04:55:19

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
HAARP ve Tesla PDF Yazdır E-posta
Pazar, 12 Ağustos 2007
Elektriğin tanrısı Nikola Tesla ve gizemli buluşu HAARP üzerine kapsamlı bir araştırma dosyası.
Gönderen: Ümit Oğuztan

Bilim ve sanat tarihini incelerken, insanlığın dönüm noktalarını inşa eden portreler arasında kurulan tarihsel materyalist ilişkiler zincirinin halkaları arasına üç kişiyi oturtmakta daima güçlük çekilmiştir. Bu kişiler, 1450-1516 yılları arasında yaşamış Hollandalı ressam Hieronymus Bosch, 19. yüzyıl Katalan mimarı Antoni Gaudi ile Sırp fizikçi Nikola Tesla'dır. Her üç isim de kendilerinden önce devraldıkları tarihsel mirası, yaşadıkları dönemlerin çok ilerisine sıçratmışlardır.

Bugün Hieronymus Bosch resmi, Ortaçağ Rönesans döneminden ziyade, 20. yüzyılın sürrealist ekolü içinde değerlendirilmektedir. Çağdaşı olan tüm  sanatçılar Meryem ve İsa resimleri yaparken, Bosch kendi köşesinde yaptığı
resimlerde dini kurumları yermiş ve 500 yıl sonrasının sanat ekollerinden sürrealizmin temellerini atmış, gerek Salvador Dali ve gerekse de Picasso'ya ilham kaynağı olmuştur. Sanat tarihinin bir diğer aydınlık ismi olan Antoni Gaudi de oluşturduğu mimarlık ekolü ile mimarlık tarihinin içine adeta bir bomba gibi düşmüştür. Kendinden önce ve sonra devraldığı ve devrettiği bir gelenek yoktur. Bu yüzden de dünyanın tüm mimarlık okullarında, mimarlık tarihi ders programlarında yer alır ve "Gaudi Mimarisi" ayrı bir başlık altında okutulur.

Ve Nikola Tesla... Bilim tarihinin elektrik ve elektronik alanında 19, yüzyıl sonları ile 20. yüzyılda gerçekleştirilen tüm buluşların altındaki tek imza olan Tesla'nın üzerindeki giz perdesi ancak ölümünün üzerinden 57 yıl geçtikten sonra yavaş yavaş aralanır gibi olmaya başlamıştır.

Tesla'nın üzerine Pentagon tarafından çekilen giz perdesinin altında, 20. Yüzyıl bilim tarihinin, sonuçları çok ağır olacak hesaplaşmalar yatar.. Bu hesaplaşmanın birincisi elektriği hayatımıza sokan Michael Faraday değil, Nikola Tesla'dır. Faraday'ın tek yaptığı kaleme aldığı önemli yapıtları olan "Elektrik Üzerine Araştırmalar" adlı eserinde elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkilerin deneylerini göstermiş olmasıdır. Elektriği başta ampul olmak üzere yaşamımıza sokan, radyoyu, radarı, flüoresan ampulü, bilgisayarı, faks makinasını ve daha aklımıza gelebilen bütün elektrikli ve elektronik aletleri geliştiren Tesla olmuştur. Ancak onun tüm bu başarılı buluşları ve insanlığa verdiği hizmetlerin üzeri Pentagon emperyalizminin sadık bekçileri FBI ile CIA tarafından türlü entrikalarla örtülmeye çalışılmış ve yaşarken tarih sahnesinden adeta silinmek istenmiştir.

General Electrics, Westinghouse, Marconi and Morgan gibi ABD endüstrisinin dev tekelleri Tesla'nın buluşları üzerinde şekillenmiş, fakat kendisi hayatı boyunca hiçbir kurumsal ilişkiye girmemiştir.

ABD'nin bu dev tekelleri General Electrics'in direktifleri doğrultusunda Tesla'yı sumen altı etme kararı almışlardır. Neden? Tesla, parasız ve doğayı kirletmeyen bir elektrik üretiminin mümkün olduğunu açıklamıştır. Bu açıklaması başta General Electiric olmak üzere tüm ABD şirketlerini paniğe düşürmüş ve bütün kapılar yüzüne kapatılmıştır. Beş kuruş parasız ve borç içinde New York'ta bir otel odasındaki ölümü derin anlamlar içerir.

