Mermer Kalçalar, Sütun Bacaklar İksiri…

6.091 views

Zaman veren ve alandır… Aklı güzelleştirir, ruha değer katar. Bakışlarımız bile zamanın verdiği derinlikten ve ışıktan nasibini alır.

Ama zaman manadan yana cömert, hüsnadan (güzellik) yana cimri davranır kadına… Ne olur gökçekimiyle yüceldikçe fikrimiz, zikrimiz, yerçekimine direnmenin de bir yolu bulsa bedenimiz! Yıllar geçse de vücudumuzu endamlı, cazibemiz kıvamlı, mihrabımızı taşıyan sütunları bakımlı tutmayı hangimiz istemeyiz?

Yolu yarıladıktan sonra, yirmi yaşındaki görünümüzü geri getirmek pek mümkün olmayacaktır evet… Ama biraz bakım, biraz özenle, ihtişamıyla hayranlık uyandıran bir tapınak gibi, dimdik, zarif ve ziyadesiyle cazip olabiliriz.

Ten bizim en değerli giysimizdir. İyi bakılmış bir ten, daha diri görünümlü bir vücut için önemli bir başlangıçtır. Selülit denilen illet, yağ ve suyun düzensiz karışımıyla amorf bir hal almış olan deri altı birikintileridir. Bunlardan tam anlamıyla kurtulmak mümkün olmasa da, azaltmak, kontrol altında tutmak ve cildimizin kondüsyonunu iyi tutarak onların görünümünü iyileştirmek mümkündür.

Birçok selülit kremi ve cilt toparlayıcı losyon denemiş ve istediği performansı almamış biri olarak, çareyi aktarlarda bulduğumu söylesem ne dersiniz..?

İşte Mermer Kalçalar Sütun Bacaklar İksiri’nin tarifi;

1 ölçü yosun yağı

1 ölçü at kestanesi yağı (veya atkestanesi tentürü)

1 ölçü zambak yağı

1 ölçü lavanta yağı

1 ölçü biberiye yağı

1 ölçü limon yağı

1 ölçü rezene yağı

1 ölçü kabak çekirdeği yağı

1 ölçü – gül, nar çekirdeği, üzüm – yağ karışımı

5 ölçü ince deniz tuzu (aktarlarda satılan ucuz ve kaba tuz)

2 ölçü kuru kahve (bildiğiniz türk kahvesi)

Bu karışımda yer alan yağların bazıları ciltteki kolajen-elasten artışını tetikleyip dirilik verirler, bazıları cildi tazeler, kurumuş, kondüsyonun yitirmiş üst derinin yenilenmesini sağlarlar, bazıları deri altında biriken suyun atılmasını ve düzensiz yağ birikiminin azalmasını sağlarlar, bazıları oluşmaya başlayan kılcal damar çatlamalarını durdururlar, bazıları da antiseptik özellikleri nedeniyle, ciltte oluşmuş olan küçük sivilce ve isiliklere iyi gelirler.

Banyonuzu yapın. Teniniz henüz nemliyken bu karışımla yüzünüz hariç bütün vücudunuza yuvarlak hareketlerle uzun uzun masaj yapın. Lütfen zaman konusunda cömert olun. Göreceksiniz, nemli tene masaj yapmak çok daha kolay olacak. Masajınızı bitirdikten sonra, ılık suyla kalıntıları şöyle bir akıtın. Kahve, banyonuzu biraz kirletir ama sonuçlar emeğinize değer!

Her banyoda bu karışımı kullanmanızı öneririm. Ardından da yürüyüş yapmak hele de spora gitmek son derece faydalıdır.

Kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra, teninizin ipek gibi yumuşak olduğunu, göğüslerinizin ve bacak içlerinizin daha sıkı göründüğünü, selülitlerinizin azaldığını, kalçalarınızın hoş kıvrımlarının belirginleştiğini sevinerek göreceksiniz.

Kendinize bakın..! Ama yalnızca kusurlarınıza değil, güzelliklerinize de bakın ve onlara sahip çıkın. Bedeninizi sevip, onu olduğu gibi kabul etmedikçe, onunla barışmadıkça, kendinizi hiçbir zaman tatmin olmuş hissedemezsiniz. O yüzden kusursuzluğa değil, hoşnutluğa odaklanın. Bedeninizin size iyi davranmasını istiyorsanız, önce siz ona iyi davranın. Ona, ne öldürücü rejimler, ne de aşırı miktarlarda tüketilen zararlı yiyeceklerle eziyet etmeyin. Az, az, sık, sık ve yararlı şeyler yiyin. Bedeninize kulak verin ve ona güvenin. O daima kendisine neyin iyi geleceğini bilir… Biraz çikolataysa derdi, onu üzmeyin ama kendinizi başladığınız paketi bitirmek zorunda hissetmeyin. Yarın aç gezeceğim diyerek, mideciğinize çılgınca yüklenmeyin. Kavga etmeyin yiyeceklerinizle, ya da onlara oburca tecavüz etmeyin. Onlarla saygılı bir aşk yaşayın. Bırakın size sevgilerini ve şifalarını versinler. Yokluk değil, bolluk bilinciyle yiyin yemeklerinizi. Ağzınıza aldığınız lokmanın tadını çıkarın ve yutarken vicdan azabı değil mutluluk duyun. Her lokmayı bütün duyularınıza ve hücrelerinize hediye edin.

Su için… Hareket edin… Şarkı söyleyin… Güneşten, yağmurdan ve rüzgardan keyif alın…Kendinizi her fırsatta küçük şeylerle mutlu edin… Ruhunuzu besleyecek, kendinize ve yaşama olan sevginizi destekleyecek, ömrünüze, gününüze ve anınıza değer katacak birşeyler yapın.

Kendinizi sevin. O zaman mihrabınız hep yerinde, enerjiniz hep yüksek ve ışığınız hep parlak olur. Siz içinde yaşama ve sevgiler övgüler yankılanan bir tapınak olun. Emin olun, kıyınızdan geçenler de bunun tatlı çağrısını görmezden gelemeyeceklerdir.

Güzellik ola…

Yorum Yapın