04:41:56

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Aylin Aslım / Gulyabani PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 20 Haziran 2005

“Senin Gibi” ve “Birgün”, ilk albümün sıkı şarkılarındandı, elektronik altyapının başarıyla oluşturulduğu şarkılar ikinci albümünde de mevcut: Albüme adını veren “Gülyabani” ve “Ahh”da teknoloji yine yaratıcılık için maharetle kullanılmış. Beş yıl sonra Aslım, objektifini aşk, meşk problemlerinden kadın sorunlarına çevirmiş. Küçük kız büyümüş, “sound”unu elektronik müzikten rocka kaydırmış. İkinci albüm daha karanlık yer altı şarkılarından oluşuyor, ancak çıkış parçası olarak seçilen kanto “Ben Kalender Meşrebim”, belli ki genç şarkıcının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak.

90'lar boyunca Türk popunda yaşanan kirlenmişlik yerini yavaş yavaş bir doğal ayıklanma sürecine bıraktı. İyi iş yapanlar piyasada kendilerine yer edinmeyi başarırlarken, diğerleri bir, en fazla iki albümden sonra piyasadan silindiler.

Mor ve Ötesi, Vega, Duman, Gripin ve Manga hem grup olarak sıkı müzik yapılabileceğini kanıtladılar, hem de gençlerin alternatif müzik ihtiyacını gidermeyi başardılar: Sadece eski şarkılar değil, gençlerin yaptığı yeni şarkılar da kaliteli ve güzel olabilirdi!

2000 yılı ilk albümü “Gelgit” ile Aylin Aslım’ı da hediye etti bize. Aslında o, hep müziğin içindeydi, farklı röportajlarıyla gazeteci, festivallerde organizatör olarak da kısıtlı bir kesimin zihnindeydi zaten.

“Senin Gibi” ve “Birgün”, ilk albümün sıkı şarkılarındandı, elektronik altyapının başarıyla oluşturulduğu şarkılar ikinci albümünde de mevcut: Albüme adını veren “Gülyabani” ve “Ahh”da teknoloji yine yaratıcılık için maharetle kullanılmış. Beş yıl sonra Aslım, objektifini aşk, meşk problemlerinden kadın sorunlarına çevirmiş. Küçük kız büyümüş, “sound”unu elektronik müzikten rocka kaydırmış. İkinci albüm daha karanlık yer altı şarkılarından oluşuyor, ancak çıkış parçası olarak seçilen kanto “Ben Kalender Meşrebim”, belli ki genç şarkıcının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak.

Bu beş yıl içinde bir barış albümünde, “Kimdi Giden Kimdi Kalan” adlı şarkıyla Murathan Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkıları”nda ve Teoman’ın ilk filmi “Balans ve Manevra”nın müziklerinde yer alan Aslım, bar programlarını kesmezken, neredeyse her rock festivalinde yer aldı. Bar programlarında olduğu gibi “Süt”lü değil Aslım, bu kez “Tayfa”sıyla. Çalışma arkadaşlarını değiştirmesinin sebebiyse yeterince erkeklerle çalışmasıymış, kadınlarla kadın hikâyeleri anlatmak daha kolaymış. “Tayfa”nın genelde kadınlardan oluşması, albüme direkt yansımış, çok dişil bir iş, karşımızdaki.

Albümün açılış şarkısı “Gülyabani”, yarattığı çok farklı atmosferiyle Aslım’ın şerit değiştirdiğinin göstergesi. Trompet, trombon ve basla yapılan yeni düzenleme, “Ben Kalender Meşrebim”i uzak diyarlara götürmüş. Erkeklerin herşeyi, hepsini istediğini şikâyet eden “Böyledir Bu İşler”deki düzene isyan, geleneksele karşı duruş, karanlık bir altyapıyla harmanlanınca keyifli bir şarkı çıkmış ortaya. Sosyal içerikli sözler “Kayıp Kızlar”la sürüyor: Yorganın altından kimsenin fark etmediği küçük kız öyküleri anlatıyor, Aslım. “Sokak İnsanları”, albümün en sağlam şarkısı. Kimsenin görmek, duymak, sormak dahi istemediği farklı hayatlardan dem vuruyor.

Eve dönmek lazım!

Adamını –mış gibi yapmadan kabullenen bir kadının ağzından yazılan “Olduğun Gibi”, kullanılan trombonla hüzünlü bir hale bürünmüş. “Hadi Buyur” ise, albümün basit ve sözleri zayıf şarkılarından biri. Evcillikten sıkılan Aslım, şarkı boyunca arkadaşlarını çağırıyor. “Güldünya”, albümün en çok öne çıkarılması gereken parçası. Zorla tecavüze uğramış, ancak tecavüz edenin değil, mağdurun öldürülerek cezalandırıldığı törelere, büyük aile meclislerine, hiç uğruna öz kardeşini öldürmeye zorlayan cahil sisteme yazılmış bu ağıt, yaylı grubuyla altyapısı desteklenerek modern bir biçime girmiş. Popüler kültürü irdeleyen, ne boş dertlere kafa yorduğumuzla dalga geçen “Gelinlik Sarhoşluğu”, az sayıdaki kadın rapçilerimizden Ayben ile Aslım’ın eğlenceli bir ortak çalışması olmuş. Albümün son şarkısı “Beyoğlu Kimin Oğlu”, yine kaç gündür eve kapanmış olmaktan yakınıyor. Gece geç saatlerde sokağa çıkamayan kızları anlatırken farklı bir müzikle tam bir İstanbul şarkısına dönüşmüş.

Aylin Aslım’ın ilk albümündeki problem, geçen beş yıla rağmen “Gülyabani”de aynen duruyor: Daha sosyal içerikli sözler yazmış (albümdeki şarkıların yine büyük kısmı Aslım’ın kendisine ait), ama sözler yine çok sığ! Aslım’ın kalemi karanlıklarda gezinirken, üslubu ise sertleşirken serbestleşmiş. Farklı söyleyiş tarzlarını denediği ikinci kasedi, arabesk ve alaturka duraklarına uğramadan edememiş. Neticede Aslım, doğru yolda. Fransız film noirları (kara filmleri) duyumsatan yeni şarkılarına puslu, karanlık ve gizemli bir ruh hali hakim. Aylin Aslımseverlere düşense şimdilik bu halet-i ruhiyeye ortak olmak...


Kahraman Çayırlı




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved