A’dan Z’ye Bentonit Kili

2.862 views

Günümüzün toksik dünyasında hayatımıza sokmamız gereken önemli bir doğal mucize olan bentonitten bahsetmek istiyorum. Toksinlerin vücudumuza girmesini her ne kadar doğal beslensek, doğal yaşasak da önleyemiyoruz. Havadan, sudan bir şekilde alıyoruz. Bir senedir evde bentonit kilini çeşitli şekillerde kullanıyorum. Bu yazımda size bentonit nedir ve ne işe yararı aşağıdaki başlıklar çerçevesinde anlatmak istiyorum. Devamındaki bloglarımda bentoniti günlük hayatta kullanabileceğiniz tarifler veriyor olacağım 🙂

 ***

Kendimi bildim bileli doğal sağlık ürünlerine karşı büyük ilgim var. Özellikle okuduğum ve faydalı olduğuna inandığım ürünleri alıp kendi üstümde denemek en büyük zevkim. Bu merakla yaklaşık bir sene önce yabancı sitelerde gördüğüm bentonit kilini amazondan ısmarladım. Okuduğum makalelere göre bentonit kilinin iyi gelmediği şey yok gibi. Ben ilk denememi ilk önce barsaklarımı detokslamak için toz halinde kili su ile karıştırıp içerek yaptım. Sonra sıra diş macununa geldi. Büyük kızım Melisa bu diş macununu o kadar çok sevdi ki her seferinde yiyor. Tabii içinde sadece yenebilir şeyler olduğu için bu sorun olmuyor 🙂

Derken bir gün Doğal Anneyim Facebook grubumda bentonit kilinin Türkiye’de de çıkarıldığını öğrendim. Hem de bu kili tanıtan benim gibi doğal yaşamaya önem veren bir anneydi. 🙂 Buna ne kadar sevindiğimi anlatamam. Bentonit kilinin özelliklerini okudukça siz de eminim benim gibi hissedeceksiniz. 

Kalsiyum bentonit kili nedir?

Bentonit konusunda uzman ve 20 yıldır hayatının hemen her alanında bentoniti kullanan Living Clay “Yaşayan Kil” kitabının yazarı Perry A. kitabında şöyle diyor:

“Gezegenimizde mevcut olan tamamen doğal bir madde olduğunu ve bu maddenin size gerçekten şifa verdiğini ve tedavi ettiğini söylesen ne dersiniz? Peki yine bu maddenin birden fazla tedavide kullanıldığını ve hiç bir yan etkisi olmadığını söylesem. Mesela bu maddenin vücudunuzda her türlü hastalığı, zararlı bakterileri, parazitleri, kimyasalları, toksinleri hatta virüsleri temizleyebildiğini söylesem. Çok imkansız görünüyor di mi?

“Bahsedeceğim şeyi, her gün sulandırılmış şekilde yiyor ya da içiyorum. Yaralarım, çürüklerim ya da kaşıntım olduğunda sulandırarak üzerlerine sürüyorum. Duş alırken vücuduma, saçımı yıkarken şampuanımla birlikte kullanıyorum. Kısacası hayatımın her alanında kullanıyorum. Kullandığım şeye tüm kalbimle inanıyorum. Bu mucizenin adı kalsiyum BENTONİT.”

“Yeryüzünde kalsiyum Bentonitin yapabildiklerini yapabilecek doğal başka bir madde daha yoktur…”

Eğer hayatınızda bunlarla etkileşim halindeyseniz sağlığınız tehlike altında…

Bazı İçme ve Şebeke Suları, Gazlı İçeçekler, Alkol, Bazı Uzun Ömürlü Meyve Suları ve Sütler ▪ Organik olmayan, GDO’lu ve diğer İşlenmiş Hazır Gıdalar ▪ Hormonlu Sebze ve Meyveler ▪ Sodyumlu Tuzlar ▪ Sigara Dumanı ve Hava Kirliliğinin yoğun olduğu yerler ve hatta Ofisler ▪ Aşılar ▪ Antibiyotikler ▪ İlaçlar ▪ Bebek Pudrası ▪ Deodorantlar ▪ Oda Spreyleri ▪ Naftalin ▪ Tomografi Cihazı ▪ Mikrodalga ▪ TV, Cep Telefonu benzeri elektronik eşyalar ▪ Baz İstasyonları ▪ Plastikler, Naylonlar ve Diğer Petrol bazlı ürünler ▪ Bazı kumaşlar ve dolayısıyla Tekstil Ürünleri ▪ Cilt Sıkılaştırma ve Antiseptik kremleri ve hatta bazı Merhemler ▪ Böcek İlaçları ▪ Boyalar ▪ Kimyasal bileşimli Temizlik Malzemeleri ▪ Sodyum Sülfatlı, Floritli Diş Macunları ve hatta kalıp sabunlar ▪ Civa (Amalgam) Diş Dolguları ▪ Büyük ve Derin Su Balıkları ▪ Konserveler ▪ bazı metal araç gereçler…

Hiç bir doktor size bunlardaki toksinlerden kaçmak için toksisite testi önerdi mi?

Dışarıdan ve içten maruz kaldığımız toksinler vücudumuzun arındırabileceğinden fazla olunca birikim oluyor. Bana şimdiye kadar rahatsızlıklarım için toksisite testi öneren hiç bir doktora rastlamadım 🙁

Yukarıdaki toksinlerle ilişkisi olan bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar

Çoğu Kanserler Kısırlık 

Ayak Kokusu 

Beyin Hasarları 

Serebral Palsi 

Zehirlenme     

Kronik Baş ağrıları 

Karın Ağrısı 

İşitme Kaybı 

Görme Kaybı 

Parkinson Hastalığı 

Geçmeyen Yaralar     

Kas Krampları 

Mide Bulantısı 

Genetiksel Bozukluklar 

Alzheimer Hastalığı     

Kusma 

Yorgunluk 

Konuşma Zorluğu 

Doku Hasarları     

Kötü Nefes 

Romatizma 

Çeşitli cilt problemleri 

ve sayısız rahatsızlıklar… 

ÇÖZÜM: Devamlı detoks halinde yaşamak

1. adım: 

Detoks için ilk etapta dışarıdan gelen toksinleri kesmemiz gerekiyor. Bunlar arasında temiz, doğal ve organik gıdalarla beslenmek, evdeki temizlik ve bakım ürünlerini doğallaştırmak var. Ancak bunu devamlı yapmaya çalışmak hem zor hem de pahallı bir yöntem.

2. adım: 

İkinci etapta vücudumuzda detoks yapan organları temizlememiz ve toksinlerin dışarı atılmasını sağlamamız gerekli. Toksin atan bazı besinleri tüketmek, sarımsak, soğal, yeşillikler, ilaçsız böğürtlen, çilek, yabanmersini gibi meyvelerin küçük çekirdekleri, su yosunları…

Eğer size sadece bentonit kili kullanarak kendi bedeninizi ve hatta hayvanlarınızı bile ağır metal, radyasyon ve toksinlerden arınabileceğinizi söylesem ne dersiniz?

Bentonit kilinin kullanıldığı alanlar

İşte bentonit kilinin iyi geldiği rahatsızlıklar:

* Vücudun kimyasal, toksin, bakteri, virüs, aflatoksin ve serbest radikallerden arındırılmasında

* Civa ve kurşun gibi ağır metallerin vücuttan atılmasında ve Otizm ile mücadelede

* Diş ve diş eti temizliğinde, ağız yaralarında

* Baş ağrısı, göz yorgunluğunda

* Erken yaşlanma, kırışık ve selülitlerde

* Egzema ve sedef hastalığı gibi ciddi deri hastalıkları

* Sivilce, böcek sokmaları, siğil ve mantar gibi cilt sorunlarında

* Enfekte yaralar, kaşıntı ve yanmalarda

* Kemik ve kas hasarı, romatizmal rahatsızlıklarda ve karpal tünelde

* Kronik bel ağrıları, miyozit, tendinit, fibromiyalji sendromları, yumuşak doku ve hareketsiz kalma durumlarında

* Sindirim sistemi ve barsak rahatsızlıklarında (Reflü, ülser, kusma, ishal vb.), parazitler ile mücadele ve kolon temizliğinde

* Karaciğer problemlerinde, bağışıklık sistemin güçlendirmede

* Radyasyon ışımalarının olumsuz etkilerini engellemede ve etkilerini azaltmada

* AIDS (HIV virüsü), kuş gribi ve insan gribinde

Peki bentonit kili nasıl etkileşiyor?

