00:10:53


 
radyoderkibanner.gif
Görkemli

Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!

Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.


 
Muson Ruhları PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 17 Şubat 2005
Aynı buluttan çıkmıştık yola ;
Uçan bir "Pamuk" tarlası ,
Saf ruhların anasından doğup ,
Atlamıştık paraşütsüz. (Seven)

Muson Ruhları

Seven


Aynı buluttan çıkmıştık yola ;

Uçan bir "Pamuk" tarlası ,

Saf ruhların anasından doğup ,

Atlamıştık paraşütsüz .

 

Bilmiyorduk ki başımıza gelecekleri !!!

 

İki "Yaramaz" çocuk ,

Gökyüzündeki en beyaz bulutun yavruları ,

Galonlarca gözyaşının en temiz iki damlası ;

Hedeflerimize doğru hızlandıkça ,

Atmosferinde yanmaya başlayınca Dünya'nın ,

Hayallerimizde çizdiğimiz resimlerle bezenmiş olmadığını gördük.

 

Duramazdık ;

Başlamıştı yolculuk !

Söz vermiştik ,

Biz , iki bulut damlası ,

İki saf su yağmurcuk ,

Yola çıkarken seçmiştik varacağımız yerleri ,

Bir Alageyik ve bir "Ceylan"a özenip .

 

Bir bulutun gözyaşlarında çiseleyen iki temiz çocuk ruh ...

 

Hani bir gece ruyanda görüp ,

Sonrasında anlatmıştın ya bana ,

Ödüllendirilecektik birgün ?

 

Peki , uğruna ,

Hangi bedelleri ödeyecektik ?

Değecek miydi ?

 

Yağmur ...

Sağanak ...

Onlarcası arasında ,

İki damla ,

Biri "Huysuz" .

 

Ağlayan bir bulutun dokuz yıl arayla , gülerek doğmuş iki çocuğu .

Hızla ilerliyorlar hedefleriyle çarpışmaya ,

Durmaları imkansız artık ,

Belki yola çıkarken yazıldı alınlarına varacakları yerler ,

Belki de yıldızlar çizdi rotalarını ;

Seçtiler veya seçildiler ,

Ödüllendirilecekler .

 

Ara sıra saptırmaya ,

Döndürmeye çalışsa da arsız ruzgar yollarından ,

Yazgıları belli doğuştan ;

Daima önde gidecekler !

 

O gün gelecek !

Kimbilir ne yorgunluklarla yazdığın bu cümle gerçeğe dönüşecek ,

Ve kapıyı açmayan Sen olacaksın feleğe .

 

Gün gelecek ,

Yola çıktığımızdaki Biz'leri özleyecek ,

Ama açamayacağız kilitlerimizi ,

İndiremeyeceğiz kalkanlarımızı , birbirimize bile .

 

Yolculuğumuz boyunca ,

Onca badirenin yıpratmışlığı ;

Hedefe koşarken aklımıza çelmeler takan ,

Zaman zaman peşinden savrulduğumuz , insancıkların ,

Saf yüreklerimize bırakmayı denedikleri izler ..

Zemzemle yıkansa çıkmayacak acı lekeler ..

Hırslı kanser hücreleri gibi yüreklerimizi kemirecek ,

Fakat asla ele geçiremeyecekler !

 

Karşılaştığı her "Bebiş"te , hep , o beyaz ışığı arayacak gözlerimiz ,

Yüreklerimizde ta en başında yandığındaki gibi ..

Ve bir daha hiç bir zaman , öylesi çarpışıp ,

Birer şimşek olamayacaklarını ,

Birleşip kıvılcımlar çakamayacaklarını da bilecekler !

 

Gün gelecek ,

Ayrı ayrı mekanlarda ,

Ayrı ayrı zamanlarda ,

Ağlamak isteyeceğiz , sarılıp !

Lakin ,

Tıpkı ,

Aynı mekanda ,

Aynı zamanda olup ;

Kimi zaman omuz , kimi zaman dizimizde ,

Ayrı ayrı ağladığımız gibi ,

İzin vermeyecek ,

Yola çıkarken farklılaştırılmış yazgılarımız "O An"da kavuşmamıza !

 

Sonsuza dek hatırlayacağız ;

Yıllar süren yolculuğumuz boyunca ,

Sadece bir kez ;

"Güneş'in ışıklarıyla kavrulurken ,

Annemizin gözyaşlarına hasret kalmış yaprakların duygularını anlatırcasına ,

Yaşarcasına" ;

Uzanıp ,

Birbirimize ve Aşk'a kanışımızı !

 

Sonsuza dek özleyeceğiz "O An"ı !

 

Sonra ;

"Uyanın " diye haykıracak yazgımız ;

Ardından ,

"Unutun" diye bağıracak hemen ertesi gün !

"Sizin birer amacınız var ,

Yola çıkarken seçtiniz hedefleri ,

Söz verdiniz ,

Duramazsınız burada " diyecek !

Ve başlayacak ayrılık oyunlarına ..

 

Yolculuk sürüyor ...

Yağmur sağnak ...