19. yüzyıldan 20. yüzyıla girerken en önemli değişim burjuva devrimlerinin yarattığı toplumsal ortam sayesinde gelişen bilim ve ardından gelen teknolojik devrimlerle yaşandı. Sanayi devrimi, buharlı makinaların icadı ve çok kısa süre sonra elektrikli motorlar derken otomobiller, uçaklar ve uzay araçları. Dünyanın 19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra nasıl muazzam bir teknolojik gelişim yaşadığını gösteren güzel bir örnek vardır. M.Ö. 7. yüzyılda Odysseia'nın gemilerinin hızı yelkenle gittiklerinde saatte 3 mil kadardır. 6-4. Yüzyıllarda ise bu hız ancak 3 kat arttırılabilmiştir. Denizcilikte önemli gelişmelerin yaşandığı 16. Yüzyılda ise günlük hız 2 bin sene öncesinden ancak 40 mil fazladır. Ancak buharlı gemilerle birlikte ulaşım hızı büyük ölçüde artmıştır. Artık niceliksel değil niteliksel bir değişimden söz edilmektedir. ( ) Ve 19. Yüzyılın sonlarında telgraf ve radyonun icadıyla ulaşım ve iletişimin yolları birbirinden ayrılmış, dünya bugün iddia edildiği bir "global köy" olma rotasına girmiştir. Mekânların uzaklığı iletişimde önemini yitirmiştir.

1900'ün başlarında daha ilk uçuş denemeleri yapılırken insanoğlu bundan sadece 50-60 yıl sonra uzaya çıkmaya başlamış, 1969 yılında Ay'a ayak basmıştır. Tüm insanlık tarihine baktığımızda bu büyük değişimler çağının yaşanmasını sağlayan, burjuva devrimleri ve ardından bu sosyâl yapı ile sınırlı teknolojik devrimler olmuştur. İletişim ve teknolojileri, çağımızın en  önemli belirleyicilerindendir. Bu açıdan bakıldığında bugünkü dünyanın yaratıcılarından en önemlisi ve o oranda da en "unutturulmuş" olanıdır. Uzak görüşlülüğü toplumsal sistemin sınırlarının dışına çıkmış ve kaçınılmaz olarak bastırılmıştır. Ancak, onca çabaya karşın yinede adının literatürlerden silinmesi başarılamamıştır. Çünkü Tesla, gerçekleştirdiği buluşlarıyla  ölümsüzlüğe imza koymayı başarmıştır. Onun hakkında bir araştırmacı şunları ifade etmektedir:

"... Bilgisayarınızda çalışırken Tesla'yı anımsayın. Onun "Tesla Bobini" yüksek voltajlı resim tüpünüzün çalışmasını sağlamaktadır. Evinizde kullandığınız elektrik Tesla'nın "Alternatif Akım" (AC) jeneratöründen geçmekte, "Tesla Jeneratör"den geçmekte ve evinize 3 fazlı "Tesla Enerjisi" getirmektedir.. Tesla'nın icatları bugün her yerdedir.." (  )

Nikola Tesla portresi çizebilmek için 8. Ocak. 1943 gecesine gitmek gereklidir. Tesla'nın 5. Ocak ile 8. Ocak tarihleri arasında Hotel New Yorker'daki odasında tek başına kalp yetmezliğinden öldüğü tahmin edilmektedir. Otel görevlilerine rahatsız edilmek istemediğini söylemesi ve günlerce odasından dışarı çıkmaması bir alışkanlık haline geldiğinden, ölümünün üzerinden 2-3 gün geçmesine karşın kimse öldüğünü fark etmemiştir. 8. Ocak gecesi, diğer tüm Yugoslav mültecileri gibi FBI gözetiminde olan Tesla'nın mülteci yeğeni Sava Kosanovich, yanında iki bilim editörü George Clerk ve Kenneth Sweezey ile birlikte Tesla'nın odasına girer. Otelin üç yöneticisi ve Yugoslav Büyükelçiliği'nden bir temsilcinin tanıklığında Kosanovich, Tesla'nın vasiyetini arar, yazılarını ve deney aletlerini toparlar. (Toplanan bu eşyalar bugün Belgrad'daki "Tesla Müzesi"nde sergilenmektedir.) Aynı gece Pentagon'dan Albay Erskine FBI'yı arayarak harekete geçirir ve Tesla'nın öldüğünü haber verir. FBI yetkilileri, yabancılar Dairesi Komiseri Fitzgerald ile birlikte, otel odasına girerler ve Tesla'nın tüm eşyaları iki büyük kamyona yüklenir. Tüm araştırma kağıtları ve makaleleri, "Manhattan Storage and Warehouse Co." Adlı New York'taki bir depo şirketine gönderilir. Bu depoyu Tesla 1934 yılından beri kullanmaktadır. FBI kayıtlarında Tesla'nın makalelerinin 50 kutu içerisinde depolandığı yer almaktadır. Yabancılar Dairesi, ABD Deniz Kuvvetleri İstihbarat Servisi'ni arayarak Tesla'nın tüm makalelerini ve araştırma kağıtlarının mikrofilme çekilmesini emreder.

8. Ocak gecesinin bu yoğun trafiğinde FBI'a yeni bir bilgi ulaşır: Tesla 1932 yılında Grosvenor Clinton Hoteli'nin emanetine depozitini peşin ödeyerek bir kutu bırakmıştır. ABD devlet başkanı bilim danışmanlığı FBI'a kutunun içindeki dökümanların derhal alınması talimatını gönderir. Kutunun içinde Tesla'nın kablosuz enerji aktarımı projesi, yeni bir torpido silahının plânları ve çalışma modeli ile Tesla'nın "Ölüm Işını" adını verdiği yüksek dalga frekans silâhının projesi vardır. FBI'ın toparladığı tüm belgeler ve projeler, ABD Devlet Başkanı'nın emriyle FBI tarafından "Top Secret" olarak mühürlenir ve projelerin kamuda tartışılması yasaklanır. Tüm bunlar bir gece içerisinde 8. Ocak 1943 tarihinde gerçekleşir. Böylece Nikola Tesla ve araştırmalı Pentagon'un yarattığı yapay  ve kalın bir sis perdesinin ardına itilir.

FBI kayıtlarında, Tesla'nın ölmeden önce 5. Ocak günü Pertagon'dan Albay Erskine'i aradığı ve "Teleforce" adını verdiği mikrodalga silahını Pentagon'a vermek istediği, fakat Albay Erskine'in telefondakinin bir deli olduğunu düşünerek, ciddiye almadığı iddia ediliyor. Tesla biyografisindeki FBI'ın bu üçüncü sınıf polisiye roman senaryosu önemli. 5. Ocak günü Tesla'yı anımsayamayan Albay Erkine 8. Ocak gecesi, Yugoslav Büyükelçiliği'nin Tesla'nın otel odasına girdiğini haber alır almaz FBI'ı ve Deniz kuvvetlerini nasıl harekete geçirmiştir? Bu sorunun yanıtı ise; FBI kayıtlarında bulunmuyor!

Nikola Tesla adı Amerikan kamuoyunda o günlerde yakından bilinen "sansasyonel" bir içeriğe sahip. Araştırmaları Pentagon tarafından yakından izleniyor ve  FBI tarafından sürekli izleniyordu. Tesla öldüğünde yaşamını Yugoslav Hükümeti'nin kendisine bağladığı maaşla sürdürüyor ve Yugoslav büyükelçiliği ile yakın temas içindeydi. Dolayısıyla Pentagon'u aradığı iddiasının temeli çok zayıf kalmaktadır.

FBI'ın tüm kaygısı Tesla'nın araştırmalarının Sovyetler Birliği Kızılordusu'nun eline geçmesi olasılığıydı; ki bu araştırmaların önemli bir bölümünün Sovyetler'in eline geçmiş olduğu da Sovyet bilim tarihinin gelişimi içerisinde görülmektedir. Tesla'nın tüm kaygısı Alman faşizminin durdurulması gereğiydi ve bilimsel çalışmalarını da bu yüzden silâh tasarımlarına yöneltmişti. Tesla'nın "mikrodalga silâh" tasarımı ile "deprem" ve "tsunami silâhı" uzun yıllar boyunca bir söylenti olarak kaldı. Uluslararası bilim çevreleri genelde bunun bir palavra olduğunu iddia etmelerine karşın söylentiler doğruydu.

18. Ekim. 1993'de ABD Savunma Bakanlığı, kısa adı "HAARP" olarak bilinen projenin "High Frequency Active Auroral Research Program"ın Gakona/Alaska tesislerinde başlatıldığını açıkladı. Raythenon Corporation tarafından hayata geçirilen proje, Alaska/Massachusettes, Stanford, Peen State, tulsa, Clemson, Maryland, Cornell ve UCLA olmak üzere ABD'nin 9 üniversitesi ve MIT'nın ortaklığı ile uygulamaya kondu. HAARP projesinin patenleri (ABD Patent Dairesi'nde 4.686.605, 4.712.158 ve 5. 038.664 no'lu kayıtlarıyla) Bernard Eastlund tarafından alındı. Her üç patentin ilk kayıtları Nikola Tesla adına kayıtlı ve bu patenleri Colorado testlerinden sonra almıştı. Bernard Eastlund, bu üç patentin geliştirilmesi patenti ile kayıtlara geçti.

Patentlerin içeriği ise şöyle:
1). 4.686.605: Dünya atmosferinin, iyonosferin ve/veya magnetosferin değiştirilmesinin metodu.

2). 4.712.158: Seçilmiş bir bölge üzerinde suni elektron silikonu oluşturma metodu.

3). 5.038.664: dünya yüzeyinde rölativik partüküller oluşturma metodu.

Söz konusu son patent Tesla'nın "ölüm ışını" adını verdiği ve düşman kuvvetlerinin elektronik sistemini felç ederek elektronik bir duvar oluşturan sistemdir. Gerek "Körfez savaşı"nda ve gerekse Yugoslavya'nın bombalanmasında kullanılmıştır.