1) Bentonit kilinin diğer killerden ayrılan özelliği zengin montmorillonit içeriği şişme kabiliyetine sahip olması ve su içinde süspansiyon haline geldiğinde ortama çok yoğun miktarda NEGATİF (-) İYONsalmasıdır.

2) İnsan sağlığını tehdit eden solunan havadan içilen suya kadar her şeyde bulunabilen ağır metal, virüs, yoksin, bakteri ya da radyasyon gibi tüm maddelerPOZİTİF (+) YÜKLÜ İYONLARDIR.

3) Bentonit kili su ile sıvılaştırılarak cilt yüzeyine uygulandığında veya saf haliyle içildiğinde ortama negatif iyon salarak pozitif iyonları yani toksinleri kendine bir mıknatıs gibi bağlar. 

4) Cilde sürülen kil durulandığında veya içilen kil dışkı yoluyla atıldığında vücuda giren zararlı moleküller de yok edilebilir ve sağlıklı olmak için iyi bir detoks gerçekleşmiş olur.

Bentonit kilinin özellikleri nedir?

Detoks Etkisi: Toksinleri bağlayabilme ve sonrasında bunları vücut dışına atabilme özelliği gösterebilmesi

Dengeleme: Homotetik özelliği ile vücudu denge durumuna getirmeye yardımcı olabilme özelliği

PH Balansı: PH seviyesinin 9’un üstünde olması ve bu sayede Vücut PH’ını hafif alkali tutmaya yardımcı olabilmesi

Canlandırma: Vücudun kan akışını, oksijen seviyesini ve hücre onarım hızını arttırmaya yardımcı olabilmesi

Mineralli yapısı: Vücuda yararlı çok sayıda ve çeşitli iz mineralleri (kalsiyum, potasyum, magnezyum vs.) barındırabilmesi

Çekim özelliği: Pozitif yüklü parçacıklar için Negatif yüklü elektrik çekim özelliği gösterebilmesi, jel kıvamına geçtiğinde çekim gücü kapasitesinin çok fazla artabilmesi.

Parçacık yapısı: Kredi kartı şeklinde parçacık yapısı olması ve böylelikle yüzeysel elektriksel çekim gücünün yüksek olabilmesi, nano boyut parçacık yapısı ve buna bağlı olarak hacimsel olarak ta pozitif yükü çekme gücü gösterebilmesi.

Bentonit kili nasıl elde edilir?

Uzmanlara göre, doğada saf formda % 100 zenginlikte Montmorillonit mineralli Bentonit kili bulmak neredeyse imkansızdır. Genellikle % 50-60 zenginlikte mevcutken, çok sınırlı sayıda olmak üzere bazı bölgelerde % 70-80 zenginlikte bulunabildiği belirtilmektedir. Ancak bu zenginlikte killerin bile sağlıkta kullanıma uygunluğun sağlanması ve detoks etkisinin arttırılabilmesi için çok özel işlemlerle, hiçbir kimyasal kullanılmadan saflaştırılması gerektiği bildirilmektedir. Üstelik saflaştırma esnasında hiçbir kıyma ve öğütme işlemine de maruz kalmamalıdır. Aksi halde yabancı madde de öğütülecek ve gerçek anlamda saflaştırma işlemi gerçekleşmiş olmayacaktır. Gerçek saflık için uygulanabilecek en iyi yöntemlerden biri ki çok maliyetlidir, özel santrifüj tekniğiyle yapılan karıştırma, peşinden yabancı maddeleri çökeltme ve sonrasında uygulanan mikron düzeyinde ince filtrasyon işlemleri olduğu ifade edilmektedir. Bu şekilde saflaştırılmış yaşayan kil, sağlıkta kullanım ve detoks etkisi açısından diğer killere kıyasla çok farklıdır. Ağız yoluyla yapılan dahili detoks uygulamalarında bile hiçbir değişime uğramadığı için vücuda herhangi bir yan etkisi ve zararı olmadığı belirtilmektedir. Aksine, moleküler bütünlüğünü koruyabilme, parçalanmadan ve vücut içinde sindirilmeden pozitif iyonları bağlama ve vücuttan atabilme özelliği gösterdiği işaret edilmektedir. 

Bentonit kili hakkında ilginç bilgiler

* Massachussetts Teknoloji Enstitüsünde mineralog Robert T. Martin’in BİR GRAM BENTONİTİN 800m² yüzey alanına sahip olduğunu gözlemlediğini,

* Eski Tarihlerde, Amorjiyonlar, Aborjin ve Güney Amerika yerlileri gibi toplumların, tedavilerinde sıklıkla bentonit kullandığını, yine Kızılderililerin (Amerika Yerlileri) ciddi hastalıkları tedavi etmede bentoniti kullandığını ve bentoniti ‘Ee-Wah Kee’ yaniİYİLEŞTİREN ÇAMUR olarak adlandırdıklarını,

* Hindistan da Vedik geleneğinde, adı ‘Soma’ olan ve ÖLÜMSÜZLÜĞÜN NEKTARIanlamına gelen su ve bal ile karıştırılarak içilen, kutsal olarak kabul edilen beyaz bir toz maddeden sözedildiğini, sonrasında yine aynı bölgede dünyanın en büyük beyaz bentonit kil yataklarından biri olduğunun tespit edildiğini,

* 20. yüzyılın ilk dönemlerinde önemli Alman doktoru Julius Stump Asya kolerasının tedavisinde bentonit kullandığını, Dr. Meyer Camberg’in ise arsenik etkilerini yok etmek için bentonit kullandığını ayrıca dönemin önemli bir tüberküloz şifa merkezi olan Zürich’de, hastaların gece boyunca göğüs bölgesinde tutulan SICAK BENTONİT ÇAMURU ile tedavi edildiğini,

* 1. Dünya Savaşı dönemlerinde, Alman doktorların gıda zehirlenmesini, dizanteri, ishal, enfeksiyon kapmış yara tedavisinde BENTONİT TERAPİSİ uygulayarak ölüm olaylarının ciddi bir şekilde düşürdüğünü,

* Dünyadaki en sağlıklı ve en uzun ömürlü insanları olarak kabul edilen Hunza insanlarının bir BENTONİT benzeri maden yatağından süzülen bir bir suyu hergün içtiğini,

MAHATMA GANDHİ’nin bağırsak rahatsızlıklarını tedavi ettirmek için Fransa’dan Hindistan’da binlerce ton yeşil bentonit getirttiği ve kendisinin de bizzat kullandığını,

* Rus bilim adamlarının ve japonların nükleer çalışmalar esnasında radyasyon etkisininden korunmak için BENTONİT kullandığını, Chernobyl felaketi sonrası santral bölgesinin bentonitle kaplandığını ve bölge halkına yemeleri için BENTONİTLİ ÇİKOLATA VE BİSKÜVİ dağıtıldığını,

AMAZON PAPAĞANLARININ ve bölgedeki yüzlerce kuş türünün yedikleri meyve ve çiçek özlerinde bulunan zehiri yok etmek için düzenli olarak bentonit yediklerini ve böylece yaşayabildiklerini,

* Gümüş iyonu ile sentezlenen bentonitin ANTİBAKTERİYEL özellik kazandığını,

* Martin M. Hanczyc, Shelly M Fujikawa, Jack W Szostak adlı bilim adamlarının 2004 yılında yapmış oldukları akademik çalışmanın çok büyük yankı uyandırdığını ve bu çalışmadan sonra bentonitin ana bileşeni olan MONTMORİLLONİTİN, YAŞAMIN BAŞLANGICINDA da çok önemli bir rolü üstlenmiş olabileceğini (yaşam formunun oluşması için gerekli iki madde olan RNA ve hücre zarının birbiri ile eşleştirilmesi gerekmektedir. Bu eşleştirmeyi montmorillonitin yapmış olabileceğini) ortaya koyduklarını biliyor muydunuz? 

Tüm bu okuduklarınıza inanmak için daha fazla makale ve araştırmaya ihtiyaç duyuyorsanız o zaman  mucize bentonit ve bentonit tedavisi sitelerine bakabilirsiniz. 

Önemli not: Bu yazı kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri içermektedir. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Burada anlatılan ürünleri kullanıp kullanmamak sizin kendi sorumluluğunuzdadır. Herhangi bir hastalığın tedavisi için ilk önce doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

Yorum Yapın