03:58:45

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Ruh Çağıran Şairimiz PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 17 Temmuz 2008


Ruh çağıran ünlü gazeteci-yazar Peyami Safa

YIL 1945...

İstanbul-Büyükada...

Masanın etrafında ünlü isimler var: Felsefeci Prof. Macit Görberk, yakın gelecekte Demokrat Parti'nin milletvekili ve bakanı olacak Samet Ağaoğlu, yazar Peyami Safa ve eşleri Nebahat Safa, Rüya Ağaoğlu ile Zahide Gökberk.

Burada sözü Samet Ağaoğlu'nun edebiyat anılarını kaleme aldığı "İlk Köşe" kitabına bırakalım:

"Ruh çağırmayı Peyami öylesine jestlerle, seslerle yapıyordu ki heyecanlanmıyor değildim. Bir masanın çevresinde oturuyorduk. O elini masaya koyuyor, ahenkli bir sesle yavaş yavaş davete başlıyordu: 'Ey ruh hazretleri, ey efendimiz; lütfen bize iltifat et. Sana ricalarımız olacak. Yardımına muhtacız. Ey ruh geldiğini şu masanın ayağını üç defa kaldırıp indirerek haber ver.'

Peyami bunları söylerken nefesi sıklaşıyor, sesi titriyor, kısılıyordu. Bu arada içimizden birinin ayak oynatması, bir kımıldanışı hafif sesler çıkarabiliyordu. Peyami bunu işitince 'İşte geldi' diyor; istediklerini birbiri arkasına sıralayarak, 'Ey ruh bunlar olacak ise masanın ayağını üç defa kaldır' diyor; arkasından da şu ve bu sebeple masadaki kımıldamalardan çıkan sesleri yorumluyordu."

Ahmet Rasim'in ruhu


Peyami Safa sadece özel dostlarıyla ruh çağırma seansları düzenlemedi. O dönemde çalıştığı Tasvir-i Efkar ve Vakit gibi gazetelerde yazılar kaleme aldı.

Örneğin, "Ölüler Yaşıyor mu?" diye yazı dizisi hazırladı.

"Server Bedi" takma ismiyle de bu konuda makaleler yazdı; olaylar anlattı:

"13 Şubat (1946) gecesi, Vakit (Gazetesi'nin) idarehanesine gelen bir ziyaretçi, yazı işleri müdürümüz Fethi Kardeş'e aynen şöyle söyler:

Parti kurultayının nisanda toplanacağını yazıyorsunuz. Yanlıştır. Biz rahmetli Ahmet Rasim'in ruhu ile konuştuk. Kurultayın 10 Mayıs'ta toplanacağını haber verdi.

Arkadaşımız gülümser ve masanın üstündeki takvimin 13 Şubat yaprağı üzerine bu iddiayı kaydeder. İki gün evvel kurultayın 10 Mayıs'ta toplanacağı haberi gelince arkadaşların parmakları ağızlarında kaldı."

Sadece yazarı değil Vakit'in sahibi Asım Us da ruh çağırmaya meraklı biriydi. Hamdullah Suphi Tanrıöver'le yaptığı "Sürnatürel Hadiseler" başlıklı dizisini üç gün sürdürdü.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" ile Peyami Safa'nın "Matmazel Noraliya'nın Koltuğu" romanlarının kahramanları ruh çağıran kişilerdi.

Ruh çağırma meselesi sadece romanlarda ve günlük gazetelerdeki yazılarla sınırlı değildi.

Enis Behiç Koryürek olayından sonra Dr. Bedri Bisalman doktorluğu bıraktı. 1948 yılında üniversitelerde ruhçuluk üzerine dizi konferanslar verdi. "Kadri", "Mustafa Molla", "Şihap", "Kemal Yolcusu" gibi adlarla tanıtan ruhlarla yaptığı sohbetleri anlattı.

Dr. Bedri Ruhselman 1950'de, Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği'ni kurdu. "Ruh ve Káinat" adlı dergiyi yayınlamaya başladı.

Yazarları arasında müzisyen Hüseyin Sadeddin Arel gibi tanınmış isimler de vardı.

Rahmetli Cenk Koray da bu işlere pek meraklıydı. Neco, Rüçhan Çamay, Gönül Akkor gibi arkadaşlarını da bu tür toplantılara götürüyordu.

Son olarak bu işlere meraklılara söyleyelim; ruhçuluk bugün İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Kıbrıs'ta dernekler aracılığıyla sürdürülmektedir.