Çocuğa TV’yi Yasaklamak Çözüm Değil

56.660 views

Çocukların haftada ortalama 18 saatlerini televizyon karşısında geçirdiklerini belirten Psikolog Veysi Saçak, çocuğun TV karşısında geçirdiği zamanı ve izlediği programları kontrol etmek gerektiğini söyledi.

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikologlarından Veysi Saçak, televizyonun özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söyledi.

Her çocuğun aile yapısı, genetik özellikleri, kişilik yapısı, duygusal yapısı farklı olduğundan televizyondan farklı şekilde etkilendiğini vurgulayan Saçak, şöyle devam etti: “Televizyonu izleme sıklığı ve süresi, izlerken ailelerin vermiş olduğu tepkiler, çocuğun içinde bulunduğu duygusal durum gibi etkenler çocuğun televizyondan etkilenme şeklini belirlemektedir. Araştırmalar çocukların, haftada ortalama 18 saatini TV karşısında geçirdiklerini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle TV’yi yasaklamak çözüm değil. Günümüzde TV’nin çocukların hayatında yadsınamaz bir etkisi bulunmaktadır. Çocuğun TV karşısında geçirdiği zamanı ve izlediği programları kontrol edebilirsek TV’yi olumlu yönde kullanmış oluruz. Geçmişte evlerde tek televizyon ve sınırlı sayıda TV programı ve kanalı varken günümüzde sayısız TV kanalı ve evlerimizde neredeyse her odada TV bulunmaktadır. Bu durum da TV’nin yanlış kullanımı olasılığını arttırmaktadır. Ne yazık ki bu yanlış kullanım özellikle çocuklar ve gençler üzerinde sayısız olumsuz etkiye yol açmaktadır”

0-6 YAŞ ARASI ÇOCUKLARA UZUN SÜRE TV İZLETMEYİN
Psikolog Veysi Saçak, çocukların sağlıklı TV izlemeleri için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“Bu aralıktaki çocuklarla konuşulmadığında, onların yaptıkları ve söylediklerine tepki verilmediğinde, dokunmalarına ve oyun oynamalarına fırsat verilmediğinde beyin gerektiği gibi sağlıklı gelişmeyebilir. TV tek yönlü bir iletişim aracı olduğundan karşılıklı bir ilişki söz konusu değildir. Bu aralıktaki çocuklar 3 boyutlu objelerle ilgilenirler. Oysaki TV’deki görüntüler 2 boyutludur. Yani bu yaş aralığı için öğrenme süreçlerinde TV kullanımı yeterince anlamlı değildir. Özellikle 0-6 yaş grubu çocuklarda TV başında geçirilen süreyi en aza indirerek, çocukla birlikte onun istediği aktiviteleri yaparak vakit geçirmek, çocuğun gelişimi için en yararlı yol olacaktır.

CİNSEL VE ŞİDDET İÇERİKLİ GÖRÜNTÜLERE DİKKAT
Nasıl sunulduğuna bağlı olarak değişmekle birlikte TV’deki cinsellik, özellikle şiddetle birlikte yer aldığında küçük çocukların cinselliği yanlış yorumlamalarına yol açabilmektedir. Çocukların izledikleri yetişkin cinsel davranışları huzursuzluk duymalarına ve utanmalarına yol açabilmekte, gençler için bu davranışları sergileyenler rol modeli olabilmektedir. Eğer cinsellik, diğer tüm davranışlarımız gibi, sorumlulukları ve riskleri olan bir davranış biçiminde sunulmazsa, bu tür programlar çocukların cinsellikle ilgili uygun olmayan tutumlar geliştirmelerine yol açabilir.

7 yaş ve üstü çocuklarda özellikle şiddet içerikli görüntüler, korku, kaygı, gerilim yaratabilir. Bu tarz program ve görüntüleri anlamlandırmada zorlanan çocuk, dış dünyayı korkutucu olarak algılayabilir. Bu durum ebeveynden ayrılma zorluğu, yalnız kalmak istememe, anne aşırı düşkünlük ve okula gitmek istememe gibi davranışların oluşmasına neden olabilir. Düşünmeyi, hayal gücünü ve problem çözme becerilerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca ders çalışma konusunda da isteksizlik yaratabilir.

• Anne ve baba olarak olaylara ve görüntülere karşı abartılı tepkiler verilmemeli ve özellikle şiddet içeren haberler başka kanallarda aranarak tekrar tekrar izlenmemelidir.
• Özellikle ergenlik öncesi dönemde çocuğun tek başına TV izlemesine ve TV programları seçmesine izin verilmemeli, anne-baba çocuklara birlikte seçtikleri programları izlemeli ve çocuğun anlamlandıramadığı konularda rehberlik etmelidir.
• Çocuğa uyumadan önce TV seyrettirilmesi, uykuya TV karşısında geçilmesi önerilmemektedir.
• TV karşısında çocuğu beslemek daha sonraki yıllarda çocuklarda yeme bozukluklarına neden olabileceği için önerilmemektedir.

TV’NİN OLUMLU ETKİLERİ NELERDİR?
Bilinçli ve sınırlandırılmış olarak kullanıldığında bazı çocuklarda TV:
• Çocukların kelime haznesini zenginleştirebilir.
• Hayal gücünü geliştirebilir.
• Belgeseller; doğa, hayvanlar, bitkiler, farklı kültürler gibi konularla ilgili çocuğun genel bilgisi artar. Eğitim amaçlı çocuk programları okul-öncesi çocukların şekilleri, renkleri, sayıları öğrenmesi konusunda çok yararlıdır.
• Bazı konulara karşı merak duymasına ve kitaplardan bunu araştırmasına neden olabilir. Bunun sonucunda televizyon çocuğu okumaya teşvik edebilir.
• Televizyon izlemek bir anlamda çocuğun olumsuz duygularını boşaltma yolu olabilir.
• Sosyal ortamlarda konuşulacak ortak konular sağlar dolayısıyla arkadaşlarıyla iletişimi kolaylaştırabilir.

NASIL TV İZLEMEK GEREKİR?
• Çocuğun yaşına ve kavrama düzeyine uygun programlar seçilmeli.
• Anne-baba veya bir başkasıyla beraber TV izlenmeli ve izlenen olaylarla ilgili konuşulmalı ve tartışılmalı.
• TV seyrederken ışık açık olmalı: Gözlerin daha fazla yorulmaması için aydınlık bir ortamda TV izlemek daha uygundur.
• Yemek yerken TV kapalı olmalı: Yemek ortamında aile bireylerinin birbiriyle iletişim içinde olması daha sağlıklıdır.
• Ortalama TV’den 2 metre mesafe uzaklıktan seyredilmeli.
• Günde ortalama aralıksız en fazla 1 saat izlenmelidir.

TV İZLEMEYİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
• Haftalık program listesi yapılması ve bu listeye göre TV’nin açılması, diğer zamanlarda TV’nin kapalı tutulması,
• Haftada bir veya birkaç gün “TV seyretmeme günleri” belirlemesi ve çocuğa TV izlemek yerine birlikte ya da yaşıtlarıyla yapılabilecek etkinlikler sunulması,
• Mümkün olduğunca TV açılmamalı. Örneğin sadece müzik dinlemek için televizyon yerine müzik seti kullanılması,
• Çocuğun odasına TV konulmaması,
• Televizyonun ceza veya ödül olarak kullanılmaması, (Çünkü bu şekilde TV’nin değerini daha da arttırmış oluruz.)
• Fazla ve uygun olmayan programları seyretmenin ne gibi sakıncaları olabileceğinin çocuğa anlatılması,
• TV izlemenin dışında yapılabilecek farklı etkinliklerin çocuklara önerilmesi. (Beraber alışverişe gitmek, kek pişirmek, arabayı yıkamak, çiçekleri sulamak, tamir yapmak, yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, kitap okumak gibi.) Bütün bu önlemler televizyon izlemeyi azaltma açısından yararlı olacaktır.”

NTVMSNBC



Paylaş
Önceki İçerikErkeklerin Kâbusu: Andropoz
Sonraki İçerikİnternet Bağımlılığı
Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş
18 Kasım 1976'da Mersin'de doğdu. Toros Koleji'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'ne girdi. Fakültesini çok sevdiğinden mezuniyeti sonrasında oradan ayrılamadı ve asistan kadrosunda eğitim hayatına devam etti. 2005'te ise İzmir'e yerleşti. 2001 yılında "Sonsuzlukotesi" mail grubunu kurmasıyla başlayan yazarlık hayatı, önce 2002'de sonsuzlukotesi.com'u, daha sonra da 2004'de derKi.com'u kurmasıyla devam etti. Bir yandan da Cosmopolitan, Esquire, Yeni Aktüel, Zodiac, Akşam Brunch gibi dergilerde ve Akşam Gazetesi'nde serbest yazar olarak yazıları yayınlandı. 2011'de ise Anadolu topraklarından doğup Amazon.com'da yayınlanan ilk Türk Spiritüel dergisi "The Wise"ı oluşturdu. Halen yazmaya devam ediyor. Duru Sonsuz ile Özün Dünya'nın babası sıfatıyla onlara rehberlik yapmaya çalışıyor...

Yorum Yapın