05:36:31


 
radyoderkibanner.gif
Görkemli

Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!

Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.


 
Bütünsel Tıp PDF Yazdır E-posta
Cuma, 18 Temmuz 2008

 

Hasta tamir edilmeyi bekleyen bir makina degil, iyilesmeyi, iyilik halini, yani sagligi bizatihi kendisi (doktor ve diger ilgili taraflardan yardim alarak) gerceklestiren bir aktordur . 25/12/05 tarihli Radikal 2 de yayinlanan ve kur hekimi Yasar Yilmaz tarafindan kaleme alinan bu guzel yaziyi mutlaka okuyun.

 

Acaba her gun, herkesin herkesle `agiz dalasinda bulundugu`,herkesin herkese karsi pusuya yattigi, herkesin her gun daha fazla

`otekiler` daha fazla `onlar` yarattigi, yarattigi az sayidaki`berikiler` ya da `bizimkiler` i surekli hipnotize ederek sozde

kayirmak adina kotuluk ettigi, bilincten ve sevgiden yoksun bir toplumda adina demokrasi dahi desek, sagliktan soz edilebilir mi?

Basta bireyin kendisi olmak uzere adi, meslegi, grubu, aidiyeti, kokeni, rozeti, uniFormasi ne olursa olsun, hemen hemen herkesten

once kendisini, sonra da digerlerini hasta etmeye ugrastigi ve de genelde basardigi bir ulkede sagliktan ne kadar bahsedilebilir?

Butunsel tip Bolunmus, parcalanmis, zedelenmis hicbir `butun`un saglikli oldugundan soz edilemez. Toplumu bireyler, bedeni de hucreler

olusturur. Bireyi saglikli olmayan toplumda ya da hucresi saglikli olmayan bedende "iyilik"ten soz edilemez..

 

Artik gunumuzde hayatin her alaninda oldugu gibi saglikta da care, parcalarla oyalanmak yerine butune yonelimde aranmaya baslandi. Buna `butunsel tip` deniyor. Bir baska deyisle, artik organ yerine hucreye yonelmek gerektigi savunuluyor.

 

`Butunsel tip` yaklasimini benimseyen hekimler, artik iki yeni acilim sunuyorlar: Birincisi hastaligin degil, hastanin tedavisi,

ikincisi ise hastanin tedavi edilen edilgen oge degil, tedavi eden, kendi kendinin doktoru` olan etken ve aktif oge olmasidir.

Hipokrat`in "Yasama bicimini degistirmeye hazir degilsen, sana yardim edilemez" sozuyle, asil rolun hastanin kendisinde oldugu

uyarisi bugun daha da gecerlidir.

 

Artik hem tum insanligin, hem de ozellikle Turkiye gibi ulkelerin insanlarinin onunde duran soru sudur: Acaba insanlar hastaliktan

veya olumden korktuklari icin mi hekimlerin onerilerine boyun egiyorlar, yoksa hekimlere inanarak mi onlarin onerilerini

uyguluyorlar?

 

Peki hekim kendi rolunu oynuyorken ne kadar mutlu, ne kadar ozgur? Simdi nefes alan herkese sormak lazim. Doktorlari istatistiklerin,

primlerin, promosyonlari n uygulayiciligina zorlayanlar kimlerdir?

 

Elinde saglik karnesiyle polikliniklerin kapisinda kuyruklar olusturarak, cogunlukla "bedava" oldugu icin doktoru ilac yazmaya

zorlayan halk mi, bugun dunyanin buyuk bir bolumunde oldugu gibi, ulkemizde de sorulan "sozde sagligin", "sanal saglik hizmetinin"

sahibi, uygulaticisi olan cevrelerin katirini urkutmek istemeyen hukumetler mi, yoksa uygulanan senaryodaki rolunu yapmakta

seceneksiz birakilan gorunur ve gorunmez bir sekilde buyuklerinden(!) devraldigi rutini uygulamaya zorlanan hekimlerin kendileri mi?

Yoksa bunlarin hepsi mi?

Kemoterapiye hayir mi?

 

Dunyayi yoneten hakim gucler, insan yasamini daha da cekilmez bir duruma cevirmeden, Almanya`da yayinlanan aylik `Natur & Heilen`

dergisinin Kasim 2005 sayisinda yayinlanan bir arastirma sonucunu yorumsuz iletiyorum: "Almanya`da doktorlara, kanser olmalari

durumunda kendilerine veya sevdiklerine kemoterapi uygulanmasini isteyip istemeyecekleri soruldugunda yuzde 90`in uzerinde hayir

cevabi alinmis."

 

Dunyanin en buyuk nufusuna sahip olan Cin`de artik bir ozdeyis olarak soylenen doktor tanimi inaniyoruz ki bizim icin de yol

gostericidir:

Mukemmel doktor, insanlari hasta etmeyendir.

Ortalama doktor, baslamasi muhtemel bir hastaligi iyilestirendir.

Siradan doktor da olusmus bir hastaligi iyilestirendir.

 

Insani bir makina, hastayi da bozulmus bir makina gibi goren mekanik anlayis, elbette ki onu tamir edilmeye mahkum bir nesne olarak

gorecektir. Oysa Dunya Saglik Orgutu, 1986`da Ottawa`daki `saglik` taniminda, sagligi bedensel ve ruhsal olarak tam bir iyilik hali

olmanin yaninda, sosyal ve ekonomik olarak yeterli olmak ve ilerlemis yasinda da kendisine yetebilmek olarak tanimliyor. Bu

tanimdan hareketle, hasta tamir edilmeyi bekleyen bir makina degil, iyilesmeyi, iyilik halini, yani sagligi bizatihi kendisini (doktor

ve diger ilgili taraflardan yardim alarak) gerceklestiren bir aktordur.

 

Insanlik, saglik soz konusu oldugunda kendisine giydirilen gomlegi hak etmiyor. Artik insanlar, birileri kolesterolun ilac gerektiren

sinirini 200-250 mg/dL olarak belirledi diye, eriskin nufusun yuzde 80`inin birdenbire tedavi gerektirecek duzeyde hasta olmasinin

mumkun olmadigini biliyorlar (Hartenbach) . Kontrolsuz ve gereksiz yere kronik asidoza yol acici hastaliklara sebep olan tansiyon

dusurme ilaclarini alan insanlar, egzersizin, dogru solumanin, dogru beslenmenin, dogru dusunmenin ve bunlari iceren bir yasam biciminin

tansiyon yukselmesini zaten onleyecegini ne kadar biliyor? (Hecht).

 

Ayyuka cikmis saglik sorunlarimizi cozmenin yolu, merkezi hukumetlerin dunden devraldiklari bozuk sistemi bugun daha fazla

sozu edilen palyatif cozumleri devam ettirmede degil, bireyin yasama bicimine, anlayisina, cevresine, bireyin `kendisi olmak` bilincine

saygi duyup katkida bulunmaktan gectigini kavramak gerekir. Bu yol elbette sadece ozgur kilmaktan oteye, onun sagligi ile ilgilileri

(doktor, hastane, cevre, finans, egitim) ozgur kilmaktan da gecer. Yuksek teknolojinin yarattigi "electrosmoke" , kotu sehirlesme,

sagliksiz konut, sagliksiz beslenme, asiri ruhsal yuklenme, stres, sosyo-kulturel ve sosyo-ekonomik yoksunluk, kucuk cikarlar icin

toplumda yaratilan politik gerginlik, kotumserlik, ayrimcilik, kin, nefret, dusmanlik, kisisel cikar hirsi gibi olumsuzluklar, bireyi de

toplumu da hem etkisizlestiriyor hem de hasta ediyor.

 

Ister Hipokrat, Ibn-i Sina, Buda, isterse Yunus ya da Galen olsun hepsinin ogudu ayni:

 

- Bugun sagliga az zaman ayirmayan, yarin hastaliga cok zaman ayirir.

- Insana kendisini unutturarak tedavi edemezsiniz.

- Genc, guclu ve saglikli kalmanin yolu engin olmaktan, bedenini

calistirmaktan, temiz hava solumaktan ve nefsine hakim olmaktan

gecer.

- Insanoglu varolali beri bir doktor gorulmemistir ki birisini

iyilestirmis olsun. Iyilesen kisinin kendisidir. Kisi sansliysa ve

iyi bir doktora denk geldiyse eger, o doktor ondaki iyilesmeyi

baslatir.

- En iyi doktor, hastaya kendi doktoru olmayi ogreten doktordur.

- En iyi doktor doganin kendisidir. Hastaliklarin yuzde 80`ini iyi eder. Ustelik de baska meslektaslarinin aleyhine konusmaz.

Sozumuzu Yunan filozof Demokrit`in (MO 460-370) sozu ile baglayalim:

"Insanlar Tanrilarindan surekli saglik diliyorlar. Ama bilmiyorlar ki, kendileri surekli sagliklarina zorbalik uyguluyorlar" .

 

Dr. YASAR YILMAZ

Kur hekimi, Natur-Med YK Bsk.

 




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved