07:12:19


 
radyoderkibanner.gif
Görkemli

Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!

Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.


 
Reiki İlkeleriyle Pratik Uygulamalar PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 03 Nisan 2008

İlkeleri ilk gördüğünde belki sen de benim gibi düşündün. Ne yapacağımı bunları nasıl uygulayacağımı bilmiyordum. Zamanla bunları anlayacak birkaç pratik metod öğrendim. İşte sana basit ve etkili, bütün kurallara uygulayabileceğin öğütler.

Bir cümleyi al ve onu sesli oku. Sözcüklerden çıkan sesi dinle ve içinde hisset, sözcüklerin sebep olduğu duyguları ciddiye al, sansür uygulama. Sadece ciddiye al. Düşünmeye başla ve zihinsel olarak ilke hakkında fikir edinmeye çalış. Heyecanlanıyor, komik buluyor ve neden uygulanamayacağını açıklayabiliyor musun? Bir süre daha kendini bu şekilde dinlemeye devam et. Artık yeni bir şeyin ortaya çıkmadığını fark ettiğinde eline bir kağıt al ve yazmaya başla. Sansürsüz ve aklına geldiği gibi. Sen böylece kendin için son durumu tespit etmiş oldun.

Şayet samimi isen, bu ilkelerin ne kadarını uygulayabileceğini artık biliyorsundur. Pek tabi burada kendini de kandırabilir, hiç problem olmadığını , günlük hayatta bu pratik uygulamaların karşına çıkacağını söyleyebilirsin. Eğer böyleyse dön arkanı ve uyu gitsin! Bu kuralları zaten bire bir her an uygulayan kimse yoktur. Konu zaten bu değil.

Bir ağaç güneşe doğru büyüyor, yükseliyor, ama ona yerden yetişmesi mümkün değil. Daha evvel ölüyor. Reiki ilkeleri için de aynı şey geçerli. Bütün ilkeleri içine sindirmen veya benimsemen zaten mümkün değil. Hedef, takip edilecek olan yoldur. Bunun da yolu bu kuralları kendin için uygulanabilir hale getirmek, onların manalarını anlamaya çalışmak, pratikteki tecrübeleri toplamak ve mümkünse kurallar açısından bulunduğun durumun bilincinde olmaktır.

Reiki gibi bu beş cümle senin hislerin için bir hapishane değil, tam tersine özgür olman için bilincine yardımcı oluyor. Bu sadece senin kendi eksiklerini tanıma ve sevmene, hissettiğin durumun bilincinde olmana ve kendine ,”çok mükemmel biri olduğunu veya keşke bu dünyaya gelmeseydim” gibi sözler söylememene bağlı. Bu genel egzersizin yanında, beş Reiki ilkesinin her biri için “alıştırma metotları” da var.

 

“Özellikle Bugün Öfkelenme!”

 

Bu cümleyi günün parolası olarak kabul et ve öfkelenmemeye çalış. Öfkelendiğini hissettiğin zaman kendine “Ben öfkeli değilim!” diye mırıldan ve bu telkinle sakinleşip sakinlşemediğini anlamaya çalış. Bunu yaparken samimi ol, hile yapma. Yoksa bu iş komediye dönüşür. “öfkelenme yastığına” göstereceğin normal tepki, senin zamanla, öfkelenmeye neden hakkın olmadığına öfkelenmek olacaktır. Veya öfkeni yenemeyip başkalarını rahatsız edecek “ haklı eleştirilerde” bulunduğunda, bu sana öfkenle saklambaç oynama imkanı verecektir, çünkü ispat edebileceğin haklı bir sebebin vardır.

 

Bu hileye ben, çalışma hayatında kullanıldığı için”menajer metodu” diyorum. Eğer sağlam iradeli biriyseniz, öfkenizi uzun süre, hatta anormal kan değerleri veya mide problemleri gibi organik bir rahatsızlık çıkana kadar bastırabilirsiniz. Böyle bir kızgınlıktan kaçışın, ezoterik ortamda da yaygın olan, en etkili yolu, “ vekaleten savaş” tır. Sen kendine “karanlık güçler” , “dünyayı yöneten kötüler” , “şeytanlar” veya "yeraltındaki güçlerden" herhangi birini seçiyor ve onlara savaş açıyorsun, dünyada iyi gitmeyen ne kadar kötü şey varsa, ekonomik krizden( “ciddi” peygamberlerin de bildirdiği gibi) yaklaşan kıyamete kadar, her şeyi onların üzerine atıyorsun.

Pek tabii sen oyunu tersine çevirerek “ karanlık güçlerden” tehdit aldığına inanıp onlara karşı dualarla , meditasyonla (veya aklına gelen herhangi bir şeyle) kendi iyiliğin veya dünyanın refahı için mücadele edebilirsin. Etrafında olanlara bakarsan bu renk zenginliği içinde saldırganlığın maceralı taşkınlıklarını görebilirsin.

Sen dengesizlikleri kendi dışında aradığın ve onları görmek istemediğin müddetçe, bunu, sana ait olan spritüel enerji ile dışarıda yaratacaksın. Eski spiritüalizm kuralına göre” içerde neyse, dışarıda odur.” İçinde çözülmemiş dengesizlik biriktirirsen, dışında o kadar kötü şeyle karşılaşırsın, ta ki sözde son Mohikan gibi tek başına yaşamı savunduğuna inanana kadar.

 

Tabii ki bu böyle gitmez. Bu ilkeyi hayata geçirmek mi? Olacak gibi değil! Yoksa tam tersi mi? Bir başka öneri: Öfkelenmeyi harekete geçiren nedenlerin bilincinde olabilmen için ” özellikle bugün öfkelenmeyeceğim!” cümlesini hatırla. Bir başlangıç olarak satırbaşındaki son öneriyi uygula ve kızgınlığını bastırabilecek, beyninden bunu atacak kendi metodlarını açıkla. Davranışlarını bir kağıda yaz ve bunlardan hangilerini yapıp yapmadığını kontrol et. İnsanın kendini böyle saklambaç oyununda gözetlemesi çok ilginç olabilir. Kendi yaratıcılığını tanıyacak ve (ümit ediyorum) sevmeyi öğreneceksin; böylece dışarıya karşı yüzün ak, alnın açık olacaktır. Senin içinde çok büyük bir potansiyel var. Bunun farkına varır, gücünü anlar ve bunun senden bir parça olduğunu kabul edersen, bunu daha sonra başkaları içinde kullanabilirsin. Zamanla belki bu hareketlere güleceksin. Bunun sonucu olarak da daha az sinirleneceksin.

 

Bir başka önemli konu da kendini kontrol ederek neden sinirlendiğini anlamandır. İnsanlar her gün, kendileriyle doğrudan ilgisi olmayan birçok şeye öfkelenirler. Onların böyle tepki vermeleri, bağırıp çağırmalarının bir nedeni olmalı. Çünkü öfkelenmelerine sebep olanların çok azı gerçekten insanı hiddetlendirecek cinstendir.

 

Böyle davranan insanın, kendinden ve başkalarından sakladığı, gizlediği bir şey vardır. Bunun başkaları tarafından ortaya çıkarılması onun bilinçaltında “ Bunun böyle olmadığını herkese göstermem gerekir, yoksa benim öyle olduğuma inanırlar ve artık kimse benden hoşlanmaz!” diye tepki göstermesine neden olur.

Kendi içindeki her açığını tanıdıkça ve onu bilinçli olarak kabullendikçe kızgınlığın ve öfken azalacaktır. Sinirlilik bir meşru müdafadır. Zayıf taraflarını ve hatalarını kabul etmeyi öğrendikçe, “ özellikle bugün öfkelenme!” parolasıyla yaşamakta bir zorluğun olmaz. Sen böylece kızgınlık yüzünden boşa giden güce kavuşacaksın. Yol sonsuza denk çok uzun, ama denemekte fayda var. Sevgiye yönelik her adım senin içini açacaktır.

 

“Özellikle Bugün Endişelenme!”

 

Kızgınlığın kök çarka enerjisini bloke etmesi gibi, endişe de, benim yaşam sevinci çakrası diye adlandırdığım, cinsel çakrayı bloke eder, zira bedensel alan üzerindeki neşe, sevinç ve ilişki yeteneği, bütün alanlara yayılmaktadır.

 

Sönmüş yaşam sevinci enerjisini hayata geçirmek için çok basit bir egzersiz var: Seni sıkıntılar rahatsız ediyorsa bilinçli olarak 15 dakika kahkaha at.

Bu sana ilk başta biraz komik gelecektir. “Problemim varken neden güleyim?” diye düşünmen son derece normal, ama dene! Zamanla gülmen huzura dönüşecek ve egzersizin sonunda zihinsel olarak bir rahatlama hissedeceksin. Böylelikle tekrar, diğer canlılar gibi, yaşam sevincine kavuşacaksın. Bu egzersizden evvel ve sonra, karın altına, böbreklerine, kalp ve solar plexus ve boğazına Reiki uygula.

 

Sevinç ve neşe kaynağının tıkanması yüzünden oluşan hastalıkların, atılan kahkahalarla geçmesi mümkündür. Gülmek, aynı zamanda büyü-sihir korkusuna karşı da iyi bir korunma yöntemidir. Bu aynı zamanda bulaşıcıdır da. ..Bir insan arkadaş grubu içinde belli bir süre gülerse bu diğerlerini de etkileyecektir.sevinç giderek yayılacakve hareketsiz bir şeyi canlandıracaktır. Bu yasayı, kendine bir canlılık getirmek için kullanabilirsin. Gülmek için bir sebep aramaya gerek yoktur. Sadece gülmek istediğin için gül. Bu gülüş bir tür meditasyondur. Bu şu anda mümkün değilse, komik veya güldürücü kitaplar oku. Komik filmler izle ve şakalaşmak için insanlarla bir araya gel.

 

Neşeli olduğumda, Reiki’ye karşı daha hassas olduğumu fark ettim. Bu kahkahayı veya gülüşü, başkalarının üzüntüsüne sevinmek için yapılan gülüşle karıştırma. Bu çok sık karşılaşılan bir durum, ama o sevinç, zarar veren bir sevinçtir. Gülmek ve neşelenmek insanın Tanrı’ya karşı minnettarlığının ifadesidir. Tanrı için çocuklarının, kendileri için yaratılmış bir dünyada sevinmelerinden daha güzel bir şey olamaz. “Özellikle bugün endişelenme!” kuralının manası, kendine bu yaşam sevincinin gücünü göstermektir.

 

Eğer “ Sevinemem, çünkü dünyada kötü şeyler oluyor!” diye düşünüyorsan aşağıdaki öneriyi uygula: Bir gün veya en iyisi bir hafta sonu izin al ve endişelerini bilincine yerleştir. En kötü korku ve endişelerini mümkün olduğunca renklendirerek imgelemeye çalış: Eşin seni aldatıyor ve terk ediyor. İşten atılıyorsun ve kimse seni işe almıyor. İş ve İşçi Bulma Kurumu sana, işten atılmada suçlu olduğun için para ödemiyor. Komşuların ve arkadaşların seni terk ediyorlar, hatta yolda gördüklerinde bile selam vermekten kaçınıyorlar. Savaş çıkıyor, açlık atom santrali felaketi, hastalık kırıp geçiriyor ortalığı ve dünyanın sonu geliyor. Bu olayları hiçbir şey durduramaz! Sen bu sonsuz acıları çekmeye mahkûmsun, tanrı ve diğer güçler tarafından terk edildin. Bu durumda kendini nasıl hissedersin?

 

İçinde hisset, becerebilirsen ağla, feryat et, bağır ve şikayet et! Can çekişmeyi, hareketsizliği ve içindeki endişeleri hissetmeye çalış. Bu fikir ve düşüncelerle duygusallığa kapılıp ölümü düşünmeye başlayacaksın. Böylelikle söz konusu duygu, çevrende de yayılmaya başlayacak, zira sadece pozitif olanları değil, bütün duygular, bulaşıcıdır ve diğerlerini de etkiler. Bu durumu iyi kavra! Pencereden dışarı bak, etrafı algılamaya çalış. Şimdi senin durumun gerçekten bir felaket mi? Değil! Bunlar sadece senin karamsar düşüncelerin, hâlbuki nasıl olacağına karar veren sensin. Sana bağlı bir şeydir etrafına yayacağın olumlu ya da olumsuz enerji. Gerçekten endişelenecek bir şey varsa, bunun üzerine bilinçli olarak git, felaket düşüncelerinin hepsini gözden geçir. Ağla, bağır ve çağır, bütün korku ve endişelerini içinden at. O zaman tekrar yaşamın tadını almaya başlayacaksın.

 

Sessiz ve içten tutulan yas insanı hasta yapar, açıktan belli bir süre tutulan yas, üzeri kirli bir şeyin yıkandıktan sonra tekrar parlaması gibidir. Bütün duygular gibi bu yası da içine atarsan kendini zehirlersin. Bunu hayatının bir parçası olarak kabul edersen, senin yaşam iksirin olur!

 




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved