|
"Gündemimizde yine AB ve Türkiye’nin üyeliği var. Gün yok ki kendini çok hümanist, kültürlü ve en önemlisi medeni sayan AB ve üyelerinden patavatsız bir ses yükselmesin. Her geçen gün biraz daha kimliğimizi yok edecek yaptırımlarını duyuyoruz topluluk üyelerinin." Yazarımız Zeynep Sevil Güven, internetten gelen ve Türkiye'deki resmi dairelerde bulunan Atatürk resimlerinin AB uyum sürecinde ve AB uyum yasaları gereğince resmi dairelerimizin duvarlarından indirilmesi isteğini protesto eden ve herkesi protestoya davet eden bir e-posta üzerine Türkiye'deki aydın kavramını ve aydınlarımızı mercek altına yatırdı. Sahi "şu aydın dedikleri" ne ola ki acaba?.. Zeynep Sevil Güven'in yazısını okumak için tıklayın...
ŞU AYDIN DEDİKLERİ "Gündemimizde yine AB ve Türkiye’nin üyeliği var. Gün yok ki kendini çok hümanist, kültürlü ve en önemlisi medeni sayan AB ve üyelerinden patavatsız bir ses yükselmesin. Her geçen gün biraz daha kimliğimizi yok edecek yaptırımlarını duyuyoruz topluluk üyelerinin. Biri kalkıp teröre karşı verdiğimiz mücadeleyi “saldırgan askeri operasyon” olarak yorumluyor. Bu duruma yanıt ordudan geliyor. Diyelim ki, bu konunun muhatabı ordu olsun ve tepki de onlardan gelince haklı bulunsun." Bu arada sivil halk da boş durmuyor. Duyarlı bir vatandaş kalkıp bir metin hazırlıyor, internette yayınlıyor ve başlıyor elinden geldiğince dolaşım sağlamaya. Size de ulaşmıştır. Hani şu: “Artık Yeter! Türkiye’mi ve Ata’mı seviyorum. AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasını protesto ediyoruz! Milli bilincimizi yavaş yavaş yok etmelerine izin vermek istemiyorsanız iletebileceğiniz kadar iletiniz!” diyen iletiden söz ediyorum. Yazıya bakan ne anlar? İngiliz’in dediği onay görmüş ve resimler kaldırılmaya başlamış. Öyle ya! kaldırılmasını protesto ediyormuşuz. İşte bizim ülkemizin aydını ve işte neden hiçbir yere ulaşamadığımızın kanıtı dercesine bir durum. Komik desem komik değil, acı desem acı değil... Sayın hükümet yetkililerinden bu konuda ses yok, tek ses ordudan geliyor, halk isyanda, sebebi bilinmiyor. Adama “arkadaşım Atatürk’ün resmine değil, dediklerine bakmalısın, o resimleri oraya insanlar hep onu ve ilkelerini anımsasın diye koydurmuştuk” desek derdimizi anlatabilir miyiz? Bilemiyorum. Sorun resmin nerede durduğundaymış gibi davranınca kendini “aydın” sanana ne denir? Yıllarca oradan buradan kopyalayıp milletin karşısındaki ekrana “işte bizim politikamız, ilkemiz, programımız budur” diye yapıştırdıkları her söylem aklımızda hala. Bana bugüne dek ülkemiz insanına uyan, onu olduğu yerden ileriye taşıyan ve saldırmak yerine barışmak isteyen bir tane aydın göstersenize. Hani “ekonomideki bu bozukluğa dur demek için, ülkemiz insanına uyan şu yeni politikayı öneriyorum” diyen bir aydın. Söyledikleri ütopik değil, yapılabilir olan bir aydın. Başa geldiğinde yokluk değil, bolluk geliştirebilen bir aydın. “Çoğulcu ve Katılımcı Demokrasi” söylemleri altında tek kişilik parti olmaktan öteye geçebilmiş bir aydın. Her fırsatta ve her kesimden insan ağzıyla “mit ajanı” diye değerlendirilmeyen bir aydın tanıyor musunuz? Yani aydın derken: - Eğitim sistemimizde ciddi çatlaklar var. Üniversite öğrencisi gençlerle yapılan ankette “rüşvet alıp verir miydiniz” sorusuna mantığa sığmayacak bir çoğunluk “rüşveti alırım da veririm de” diye yanıt veriyor. Bu sistemde öğretime verdiğimiz önemi eğitime vermiyoruz, bizim ülkemizin insanı şöyle şöyle özelliklere sahiptir o yüzden böyle böyle bir eğitim sistemi hazırladık, gençleri daha sevgi dolu ve dürüst yetiştireceğiz, gelecekte yozlaşmayı azaltacağız” diyen bir aydın gördünüz mü? Ya da sağlık sistemi ile ilgili, tarımsal politika, sanayi ya da aklınıza kalkınmada katkısı bulunacak her hangi bir konuda bize kendi insanımıza uyan bir politika geliştiren her hangi bir aydın gören var mı? Yok yok yok! Bizde olsa olsa “kopyala yapıştır, uysa da koyarız uymazsa da” diyen bir kesim var. Öyle bir kesim ki, kendini “aydın” ilan ediyor, Atatürk’ün miras bıraktığı söylemlerin içleri boşaltılırken seyirci kalıp, sonra da onun mirasından kendisine pay çıkarmaya çabalıyor. Atatürk’ün kurduğu partinin logosunda var olan 6 okun anlamını bile kimseye anlatmamış, batılı medeniyeti ülkeye getirirken kendi özdeğerlerimize neredeyse tü kaka diyenlere hiç sesini çıkarmamış, arap ülkelerine öykünenleri bile sağlıklı bir dille eleştirmek, öykünme sebeplerini araştırarak demokratik çerçevede potada erimelerini sağlayacak yollar geliştirmek yerine, saldırıp yasaklayarak güçlenmelerine göz göre göre destek vermiş, Atatürk resimlerini neredeyse bir manzara resmi kadar önemsemiş bir aydın kesiminden söz ediyoruz burada. Düşünsenize, resimlerin asıl görevini unutturacak şekilde içini boşaltmak için ne gerekirse yapanlara hiç seslerini çıkarmayan bu aydınlar, o resimlerin oralardan kaldırılmayacağını bile bile, yalnızca bir şey yapmış olmanın rahatlığına erişmek adına ellerine klavyeyi alıp başlıyorlar insanların posta kutularını doldurmaya. Boşverin bunları, gelin yiyelim, içelim, gezip eğlenelim. Nasıl olsa bizde “aydın” denilen Ege Bölgesi’ndeki bir ilin adından başka bir şey değil. Zeynep Sevil Güven
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |