiğimiz iki arkadaşımızın bestesi, albümde Artun’a ait olmayan tek parça. “Çalışanlar”, bu dünyadaki adaletsizliği ve çalışıp hakeden insanların aslında, çalışmayıp hazırdan yemeğe alışmış kesim karşısındaki ezikliğini anlatıyor.

A.E.: Bu şarkının hikayesi çok ilginçtir, şarkının bestecisi, eskiden Ragdoll diye bi grup vardı, bu grubun solisti Ercü diye bilinir, çok uzun 1.90 boyunda ve yıllarca Dost Kitabevi’nde CD satan, aslında çok iyi bir müzisyen olan Mehmet Şevki, onların bestesi bu şarkı aslında. Ercüment ve Şevki bu şarkıyı yapmışlar, bir kenara koymuşlar, ilgilenmiyorlardı bile. Bana bir gün bir demo dinlettiler, ben bu şarkıyı çok beğendim, hemen Zeynep’e dinlettim, Zeynep de acayip beğendi ve hemen bu şarkıyı albüme koyalım dedik. Zeynep Cassalini’ye, Ercü’ye ve Şevki’ye çok teşekkürler…

F.A.: Son olarak benim en sevdiğim şarkıdan bahsedelim, albümün 6 numarası; “Geri Dönmem”.

Geri Dönmem:

A.E.: “Geri Dönmem”i 1993 senesinde yazdım, çok aşıktım, o zamandan beri pek insan yüzü görmedi, bu ilk görüşü. (gülüyor)

M.K.: Albümdeki tek naif aşk şarkısı değil mi…

A.E.: Evet, çok naif bir aşk şarkısı. Şarkılardan en eski olanı bu. Onun dışındaki şarkıların hepsi yeni hatta çoğu bir gün içinde yazıldı.

F.A.: Artun, Murat, Barış ve Koray bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim, Alp’i de aramızda görmek isterdik ama artık başka bir zaman:) Çalışmalarınızda, konserlerde ve yeni projelerde başarılar, iyi şanslar…

D.R.O.: Biz teşekkür ederiz…



Yorum Yapın