 

İki çocuk bulut damlası ,

Muson semalarında .

 

Aslında biliyordu annemiz ayrı yerlere varacağımızı ,

Biz seçmiştik hedeflerimizi !

Ama hiç birimizin bilmediğini bilen ,

Tek bir güç vardı ...


 

Tanrı !

 

Biliyordu ,

Ayrı yerlerde ,

Aynı şeye varacağımızı !

 

Tanrı Aşk'ı yarattığında ,

Birde senaryo yazdı ruhlar için ,

Temasının ne olduğunu ondan başka bilen yoktu ;

Ve bulutlara , ruzgarlara , yağmurlara da roller biçti ,

Aslolansa Aşk'tı !..

 

Yüzyıllar ruhların başlayan ve biten ,

Ama hedefe varılamayan yolculuklarıyla doldu .

 

Bir lunaparktı Dünya ,

Ruhlar da bedenlendirilip içeri salınmış birer çocuk ;

Kimi karanlık korku tünellerine girdi kaldı ,,

Çıkanlar içeride bulduklarını dışarı saçtı ..;

Kiminin başını döndürdü tepeden bakmak diğerlerine ,

Oturup kaldılar dönme dolapta ..

Kimileriyse sadece bilet kesip ,

Tahsildar ilan ettiler kendilerini ..

Bir de sadece eğlenmeye gelenler vardı ,

Diğerlerinin gözünde akıllarından hastaydı onlar ..

 

Oyun sahnelenmekteydi kuralcı ama kuralsız !

 

Bazen kendi sufleler verdi Tanrı , duyabilen kulaklara ,

Bazen suflörler yolladı sağır sultanlara .

 

Zamanla araçlarını amaçlarıyla karıştıran ,

Bedenlerini var ve önemli sayarak çoğalan ruhlar ,

Birşeyden vazgeçemediler asla !

"O An"ın özleminden ..

Çünkü nakitleri yetmiyordu satın almaya !

 

Anlayamadılar neyi özlediklerini !

 

Aslında Tanrı ,

Aşk'a olan aşkını ,

Ruhlarla yaşatmaktaydı !              


 

Yağmur yüzyıllardır sağanak ...

Bembeyaz bulutun iki damla gözyaşı ,

Artık birbirinden çok uzak .

Dünya'da daha fazla vakit geçirdikçe ,

Kapıldılar vasat döngülere .

 

Ama içlerinden mi  , göklerden mi geldiği bilinmeyen bir ses ,

"Ben buradayım çocuklar!" diyor !

Buralara ait olmadıklarını unutturmuyor !

Bedenlerini kanser gibi saran Dünya nimetlerinin ,

Aslında bir illüzyonlar zinciri olduğunu hatırlatıyor !

 

O ses hiç susmasın !

 

Birgün iki damla bulut yaşı ,

Yolculuklarının sonuna gelip ,

Hedefe varacaklar !

Ve "O An" ,

Yolculukları boyunca en büyük ikinci mutluluğu tadarak ,

Bütün hayatları boyunca merak ettikleri ,

Bir damlanın okyanusa düştüğündeki ,

Hem kayboluş , hem buluş hazzını yaşayacaklar !

 

Tanrı'nın aşk deryasında birbirilerine ve herşeye ,

Boğulacaklar !

 

Sağanak da olsa ,

Yağmur dinecek bir gün !

Biliyorum "Neden?" dediğini ,

Duyuyorum "Niçin bitmeli?" deyişini .

 

Tanrı olsam bitirmezdim !

 

Ama biz ruhlarını unutmuş insanlar için ,

Her sağanak bir gün durmaz mı ?

Her Gece'nin Gün'ü doğmaz mı ?

 

Tanrı olsam Gün'ü doğdurmazdım !

Hergün iki defa birbirilerine hasretle sarılıp ,özlemle ayrılışlarına şahit olmaktansa ,

Sonsuza dek kavuştururdum Gündüz ve Gece'yi !

Ve "O An"da durdurup ,  öldürürdüm hasret için zamanı !

 

Umut bize mi aittir Tanrı'ya mı ?

 

Herşeyi insan için var sayarız ;

Peki bir hücre ,

İçinde yer kapladığı dokunun varlığına mı hizmet eder ,

Yoksa varsaydığı kendi saltanatına mı ?

 

Bembeyaz bulutların her ağladığında bu Dünya'ya yolladığı ruhların da görevleri , Ayrı ayrı yerlerde ama aynıdır aslında .

 

İçinde yaşayacakları dokuya hizmet etmek !

 

Ve bunu Aşk'la süslemek .

Zaten bedenlerini geride bırakıp dönerken ,

Annelerine götürüp gösterebilecekleri tek şeydir Aşk !

 

Bir gün tüm sağanaklar bitecek diyemiyorum !

Çünkü Tanrı değilim !

Ama biterse ruh yağmurları ,

Sen ve Ben gibiler ,

İçlerinde durmaksızın konuşan o sesi ,

"O An"ın sesini ,

Kimin çıkardığını mutlaka göreceğiz "Gül'üm!"

 




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved