derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Seni Tılsımlar Korur |
|
|
|
| Çarşamba, 19 Ocak 2005 | ||||
|
İnsanlık tarihinin tozlu, gizemli ve ışık tutan yaprakları Burak Eldem' in ellerinde insanlığın kimlik arayışının tüm azametiyle hüküm sürdüğü günümüzde yeniden hayat bulmaya çalışıyor.
Seni Tılsımlar Korur Burak Eldem-İnkılap Kitabevi
İnsanlık tarihinin tozlu, gizemli ve ışık tutan yaprakları Burak Eldem' in ellerinde insanlığın kimlik arayışının tüm azametiyle hüküm sürdüğü günümüzde yeniden hayat bulmaya çalışıyor. Tıpkı 2012- Marduk'la Randevu da olduğu gibi... Burak Eldem, eski çağ tutkusunun kendisini sürüklediği araştırmalarından elde ettiği bilgileri, bu kez bir roman olarak karşımıza çıkarıyor, bizlerle paylaşıyor. Yazar bu romanla ve aslında romanın alt örgüsünde romanın özünü teşkil eden ürpertici bilgilerle, belki de okuyucuyu Marduk serisinin ikincisine hazırlamaktadır. Bir Mezopotamya kazısında bulunan ama daha sonra ortadan kaybolan bir çivi yazısı tabletindeki metin ve o metinde adı geçen İnnadima'nın Kitabı, bir anlamda kitabın ana konusunu teşkil etmektedir; tarihin bilinmeyen ve hala çözümlenmeye uğraşılan sayfaları, insanlığın dünya sahnesinde ortaya çıkışı ve bu çıkışından bugüne dek geçirdiği genetik evrimler, bu genetik değişimin sebebi, insanın sonsuz yaşam tutkusu, bilimin bu yönde bitmek bilmeyen arayışları ve bilime bu uğurda sürekli yatırım yapan örgütler... Tüm amaç insanın bitmeyen tutkusu gücü ve iktidarı ele geçirmektir. Bu uğurda dönen karanlık oyunlar ve bu oyunları oynayan çeşitli örgütlerin bu amaçları uğruna neleri yapabilecekleri, hırstan kararmış gözleriyle insana ve insanlığa nasıl zarar verebilecekleri -hatta kimbilir belki de verdikleri-, romanda tüm açıklığıyla gözler önüne serilmektedir. Bu süreçte insanın yaşam süreci içinde çoğu zaman içine düştüğü iyi ile kötü arasında vermek zorunda kaldığı o çok önemli karar da, ayrıca romanın çeşitli bölümlerinde kahramanları bekleyen bir başka önemli dönemeçtir. İnsanın gücü nerede yatmaktadır, bazı insanlar neyin peşindedirler ve bazı insanlar neden saklanmak zorundadırlar? Sırlar neden sır olarak kalmak durumundadır? Gerçek her zaman açığa çıkmak durumunda mıdır? İnsan gerçekleri saklamak zorunda kaldığında, bu karanlık kimin işine gelmektedir ve bu karanlıktan kimler faydalanmaktadır? Ve bu konuda tarih bizlere neler söylemektedir. Romanın kahramanı Eser Büyükdere mümkün mertebe göze batmadan ve oldukça silik bir yaşam sürmesi gerektiği konusu kendisine çocuk yaşından itibaren öğütlenmiş, annesini hiç hatırlamayan ve babasının kendisini teslim ettiği bir kişinin korumasında büyüyen 40 lı yaşlarının başlarında bir kişidir. Onun bu sıradanlaşma üzerine kurulu yaşamı içerisinde, aslında hiç de sıradan olmayan bir kimlik taşımakta, gördüğü rüyalar ve bu rüyalardaki vizyonlar onun bu sıradan yaşamı içerisinde aslında hiç de sıradan olmayan bir yaşam süreci sunmaktadır. Çoğu zaman kendisinin bile sebebini bilmediği ve onu toplumdan yabancılaşmaya ve yalnızlaşmaya iten sahip olduğu bir takım sıradışı özelikler, birdenbire kendisinin hedef olduğu inanılmaz bir serüvenin içerisinde kendisini bulmasına yol açar. Bu serüvende belki de kendisinin bile kabullenmek istemediği ve hep kaçtığı gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır: Kendi gerçeğiyle..! Ve aslında insanlığın gizemli geçmişi ve bunun üzerinde yükselecek yeni geleceği ile... İnsanın kendini aradığı şu günlerde, Burak Eldem geçmişin bu yola ışık tutması için, ayaklarını yerden kesmeden tarihe soruyor. Tarih efsanelerle yanıt veriyor ama bunlar çözülmesi oldukça zor yanıtlar... Çünkü tarih her zaman net ve açık konuşmuyor. Burak Eldem bu efsaneleri çözmeye çalışırken, şu anın dünün devamı olduğunu düşünüldüğünde, var olan geçmişe kayıtsız kalmamız yerine ona bakmamız gerektiğini hatırlatıyor ve bu şekilde tohumun nerede ve nasıl atıldığı çözümlendiğinde tohumun akıbetinin de çözülebileceğini işaret ediyor. Tarihin verdiği sessiz cevaplar gerçekten bu yolu aydınlatacak mı bunu elbette ki zaman gösterecektir ama "Seni Tılsımlar Korur" un mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Aylin Yabanoğlu
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||