derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Bir Pesimistin Gözyaşları |
|
|
|
| Pazartesi, 24 Ocak 2005 | ||||
|
Hiphop kültürüne dahil olan Rap müziği; içinde sitem, hiciv,
mantık, hayal ürünlerini barındırır. Müzik ve söz bütünlüğü haricinde, "Master
of Ceramony" sıfatı altında saklanan MC olayın baş kahramanıdır. O iyi yazarsa
ve yazdığını iyi bir vurguyla okuyorsa sarf ettiği cümleler kulaklarınıza
ulaşarak hayat bulur.
Bir Pesimistin Gözyaşları - Sagopa Kajmer Hiphop kültürüne dahil olan Rap müziği; içinde sitem, hiciv, mantık, hayal ürünlerini barındırır. Müzik ve söz bütünlüğü haricinde, "Master of Ceramony" sıfatı altında saklanan MC olayın baş kahramanıdır. O iyi yazarsa ve yazdığını iyi bir vurguyla okuyorsa sarf ettiği cümleler kulaklarınıza ulaşarak hayat bulur. Sagopa Kajmer, gerek lirik anlatımı, gerekse melankolik ve pesimist melodi sounduyla hiphopa yeni bir soluk kazandırdı. Pesimizm; insanların karamsarlık adı altında kimi zaman lekelediği, tadı kötü bir duygudur. Oysa ki her birimizin yaşamında düşünce gücünün tükettiği enerjinin yüzde ellisi pesimist duygular içerir. Dolayısıyla karamsarlık, ruhen ve bedenen zihinde ezelden beri var olan ve kesinlikle silinmeyen bir iz gibidir. Gelelim "Bir Pesimistin Gözyaşları" isimli Sagopa Kajmer albümüne. İlk dinlediğinizde aklınızda kesinlikle değişik fotoğraflar oluşacak... Kimi zaman hüzünlü tablolar, kimi zaman sert darbeler, kimi zaman bilinçaltı oyunlarıyla karşılaşacaksınız. Çoğu tümcede takılı kalacak ve bazen bir kenara not edeceksiniz. Peki bu albüm hazırlanırken, şarkılar ortaya çıkarken Sagopa Kajmer neler hissetti, neler yaşadı? İşte kendi kaleminden Sagopa Kajmer; ''Şarkılarımı yalnızken yazıyorum, o zamanlarda kendimi yazmaya daha hazır ve rahat hissediyorum. Sözlerimde geçmişi işlemek çok hoşuma gidiyor. Bu sayede geçmiş yaşamınla kısa görüşmeler yapabiliyor, kendinle hesaplaşabiliyorsun. Bilinçaltından gelen seslere kulak vermek işimi keyifli kılan noktalardan birisi, iyi bir konsantrasyon için harmoni gerekir. Bunu en iyi kendim yapabilirim gibi geliyor ve bu nedenle kendi alt yapılarımı kendim icra ediyorum. Melankolik melodiler tam benim tarzım. Birilerini etkilemeye çalışmıyorum, sadece zamanında etkilendiklerimden yola çıkıyorum. Aslında kısa itiraflarım için rapi bir araç olarak seçtim. Dinlediğinizde belki de en çok bunu hissedeceksiniz'' diyor. Sagopa Kajmer aynı zamanda benim müziklerimi de yapıyor, yıllardır istikrarla çalıştığım tek isim o. Bunun nedenini ruhsal bir buluşmaya bağlıyorum, çünkü birlikte icra ettiğimiz her şey acı bir kahve keyfi tadında. Birbirimizle lirik anlamda müthiş bir uyum içerisindeyiz. Sagopa Kajmer'in dinleyici kitlesi inanılmaz değişik, her kesimden insan görmek mümkün, takım elbiseli işadamlarından tutun, underground dinleyenine, rap tayfasından tutun, yurtdışındakilere kadar. Rap için arka sokakların isyanı derler, birçoğu da rap ile uğraşan insanları önyargıyla küfürbaz, işsiz, güçsüz sıfatlarıyla yorumlar. Böyle yaklaşanlara ufak bir hatırlatma; Sagopa Kajmer, İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı mezunu, zaten onu dinlerken bir şairi dinliyormuş gibi hissediyor insan kendini. Hayat her zaman her şeyi olduğundan daha iyi yapmaya çalışmakla geçmiyor! Bazen hüzünlenmek de insana mutluluk verebilir. Doğada olduğu gibi, acı ile mutluluk arasında da çok ince bir çizgi var. İşte Sagopa'nın son albümünden, çok sevdiğim pesimist bir parçanın sözleri aşağıda; bakalım size neler hissettirecek? ____________24__________ VERSE 1 Yaşlanan bir gün bugün, bavulu topluyor ve son vedası tıpkı dün gibi Köşeye çekilip ağlıyor, bense yarına penceremden bakma gafletindeyim. Gözlerim dolu ve ellerim tutuklu yüzüme. Dudaklarım kilitli, hoşça kal bugün!.. Sen de yolcusun, dünlerimde sorgusun ve 24'lük yorgunsun. Git de dinlen gidenlerle Yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı. Saçlarımda saklı kar beyaz ve gözlerimde hep telaş, panik, silik resimler ortasında bir küçük çocuktum, Hep konuktu başka gün ve çocuktu her geçen dün. Tıpkı sen gibiydi giden o eski dünler, geçmişin karanlığında anılarımdı onlar, bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, yolcularımla ağladım, hiç misafir olmamıştı kimse, bunu ben anladım. Sonbaharda katil oldu rüzgarlar, öldü tüm yapraklar, yağmur aldı gözyaşı ve rüzgar oldu ruhlar estiler yavaşça. Sen misali ağlamıştı her dünüm usulca. Dudaklarım kilitli. Hoşça kal bugün, sen de yolcusun, dünlerimde sorgusun ve 24'lük yorgunsun, git de dinlen gidenlerle yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı.
VERSE 2 Aynalarda buğulu yüzümü göremez oldum ve iyimserlik mateminde sarı gül tuttum. Hayallerim yok oldu, koyduğum yerde yoktu hiçbir, Tek yabancı bendim evde ve bir yalancı mumdu doğan güneş. Solan günümdü, talan sonuydu, kalan resimdi, bir vesikalık gülen çocuktum. Yüzüme bakarak ağladım, yüzleşirken kendimle, hıçkırıklarımla savaşır oldum, ertelendim yarına. Reddedildim, gideni yolcu etti gözlerim ve gelene merhaba dedi bu kimsesiz dilim, ortalarda gezinen oldu dilenci ellerim, bu son demiydi sonbaharın, son yaprağında, son gülümsemek ki nefesi son çekişti içime sonbahardı. Güz ağırdı, gün üzeri bir tebessüm etti yüz, saklı kaldı her düşende kırılan onca göçebe his, biz dünden olma yarına varma garibeyiz.
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||